Logo EurActiv.com.tr

EU JOBS

more offers »

8 Martta durum: Türkiye'de çalışan kadın sayısı AB'nin yüzde 38 gerisinde

Bookmark and Share
Çalışan kadınlar

08.03.2010
Bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. Çeşitli kutlamalar sürerken 'Çalışan kadın' konusu da masaya yatırılıyor. AB adayı Türkiye bu konuda AB'nin oldukça gerisinde. AB'de çalışan kadın oranı yüzde 63.9. Türkiye'de ise bu oran yüzde 26. (2009 rakamı) Türkiye kadın istihdamında bu rakamlarla daha çok Ortadoğu ve Afrika ülkelerine yakın duruyor.

Euractiv.com.tr

Bugün 8 Mart.

Düya Emekçi Kadınlar günü.

Ya da son dönemde daha yaygın kullanımı ile Dünya Kadınlar Günü.

Kadınların dünya ve Türkiye'deki  sosyal ve siyasi durumuna ilişkin çeşitli veriler bugünlerde daha çok gündeme geliyor.

Türkiye'deki kadın istihdamını AB ile karşılaştıran rakamlar bu nedenle daha da güncel hale geldi. Türkiye AB ortalamasının hayli gerisinde.

AB'de kadınların nerdeyse üçte ikisi çalışma hayatında yer alıyor.

Türkiye’de ise kadınının ancak üçte biri çalışma hayatında yer alıyor.

Sektörlere göre tekstil, eğitim, tıpla ilgili meslekler kadınların çoğunlukta olduğu ya da kadın erkek sayısının birbirine yaklaştığı alanlar olarak göze çarpıyor. Çalışan kadınlar, uzmanlık gerektirmeyen işlerde yoğunlaşırken, işgücü piyasasındaki kadınlar, kısmi süreli çalışma, geçici süreli çalışma ve evde çalışma gibi kayıtdışı istihdam biçimlerinde ağırlıklı olarak yer alıyor. Bu tür emek-yoğun işlerin başında dokumacılık, konfeksiyon ve evde yapılan parça başı işler geliyor. Kadınlar kentlerde düşük, kırsal alanda yüksek oranlarda çalışıyor.

Türkiye AB’nin çok gerisinde

Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi’nin (BETAM) yaptığı çalışmaya göre, Türkiye’de kadınların işgücüne katılımı TÜİK verileriyle 2009’da yüzde 26 seviyesindeydi. AB’ye tam üyelik hedefleyen Türkiye için bu kabul edilemez ölçüde düşük. Avrupa Birliği’nde kadın işgücüne katılım oranı ortalaması 2008 itibariyle yüzde 63.9. Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) 2007-2013 yıllarını kapsayan 9’uncu Kalkınma Planı’nda Türkiye’nin kadın işgücüne katılımı ve istihdamında ilerleme kaydedemediğinin altı çiziliyor. 2013’teki kadın katılım oranı yüzde 29.6 olarak öngörülüyor.

BETAM çalışmasına göre, ülkelerarası araştırmalar uzun dönem potansiyel büyüme ile kadınların işgücüne/istihdama katılım oranı arasında pozitif ve güçlü bir ilişkinin varlığını ortaya koyuyor. Türkiye kalkınma sürecinde kadın işgücü faktörünü etkili bir biçimde kullanılıyor. Kadınların işgücüne katılımı açısından Türkiye sadece gelişmiş ülkelerin gerisinde değil, aynı zamanda hızla sanayileşen Asya Kaplanları ile Latin Amerika ülkelerinin de gerisinde. Kadın katılımı açısından Türkiye daha çok Kuzey Afrika ve Ortadoğu ülkelerine yakın duruyor. Türkiye, ortaokul ve üstü eğitime sahip kadınlarda karşılaştırılan ülkelerden yine çok daha kötü bir durumda. BETAM çalışmasında, Türkiye’nin kadın işgücüne katılımda yaşadığı büyük problemleri halletmek için ulaşılabilir bir hedef belirlemesi ve 2023’te kadın katılım oranını yüzde 40 seviyesine çıkarması gerektiği belirtiliyor.

Sanayileşme kadını uzaklaştırdı

Türkiye’de sanayileşme arttıkça kadın işgücüne katılım oranı da düştü. Bunun en büyük nedenini tarım sektöründen hizmetler ve sanayi sektörüne yaşanan geçişler olarak nitelendiren BETAM uzmanları, “Kırdan kente göç eden kadınlar göç öncesinde tarımda istihdam edildikleri için kente göçle beraber tarım dışı sektörde iş bulamamakta, önemli bir kısmı işgücü piyasası dışına itilmektedir. Bu nedenle kadın katılım oranı özellikle 1990’ların başından 2004’e kadar belirgin bir biçimde düşmüştür. Tarımdan gelen çalışabilir kadın nüfusun işgücü piyasasını terk etmesinin en büyük nedeni düşük eğitimdir. Türkiye’de kent düzeyinde 2008 itibariyle lise altı eğitim düzeyine sahip her on kadından sadece biri işgücüne katılırken, bu rakam lise mezunlarında üçe, lise üstü eğitim düzeyinde ise yediye yükselmekte. Yükselen genel eğitim düzeyi nedeniyle 2004 itibariyle kadın katılım oranı çok kısıtlı da olsa yükselişe geçmiştir. Yakın gelecekte bu nesil etkisinin devam etmesi ve kadın katılım oranının daha da yükselmesi beklenmekte” değerlendirmesi yaptı.

BETAM çalışmasına göre, Türkiye düşük katılım oranına rağmen yüksek kadın işsizlik oranlarıyla uluslararası karşılaştırmada kötü bir konumda. Asıl düşündürücü olan ortaokul ve üstü nüfustaki kadın işsizlik oranlarının diğer ülkelere göre aşırı yüksek olması. BETAM çalışmasında şu önerilere yer veriliyor: “Türkiye kadın işgücüne katılım oranında gelişmiş ülkelerle arasındaki uçurumu kapatmak için 2023’te yüzde 40 kadın işgücüne katılım oranını hedeflemeli. Kadın katılım oranının tarihsel evrimine bakıldığında bu hedef oldukça iddialı görünebilir. 2023’teki yüzde 40 oranı Türkiye’nin kadın katılım oranını her yıl bir puanın biraz üstünde arttırması anlamına geliyor. Türkiye, hem potansiyel büyümeyi hem de bu büyümenin istihdam yaratma kapasitesini arttırmak zorunda. Uzun dönem potansiyel büyüme ve kadın işgücüne katılım oranı arasındaki pozitif ve güçlü ilişki Türkiye’nin hedefine ulaşmasını sağlayacak.”

© EurActiv 2007-2014. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics