Logo EurActiv.com.tr

EU JOBS

more offers »

İklim değişikliğine karşı ikili anlaşmalar artıyor, küresel anlaşma sendeliyor

Bookmark and Share

29.09.2010
Kısa sürede küresel iklim anlaşması imzalanması tehlikeye girince sera gazı etkilerini azaltmak üzere imzalanan ikili anlaşmaların sayısında artış görüldü. Ancak uzmanlar hiçbirinin bir uluslararası anlaşmanın yerini tutamayacağını vurguluyor.

Haber

Birleşmiş Milletler’in Aralık 2009’da Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da düzenlediği iklim konferansı 2012’de yürürlükten kalkacak olan Kyoto Sözleşmesi’nin yerine yeni bir küresel anlaşma ortaya çıkarabilmek üzere toplanmıştı.

Ancak iki hafta süren hararetli görüşmeler sonrasında dünya liderleri Avrupalıları hayal kırıklığına uğratan ve sera gazı emisyonlarının azaltılmasına ilişkin bağlayıcı madde içermeyen bir anlaşma imzaladılar.

Kopenhag Anlaşması’na göre küresel ısınmanın 2°C’nin altında kalacak şekilde emisyonların aşağı çekilmesi gerekiyor.

Şimdi yeni üst düzey görüşmeler Meksika’nın Cancun şehrinde yapılacak. Uyum, indirim, finansman, ormanlık arazilerin yok edilmesinin sebep olduğu emisyon indirimleri (REDD) ile gözlem, raporlama ve teyit gibi konular masaya yatırılacak.

Müzakereciler Cancun konferansına hazırlık amacıyla 4-6 Ekim’de Taiwan’da bir araya gelecekler. Ancak yeni bir iklim anlaşması imzalanmasının oldukça düşük bir ihtimal olduğu bildiriliyor.

Avrupa Birliği (AB) İklim Komiseri Connie Hedegaard Cancun’daki görüşmelerin “çok zor” geçeceğini ve yeni bir anlaşmanın 2011’de Güney Afrika’da imzalanabileceğini söyledi.

Birleşmiş Milletlere üye 180’den fazla ülke arasında uzlaşma sağlamak hem zor hem de zaman alıcı bir mesele. Bu nedenle hükümetler sera gazı emisyonlarını azaltabilmek ve iklim değişikliği sorununa acil çözüm bulabilmek için ikili anlaşmalar imzalama yoluna gidiyor

Dünya Doğal Yaşamı Koruma Vakfı (WWF) İklim ve Enerji Politikası Avrupa Başkanı Jason Anderson “İkili anlaşmalar özellikle ABD bir şey yapmadığı sürece çok popüler hâle gelebilir ve bu durum detaylı bir uluslar arası anlaşma imzalanması sürecini yavaşlatabilir” dedi.

Amerikan Senatosu iklim değişikliği mevzuatını geçtiğimiz haziran ayında reddedince ABD müzakere ortaklarının eleştirilerine hedef oldu. 21 Eylül’de Amerikalı senatörlerden oluşan bir grup yenilenebilir enerji standartları (RES) oluşturulmasını teklif eden bir tasarı sundu.

Ancak içeride uygulanabilecek iyi bir iklim mevzuatı bulunmasa da ABD Meksika, Rusya ve Brezilya gibi stratejik ortaklarıyla işbirliği anlaşmaları imzaladı.

Çin’in sera gazı emisyonlarının azaltılması için uluslararası anlaşma imzalanması yönündeki çabaları artarken ABD Pekin arasında Temmuz 2009’da iklim değişikliği ve enerji alanında işbirliğinin geliştirilmesi için bir iyi niyet sözleşmesi imzaladı.

Anlaşma Amerikan Başkanı Barack Obama’nın Kasım 2009’da Pekin’i ziyareti sırasında ortak bir Temiz Enerji Araştırma Merkezi’nin kurulmasının, elektrikli araçlar girişiminin, yenilenebilir enerji ortaklığının ve ortak enerji tasarrufu eylem planının da aralarında bulunduğu bir paket ile ete kemiğe büründü.

Washington daha sonra benzer bir ortaklık için Kasım 2009’da Hindistan ile masaya oturdu. Enerji tasarrufunda işbirliğinin artırılması, temiz enerji ve iklim değişikliği gibi alanlarda ortak çalışma yapılması kararlaştırıldı.

Amerikan Çevre Koruma Kurumu (EPA) ikili anlaşma trafiğine uyarak ağustos ayında sera gazı emisyonlarının, metan ve is gibi kirliliğe sebep olan gazların etkisini azaltmak üzere diğer ülkelerle de ortaklığa gidebileceğini açıkladı.

Kurumun uluslar arası önceliklerinin neler olduğunu ağustos ayında açıklayan EPA Yöneticis Lisa Jackson ikili ve çoklu ortaklıkların çevre ve idari yönetimlerde karşılaşılan küresel iklim değişikliği gibi zorluklarlarda önem arz ettiğini söyledi.

Öte yandan AB de benzer iklim değişikliğinde işbirliği anlaşmaları imzalamaya ve iklim sorunun ticari sözleşmeler içinde kapsamaya devam ediyor.

AB Çin ile 2005’ten bu yana AB-Çin İklim Değişikliği Ortaklığı çerçevesinde birlikte çalışıyor.

Ocak 2009’da bir Avrupa-Çin Temiz Enerji Merkezi kurulmasına ilişkin anlaşmanın imzalanması ikili ortaklıkta kaydedilen gelişmelerden biri oldu. Dahası ülkeler Sıfıra Yakın Emisyon Kömür Projesi’nin ikinci fazını başlatırken süreç içerisinde geçen kasım ayında Avrupa’nın karbon tutma ve depolama (CCS) teknolojisi tesisinin deneme faaliyetine başlaması için finansman sağlaması karara bağlanmış bulunuyor.

Avrupa Parlamentosu (AP) Çevre Komitesi Başkanı Jo Lienen “İklimin korunması için ikili eylemler modası devam ediyor ve AB de bu modayı bazı alanlarda takip ediyor” dedi.

Lienen AB ülkelerinin ikili anlaşmalarla gelişmekte olan ülkelere iklimle mücadele için fon sağlamayı, özellikle 2010-2012 döneminde kaynak aktarımını artırmayı planladıklarını söyledi.

Sanayileşmiş ülkeler temiz teknolojilerin yükselen ekonomilere transferine ilişkin anlaşmalar imzalanması konusuna odaklanırken gelişmekte olan ülkeler BM müzakerelerindeki duruşlarını güçlendirmek ve emisyon indirimine çözüm bulmak üzere bir takım düzenlemelere gidiyorlar.

Örneğin, Çin ve Hindistan sera gazı emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının payının artırılması için işbirliğine gidilmesini öngören ilk ikili anlaşmalarını Kopenhag’daki Aralık 2009 İklim Zirvesi öncesinde imzalamışlardı. Anlaşmaya göre ortak bir çalışma grubu kurularak küresel iklim görüşmelerinde ele alınan konuları masaya yatırmak ve eşgüdümlü politikalar geliştirmek üzere Çin ve Hindistan müzakerecileri yılda bir kez bir araya gelecek.

Benzer anlaşmalar iki ülkenin nüfusu hızla artarken ve ciddi küresel ısınmaya sebep olurken giderek daha fazla önem kazanıyor. Çin ABD’nin yerini alarak emisyona sebep olan bir numaralı ülke olurken Hindistan kendisini takip ediyor. Yine de her iki ülkenin emisyonları Batılı ülkelerin değerlerinin altında kalıyor.

Ormanlık arazilerin yok edilmesini engellemek

İkili iklim anlaşmalarına ek olarak ormanlar gibi stratejik öneme sahip konularda da işbirliği aranıyor.

İklim görüşmelerinde Ormanlık Arazilerin Korunması, Yok Edilmesinin Önüne Geçilmesi (REDD) için yoksul ülkelere ormanlarını koruyabilmeleri için para yardımı yapılmasını öngörülen bir mekanizma için uzlaşmaya varıldı. Ancak diğer noktalarda mutabakata varılamaması nedeniyle bağışta bulunacak ülkeler ile tropikal iklimde yer alan ülkeler ormanlık alanların korunması için kendi sistemlerini oluşturma yoluna gittiler.

Örneğin, Norveç temmuz ayında bir fon kurulduğunu açıkladı ve 2010-2015 yılları arasında Güney Amerika’daki Guyana’ya 16 milyon hektar yağmur ormanlarının korunması için $250 milyon nakdi yardım yapacaklarını duyurdu. Guyana REDD+ Yatırım Fonu Dünya Bankası tarafından yönetiliyor.

Küresel iklim anlaşmasının yerine geçecek anlaşma yok

 

Ancak küresel iklim politikası giderek ikili anlaşmalara dayalı hâle gelse bile konunun uzmanları bu anlaşmaların eninde sonunda küresel ve tek bir uluslar arası anlaşmaya dönüşeceğinin altını çiziyorlar.

Leinen “Tek bir uluslar arası anlaşmaya ihtiyacımız var; ortak kuralları, ortak mevzuatları olan; tercihen BM yönetiminde… Bir yığın ikili anlaşmaya değil” şeklinde konuştu. Ancak Alman siyasetçi ikili anlaşmaların bağlayıcı bir küresel sözleşmenin oluşturulmasında çok önemli rol oynadıklarını da sözlerine ekledi.

Leinen AB’nin iklim koruma ile ilgili sözleşmeleri ikili ticaret anlaşmalarının parçası hâline getirmeye devam edeceğini kaydederek üçüncü dünya ülkelerinin sera gazı emisyonlarını azaltma faaliyetlerine destek vermeye devam edeceklerini bildirdi.

WWF görevlisi Anderson ikili anlaşmaların özellikle teknoloji alanında küresel anlaşma kapsamında değerli bir unsur olabileceğini ileri sürdü. “Birçok teknolojik girişim müstakbel bir anlaşmaya tamamen uyumlu olabilir, teknoloji transferleri işleve konulabilir.”

Sıradaki adımlar:

  • 4-9 Ekim 2010: BM iklim görüşmelerinin yeni turu Çin’in Tianjin kentinde başlıyor.
  • 9 Kasım-10 Aralık 2010: BM iklim konferansı Meksika’nın Cancuk kentinde gerçekleştirilecek (COP16). Amaç Kopenhag Mukavelesi’ne dayalı olarak görüşmelerde ilerleme kaydedilmesi. Bağlayıcı bir metnin çıkması beklenmiyor.
  • 28 Kasım-9 Aralık 2011: BM iklim konferansı Güney Afrika’da toplanacak (COP17). Yeni bir uluslararası iklim anlaşması imzalanması ihtimali bulunuyor.

© EurActiv 2007-2014. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics