Logo EurActiv.com.tr

EU JOBS

more offers »

AB Dönem Başkanı İspanya

Bookmark and Share

İspanya Avrupa Birliği’nin altı aylık geçici dönem başkanlığını 1 Ocak 2010 itibarıyla devraldı. İspanya, birliğin ilk kez bir cumhurbaşkanı ve dış işleri bakanına sahip olacağı dönemde iş başına gelmiş oldu.

Kilometre taşları:

·     18 Ocak 2010: İspanya dönem başkanlığı Avrupa Parlamentosu’nda (AP) önceliklerini sunacak.

·     11-19 Ocak 2010: AP’da komiser adayları görüşmeye çağrılacak. 

·     21 Ocak 2010: 2010 Avrupa Yoksulluk ve Sosyal Dışlanma Yılı. 

·     26 Ocak 2010: AP’da yeni Komisyon oylanacak. 

·     Şubat 2010: Avrupa’daki ekonomik durumla ilgili olağanüstü liderler toplantısı yapılacak. 

·     Mart 2010: İlkbahar zirvesinde Lizbon sonrası “AB 2020 stratejisi” onaya sunulacak. 

·     18 Mayıs 2010: AB-Latin Amerika ve Karayipler Zirvesi.

·     Haziran 2010: AB zirvesi, İzlenimler Grubu’nun sonuç bildirgesi.

İspanya 1 Ocak-1 Temmuz 2010 döneminde birliğe başkanlık edecek.

Temmuz-Aralık döneminde başkanlık koltuğuna oturacak Belçika ile birliğe Ocak-Haziran 2011 döneminde başkanlık edecek Macaristan ile yakın iş birliği içerisinde olacaklarını belirten İspanya üç dönem başkanlığı için ortak bir logo hazırlandığını ve bununla ortaklıklarının sembolize edildiğini açıklamıştı. İspanyol yetkililer görev süreleri boyunca birliğin liderlik kadrosunda daha fazla uyum için çalışacaklarını kaydettiler.

İspanya dönem başkanlığı Lizbon Anlaşması çerçevesinde göreve gelen ilk parti oluyor. Dolayısıyla Madrid hükümetinin anlaşma metninde belirtildiği üzere Dış İşleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Konseyi Daimi Başkanı ile ilişkileri Avrupa’da bundan sonraki kurumsal dengeler açısında örnek oluşturacak.

Konsey başkanlığının yetkileri yeni anlaşmanın 16. ve 237. maddelerinde tanımlanıyor.

Bu yetkilerin AB’nin gündemini belirleyecek güçte olduğu belirtiliyor.

Lizbon Anlaşması’nda söz edilen ek bir maddeye göre Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi’nin yönetimindeki eski idari yapının ikiye ayrılmış bulunuyor: Dış İlişkiler Konseyi (FAC) ile Genel İşler Konseyi (GAC).

FAC’a AB Yüksek Temsilcisi başkanlık edecek. Ancak başkanın Avrupa Komisyonu Başkanlığı, Avrupa Konseyi Başkanlığı ve AB dönem başkanlığı arasında zor günler geçirebileceğinden endişe ediliyor.

İspanyol kaynaklara göre Brüksel’de başkanlığı organize edebilmek için İspanya’nın Daimi Temsil Heyeti’nde görevlendirilmek üzere 80 kişi daha işe alınacak. Madrid’de 40 kişilik özel bir komite halen kurulmuş bulunuyor. Nisan 2008’den beri bu komiteye İspanya’nın AB dönem başkanlığı Yüksek Temsilcilisi Nicolás Martínez-Fresno y Pavia başkanlık ediyor. İlgili bakanlıklardan kendisine ek destek ve uzmanlık gerektiren konularda yardım sağlanıyor.

İspanya’nın geçici dönem başkanlığının maliyetinin €55 milyon olacağı bildiriliyor.

Konu başlıkları

Öncelikler

İspanya Başbakanı José Luis Rodríguez Zapatero ülkesinin dönem başkanlığı sırasındaki önceliklerinin neler olacağını Şubat 2009’da bir konuşmasında açıklamasına rağmen gündemin ana maddelerinin neler olacağı hala belirsizliğini koruyor.

8 Aralık 2009’da İspanya’nın AB İşlerinden sorumlu Devlet Bakanı Diego López Garrido ülkesinin bu dönemde dört ana başlığa yoğunlaşacağını kaydetti.

·     Ekonomik krizden kurtulma ve istihdam gündemin en tepesinde yer alacak.

·     Lizbon Anlaşması uygulamaya konulacak. 

·     Vatandaşlık ve kadın-erkek eşitliğine özel dikkat gösterilecek. 

·     Dış ilişkilerde AB’nin dünya sahnesinde daha etkili olması için çalışılacak.

Ayrıca, iktidardaki Sosyalist Parti (PSOE), merkez-sağ Halk Partisi (PP) ile Katalonya ve Bask bölgelerinin temsilcisi olan partiler İspanyol Meclisi’ne dönem başkanlığı için ek dört öncelik teklif etti.

Ek öncelikler: 

·     Avrupa’da özgürlük, güvenlik ve adalet konularının güçlendirilmesi; terörle mücadeleye önem verilmesi ve AB’nin göç ve sığınma politikalarının gözden geçirilmesi; 

·     AB politikalarının ultra-çevre bölgelerinde güçlendirilmesi: Guadeloupe, Fransız Guyanası, Martinique, Reunion,  Azor ve Kanarya Adaları ile Madeira. 

·     İklim değişikliği ile mücadelede yeni düşük karbon enerji modelinin tanıtımı ve

·     AB’nin 2014-2020 uzun vadeli bütçe planlama döneminin şartlarının belirlenmesi

2020 stratejisi 

Ekonominin canlandırılması ve yeni iş imkânları yaratılması İspanya’nın hedefleri arasında yer alıyor. Mali krizin etkilerinin Avrupa’daki işgücü piyasalarında hissedildiği dikkate alınırsa bu çok önemli bir görev.

 

Eurostat’a göre işsizlik oranı AB’nin 27 üye ülkesinde Kasım 2008’de yüzde 7,5’ten Ekim 2009’da yüzde 9,3’e yükseldi ve 2010’da yüzde 10 eşiğine çıkması bekleniyor. İşsizlik sorunu özellikle İspanya’da ciddi boyutlara ulaşıyor. Euro bölgesinde işsizlik oranının en yüksek olduğu ülke İspanya. Euro bölgesinde ortalama işsizlik oranı Ekim 2009’da yüzde 9,8 iken İspanya’da yüzde 19,3’e yükseldi. Nitekim Latviya yüzde 20,9 ile birliğin en kötü işsizlik oranını gördü.

Kasım’da önümüzdeki on yılda Avrupa’nın en zeki, en çevre dostu sosyal piyasası olması için Komisyon “AB 2020 stratejisi” istişarelerini başlattı.

İstişareler üzerinde Mart 2010 Avrupa zirvesinde uzlaşmaya varılması bekleniyor. İspanya böylece AB liderleri arasında uzlaşmacı rol oynamaya hazırlanıyor. İspanyollar ayrıca istişare sonuçlarının açıklanmasının Aralık 2010’a kadar (Belçika dönem başkanlığına kadar) geciktirilmesini isteyen Sivil Toplum Kuruluşları’na da set çekmiş oluyor.

İspanya’nın Avrupa ülkelerinde görevli büyükelçileri önünde konuşan Zapatero AB’nin daha büyük ekonomik işbirliğine doğru nasıl yol alabileceğini de izah etti.

"Bu büyük bir hedef; Avrupa Birliği’nin ana hedefi: Ortak para politikasının güçlendirilmesi, euronun ve 27 üye devletin ekonomik politikalarının işbirliğiyle ve daha eşgüdümlü bir şekilde güçlendirilmesi,” diyen Zapatero Ekonomik ve Mali Birlik (EMU) içerisindeki mevcut asimetrinin yeniden dengelenmesi gerektiğine de dikkat çekti.

EMU, birliğin merkezi bir mali kurumu (Avrupa Merkez Bankası) olması gerektiğine inanıyordu ancak Brüksel’e ulusal ekonomik politikaların eşgüdümlü hale getirilmesi için eş yetki tanımıyordu.

Zapatero is also aiming to rebalance existing asymmetry in Economic and Monetary Union (EMU), which saw the EU establish a centralised monetary institution, the European Central Bank (ECB), but did not give Brussels equal powers to coordinate “

Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy ile bir görüşme sonrasında nisanda düzenledikleri ortak basın toplantısında "Eğer Avrupa Birliği gerçekten vatandaşları için çalışan siyasi bir birlik olmak isterse daha somut ekonomik idareye yönelmeli” diyen Zapatero “Tek bir piyasa, tek bir para birimi göremiyorum. O zaman yetkilere ve araçlara sahip ekonomik bir yönetim de göremiyorum” şeklinde konuştu.

Garrido Zapatero’nun konuşmasına paralel olarak uluslar arası finans sistemini denetleyecek yeni bir sistem oluşturmanın İspanya dönem başkanlığının hedeflerinden biri olduğunu söyledi.

İspanya hükümetinin ayrıca Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso  tarafından yet piyasanın konumu ve stratejileri üzerine bir rapor hazırlamakla görevlendirilen eski Komiseri Mario Monti’nin işini kolaylaştırması da bekleniyor. Pazar ekonomilerinin asıl imtihanı hatta belki demokrasilerin esas sınavı krizle daha derinleşen ve kontrolsüz küreselleşmenin tetiklediği giderek artan eşitsizliklerin üstesinden gelip gelemeyecekleri.

AB’nin geleceğine odaklı düşünce grubu

Ayrıca Avrupa Konseyi tarafından 17 Aralık 2007’de kurulan ve kıtanın geleceği üzerine düşüncelerini yansıtan İzlenim Grubu’nun hazırladığı rapor da İspanya dönem başkanlığı sırasında yayınlanacak.

“Akil Adamlar Grubu” olarak da bilinen gruba İspanya’nın eski Sosyalist Başbakanı Felipe González başkanlık ediyor. Grup, 2020-2030 dönemi için Avrupa adına bir vizyon belirleme sorumluluğunu taşıyor ve İspanya dönem başkanlığı ile sıkı istişarelerde bulunmaları bekleniyor.

Lizbon Anlaşması’nın uygulanması

AB’nin uzun süredir beklenen Lizbon Anlaşması nihayet 1 Aralık 2009’da yürürlüğe girdi. Ancak anlaşmanın dönem başkanlıkları ile birliğin kurumsal yapısı üzerindeki etkisinin ne olacağı henüz bilinmiyor.

Avrupa Konseyi’nin çiçeği burnunda başkanı Herman Van Rompuy Aralık 2009 AB liderler zirvesine başkanlık etmedi Dolayısıyla Rompuy ilk kez Şubat 2010’da yapılacak olan ve ekonomik durumun değerlendirmeye alınacağı olağanüstü zirveye başkanlık edecek.

Dahası hem Avrupa Konseyi hem de İspanya dönem başkanlığı Genel İşler Konseyi (GAC) ile Dış İşleri Konseyi’ni (FAC) ilk kez uygulamaya açmış olacaklar. Ancak GAC faaliyetlerinde kimin söz sahibi olacağını henüz belli değil; muhtemelen geçici dönem başkanlığının bu göreve bakacağı bildiriliyor.

AB Dış İşleri Yüksek Temsilcisi Cathrine Ashton’ın görevinde de olası gecikmeler söz konusu. Kamuoyu önünde yeni unvanıyla görünse de Ashton’ın görevinin resmen kesinleşmesi için Avrupa Parlamentosu’nda (AP) ve José Manuel Barroso yönetimindeki Komisyon’da yapılacak oylamadan alnının akıyla çıkması gerekiyor. Oylamanın 1 Şubat 2010’da yapılması bekleniyor.

Bu arada Avrupa Dış Eylem Servisi’nin (EASS) faaliyete geçirilmesi için çalışmalar sürüyor. Birimin Nisan 2010’a kadar bütün önemli kararları alması bekleniyor. Bazı kaynaklar AB liderlerinin EASS’ı İngiltere’deki genel seçimler öncesinde ve en kısa zamanda hayata geçirmek istediklerini kaydediyor. Bunun ilkbaharın sonlarına doğru mümkün olabileceği bildiriliyor.

Bütün bu yenilikler sırasında İspanya yeni anlaşma çerçevesinde farklı kurumların birbiriyle ilişkilerinin nasıl olacağı noktasında önemli rol oynuyor; özellikle AB’nin dış dünyada temsil edilmesi ve Konsey gündeminin belirlenmesi gibi konularda…

Garrido örneğin “vatandaşlar girişimi” gibi Lizbon Anlaşması’nın getirdiği yeniliklerden bazılarının yalnızca teoride var olduğunu kaydediyor. Bu girişimle bir milyon imza toplanması ve yasal sürecin ancak imzaların toplanmasından sonra başlaması gibi bir durum söz konusu. İspanya bu tür gereçlerle ilgili olarak öncelikleri düzenlemeye çalışıyor.

İspanya ayrıca AB’nin üçlü dönem başkanlığı sürecinin ilk ülkesi olmaya hazırlanıyor. Diğer iki dönem başkanı Belçika ve Macaristan. Daha önce Fransa, Çek Cumhuriyeti ve İsveç üçlüsü göreve gelmişti.

Belçika ve Macaristan dönem başkanlıklarının yoğun işbirliği yeni üçlülerin formatını belirleyecek. Üçlü mekanizmanın daha iyi çalışması için Kasım 2009’da iki İspanyol diplomat Belçikalı ve Macar bakanlıklarına transfer edildi.

Avrupa vatandaşlığı

İspanya dönem başkanlığının amacı özgürlük, güvenlik ve adalet konularını kapsayan ve Aralık 2009’da Avrupa zirvesinde açıklanan Stockholm Programı’nda uyumu sağlamak.

Garrido ülkesinin “toplumumuzun en kötü günahı” dediği kadınlara uygulanan şiddetle mücadelede ayrımcılıktan uzak bir yönergenin kabulü için çalışacağını söyledi. “Kadın-erkek şiddetine yalnızca ulusal anlamda değil Avrupa genelinde dikkat çekmek istiyoruz.”

Kadın-erkek eşitliğini gündeme taşıyan Zapatero kadın üyelerin erkeklerden daha fazla olduğu bir hükümet kurulması gibi dikkat çekici önemlerle konuyu dile getiriyor.

İspanya ayrıca Avrupa Aile İçi Şiddet Gözlem Evi’ni de faaliyete geçirmeye hazırlanıyor.

Avrupa’nın dış ilişkileri

Lizbon Anlaşması’yla birlikte birliğin uluslararası konumunu güçlendirecek imkânlara kapı aralandı. İlk açıklamalara göre İspanya bu hedefe ulaşılması için çalışacak. İspanya Yüksek Temsilci Ashton’ın yeni Avrupa Dış Eylem Servisi’nin (EEAS) ve Avrupa’nın gelecekteki diplomatik misyonlarının yapısını biçimlendirmesine yardım edecek. Ancak yeni servisin ne zaman hizmete gireceği ve oluşumuyla ilgili anlaşmazlıklar baş gösterdi.

Dahası dönem başkanlığı artık uluslararası rolünden resmen uzaklaşıyor. Çünkü bu görevler Rompuy ile Ashton arasında paylaştırılıyor. Garrido, İspanyol hükümetinin iki yeni AB liderinin konumunu gölgelemek değil desteklemek için çalışacağını kaydetti.

Garrido’ya göre İspanya dönem başkanlığı sırasında 9-10 zirve düzenlenerek Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeye hazırlanıyor. Gündemde ABD, Rusya, Kanada, Akdeniz ve Latin Amerika ülkeleriyle zirve toplantılarının düzenlenmesi yer alıyor.

1995’te başlatılan Barselona Süreci’yle İspanya AB’ye bir de Akdeniz boyutu eklenmesi için çaba sarf etmeye başladı. Daha sonra Fransa dönem başkanlığı sırasında Temmuz 2008’de Akdeniz Birliği oluşturuldu. Zapatero şimdi İspanya’nın dönem başkanlığı sırasında Barselona’da sekreterlik ofisi açılması ve ilk projelerin seçilmesi olduğunu açıkladı. Ocak 2010’da danışmanlık kurulu olan Bölgeler Komitesi Avro-Akdeniz Bölgesel ve Yerel Meclisi’ni oluşturacak ve özel bir zirve süresince Fas ile daha yakın ortaklık inşa edecek.

İspanya ayrıca AB ile Latin Amerika ülkeleri arasındaki ilişkileri de güçlendirmek istiyor. Garrido, İspanya’nın AB ve bütün Latin Amerika ülkelerinin katıldığı özel bir zirve toplantısı düzenlemeyi planladığını da söyledi. Bunun İspanya’nın bölgedeki ekonomik çıkarlarının dikkate alınması için stratejik bir öncelik olarak düşünülebileceği belirtiliyor.

Küba da İspanya dönem başkanlığının gündeminde yerini alıyor. Dış İşleri Bakanı Miguel Ángel Moratinos 18-20 Aralık 2009’da bu ülkeye iki günlük ziyarette bulunacak. Sosyalist hükümetin amacı 1996’da zamanın başbakanı José Maria Aznar tarafından Küba ile varılan ortak tutumu yeniden gözden geçirmek. Fidel Castro’nun kardeşi Raul için Küba’da görevden çekilmesinden bu yana bireysel özgürlüklerin yeterince geliştirilememiş olması nedeniyle ortak tutumda ayrılık olması bekleniyor.

ABD ile ilişkiler ve Rusya ile stratejik anlaşmanın yenilenmesi de İspanya dönem başkanının gündeminde yer alıyor.

AB’nin genişlemesi de ayrıca İspanyolların gündeminde. Bakanlar Kurulu bu süre içerisinde İzlanda’nın üyelik başvurusuna bir cevap verecek, Makedonya ve Yunanistan arasındaki anlaşmazlığı gidermeye ve özellikle Güney Kıbrıs ile Kuzey Kıbrıs’ın arasını bulmaya çalışacak.

Ayrıca İspanya Kosova’nın yasal statüsüne ilişkin tartışmalı konumunu da sorgulamaya açabilir.

Taraflar:

İspanyol gazetesi La Gaceta’ya verdiği röportajda AP Başkanı Jerzy Buzek İspanya dönem başkanlığının Küba’yla mevcuttaki duruma karşı takınacağı tavrın zihin bulandırdığını söyledi. “Küba’da AB’nin yeni konumunun sağlaması olacak yönde bir değişiklik yok. Fidel Castro ile kardeşi Raul’un görev değişimi vatandaşların, demokrasinin veya AB ile ikili ilişkilerin yararına değil.”

3 Aralık 2009’da Madrid’e giden Ashton “Lizbon Anlaşması’nın uygulanmasıyla ilgili konularda İspanya ile tam bir uyum içinde olmanın son derece önemli olduğunu” söyledi.

“İspanya dönem başkanlığı sırasında bundan sonraki geçici dönem başkanlıklarının geleceği belirlenecek” diyen Ashton lojistik konusunun da Moratinos ile yaptığı toplantıda ele alındığını kaydetti.

İspanya Büyükelçisinin 7 Ekim 2009 konuşmasından önce Zapatero İspanya’nın dört önceliği olduğunu söyledi. Zapatero, bunlardan ilkinin Latin Amerika zirvesi çerçevesinde ortaklık anlaşmalarının sonuçlandırılması olduğunu; ikincisinin Akdeniz Birliği’nin hayata geçirilerek sekreterlik ofisinin açılması ve projelerin başlatılması olduğunu; üçüncü önceliğin Atlantik ötesi ilişkilerin güçlendirilmesi ve dördüncü önceliğin Rusya ile stratejik anlaşmaların yenilenmesi olduğunu kaydetti.

Garrido 8 Aralık 2009 günü Avrupa Politika Merkezi’nin düzenlediği toplantıda “Bugün AB olarak küresel oyuncu değiliz. Bazı önemli misyonları onayladık, bazı siyasi ortak konumlar belirledik ama gerçek bir AB dış politikamız yok” diye konuştu.

© EurActiv 2007-2014. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics