Logo EurActiv.com.tr

EU JOBS

more offers »

Cep telefonu kayıtlarına 5 yıl takip tartışma yarattı

Bookmark and Share

07.09.2009
Türkiye'de cep telefonu kullanıcılarının tüm iletişim kayıtlarının 5 yıl boyunca saklı tutulduğu ortaya çıktı. GSM operatörlerinin tuttuğu kayıtlar gerektiğinde soruşturma ve davalarda kullanılıyor.

Haber

GSM operatörleri, kimin kiminle görüştüğü, mesajlaştığı ve cep telefonunun baz istasyonu sinyal bilgilerini 5 yıl süreyle kayıt altında tutuyor.

Kişisel iletişim bilgilerinin kayıt altına alınmasını önleyecek kanun tasarısı 3 yıldır TBMM’de görüşülmeyi bekliyor.

Cep telefonları şirketlerinin müşterilerinin özel bilgilerini belirli sürelerde saklaması dünyada da tartışılıyor.

Bir takım uzmanlar gerektiğinde soruşturma ve davalarda kullanılmak üzere kayıtların tutulmasının normal olduğunu ve Batı'da da örnekleri olduğı-unu belirtirken, bazı uzmanlar uygulamanın insan haklarına aykırı olduğunu ileri sürüyor.

Avrupa ne yapıyor?

Cep telefonları şirketlerinin müşterin özel bilgilerini belli bir süre de olsa saklaması, dünyada da çok tartışılan bir konu. Başta ABD ve İngiltere’de olmak üzere birçok ülkede birçok sivil toplum kuruluşu, özel şirketlerin ve devletlerin bu tür bilgilere ulaşmasını sert eleştiriyor. İngiltere’de telefon operatörleri, müşteri bilgilerini kanunların izin verdiği 1 yıl süreyle saklıyor.

İtalya’da bu süre ise 5 yıl. 2006 yılından Avrupa Birliği üye ülkelere, vatandaşlarının cep telefonu bilgilerini 6 ay ile 2 yıla kadar süreyle saklanması ile ilgili kanun çıkarmalarını tavsiye etti. Ancak üye ülkelerin yarısı, bu tavsiyeye henüz uymuş değil. 

Arka Plan

Cep telefonlarına ilişkin kayıtların tutulması, Ergenekon davası ile birleştirilen Danıştay saldırısı davasıyla ilgili soruşturmanın genişletilmesi ve Bakırköy'deki bir cinayet soruşturması sırasında gündeme geldi. İki olayda da geçmişe yönelik kayıtlar mahkemeye gönderildi.

Daha önce istihbarat birimleri, mahkemelere başvurarak 3'er aylık dönemlere ilişkin kayıtları alabiliyordu. Ancak bu iki olay, kayıtların 5 yıl süreyle GSM operatörlerinde tutulduğunu ve gerektiğinde ilgili makamlara verildiğini ortaya çıkardı.

Görüşler

TİB Başkanı Fethi Şimşek, telefon detay kayıtlarının 5 yıl süreyle tutulması konusunda şunları söyledi:

“Ücretlendirmeye esas fatura bilgileri operatörlerde var. Operatörlerle aboneler arasında ilerde hukuki bir ihtilaf olması halinde kullanılmak üzere bunlar bu sürede tutuluyor. Bunların mahkemelerde delil olarak kullanılması ancak TİB aracılığıyla mümkün. Adli bir soruşturma sırasında mahkeme kararıyla ya da gecikmesinde sakınca bulunan hallerde savcıların talebiyle bu bilgiler operatörlerden alınarak mahkemeye ve savcılığa gönderiliyor. Ancak bunlar iletişimin tespitiyle sınırlı. Yani kimin kiminle görüşüp mesajlaştığına yönelik bilgiler. İçerik yani ses kaydı anlamında bunlar tutulmuyor.” 

Şimşek, İstanbul’daki bir cinayet soruşturması sırasında geçmişe yönelik dinleme kayıtlarının mahkemeye gönderilmesine ilişkin olarak da şunları söyledi: 

“Herhangi bir mahkeme kararı olmadan TİB üzerinden dinleme yapılamaz. Bahse konu haber bu açıdan yanlıştır. Zaten dinleme TİB’de değil, Emniyet, Jandarma ve MİT’te yapılıyor. TİB’de yapılan mahkemelerin verdiği dinleme kararlarının hukuka uygun olup olmadığına bakmaktır. Zaten, herkesi dinleyerek konuşmaları kaydedecek bir teknoloji de TİB’de yoktur. Olsa bile mahkeme kararı olmadan kimsenin dinlenmesine izin verilemez.” 

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hüseyin Altaş şunları kaydetti:

"GSM operatörlerinin 5 yıl boyunca kullanıcıların iletişim bilgilerini tutması yasaya aykırı. GSM operatörleri şirketlerini kurarken, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile bir sözleşme imzalarlar. Bu sözleşmede çok açık bir ifade var. GSM operatörleri sadece 1 yıl boyunca görüşme kayıtlarını tutabilirler. Bunun da nedeni, kullanıcılar fatura bilgilerine itiraz ederlerse bu kayıtlar incelenir. Ancak yasa gereği bu bilgiler 5 yıl boyunca tutulamaz. Böyle bir durumda hukuk dışı bir uygulama olur. Kullanıcılar dilerse GSM operatörlerini dava edebilirler. Savcılığa başvurup, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunabilirler. "

İletişim hukuku uzmanı avukat Fikret İlkiz yaptığı değerlendirmede, iletişim bilgilerinin 5 yıl boyunca saklanmasının insan haklarına aykırı olduğunu belirtti. İlkiz, “İletişime ait detay kayıtlarının 5 yıl boyunca tutulması tamamiyle insan haklarına aykırıdır. Çünkü insan haklarına göre kişisel verilerin gizliliği esastır. Ama bizdeki sisteme bakarsanız kişisel verilerin gizliliği kişiler için geçerli, öyle anlaşılıyor. Kolluk güçleri istedikleri gibi değerlendiriyorlar ama kişi bunlara ulaşamıyor” dedi. 

İlkiz, bu uygulamaya karşı herkesin dava açma hakkı olduğunu belirterek “Bu konuda hukuki girişimde bulunmak isteyen vatandaş, öncelikle bilgi edinme hakkı çerçevesinde kişisel verilerin ne olduğunu sormalı. Eğer varsa ve tutuyorlarsa kişisel verilerin gizliliği konusunda dava açmalıdır. Bu dava hem bir hak ihlali nedeniyle tazminat davası şeklinde olabilir hem de kensidiyle ilgili verilerin imha edilmesi talebiyle açılabilir” dedi. İlkiz, bu konuda AİHM kararlarının da net olduğunu belirterek “AİHM kararlarına göre bu durum Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesinin (Herkes özel ve aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir.) ihlalidir” dedi. İlkiz, AİHM’e dava açmadan önce iç hukuk yollarının tüketilmesi gerektiğini kaydetti. 

İstanbul Barosu eski Başkanı Turgut Kazan, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bir an önce TBMM’den geçmesi gerektiğini bildirerek ekledi:

"GSM operatörleri sadece 1 yıl süre ile iletişim bilgilerini tutarlar. Bunlar kullanıcılarla uyuşmazlık çıktığında kullanılır. Şirketler alacaklarını ispat etmek için tutarlar zaten. Devlet zoruyla 5 yıl süreyle tutulması hukuk dışıdır. Hükümetin bu konuda duyarlı davranması gerekiyor. "

© EurActiv 2007-2014. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics