AB'nin 2007 - 2013 için 350 milyar euro ayırdığı yapısal fonlar ve uyum fonlarının kullanımındaki eksiklik ve kullanılan miktarın yolsuzluk iddialarına karışmasını Metin Ercan kaleme alıyor.
Makalenin tamamını aşağıda bulabilirsiniz.
------------------
Avrupa Birliği’nde, ülkeler arası gelişmişlik farklarını ortadan kaldırmayı amaçlayan Yapısal Fonlar (Structural Funds) ve Uyum Fonları (Cohesion Funds) 2007-2013 dönemi için 350 milyar euroya ulaşan bir bütçeyle, yerine ulaşmayı bekliyorlar. Ancak fonların kullanımı, hedeflerin oldukça altında bulunuyor ve gerçekleşen kullanımların amacına uygunluğu konusunda ciddi soru işaretleri ortaya çıkıyor.
Mevcut durum itibariyle yedi yıllık harcama süresinin yarısı geride kalmakla birlikte, bu fonların ancak yüzde 10’unun tahsis edilebildiği görülüyor. Tahsisatın önemli bir kısmının ise fonun kullanım amacının dışında kalan, hatalı veya ‘kasıtlı’ olarak yapılan ödemeler olabileceği tartışılıyor. Söz konusu AB fonlarından, ağırlıklı olarak küçük ve orta ölçekli işletmelerin yararlanması öngörülürken, fonlardan uluslararası dev şirketlere kaynak ayrılmış olduğu ortaya çıkıyor. Denetimler sonucunda 7 milyar euroya yaklaşan bir tutarın ‘yanlış’ tahsis edildiği ve bu tutarın dörtte üçünün sonradan anlaşılarak geri çekildiği anlaşılıyor. Organize suç örgütlerinin de yüklü miktarda fon desteği aldığının öne sürülmesi, AB fonlarının tahsisat ve denetimiyle ilgili büyük aksaklıkların olduğunu gözler önüne seriyor. Geçmişte fonlar, amacına uygun şekilde, birliğin daha az gelişmiş ülkelerinde kalkınma standartlarının yükseltilmesine aracı olmuştu. Ancak şimdi harcama ve kullandırımlar, birliğin hedeflerinden uzaklaşabiliyor. Örnek olarak, bir taraftan AB’de halkın sigara kullanımını azaltmaya yönelik önlemler alınırken, diğer taraftan 1.5 milyon euroyu aşan bir tutarın bir sigara fabrikasının inşasına destek amacıyla tahsis edilmesi gösteriliyor. Romanya ve Bulgaristan’a yapılan tahsisatların, yolsuzluk iddialarıyla durdurulması ve İtalyan ‘mafyasının’ fonlardan kaynak aktardığına dair şüpheler kamuoyunun bu mekanizmaya olan güvenini sarsıyor.
Aksaklığın nedeni
Fonların, hedeflerin altında bir süratte kullanılıyor olmasının ve yanlış yerlere aktarılmasının birkaç nedeni bulunuyor. Fon tutarları kâğıt üzerinde yer almakla birlikte, üye ülkeler, küresel krizin getirdiği ağır mali yükler sonucunda, katılımını taahhüt ettiği tutarlar için yeterince kaynak ayıramayabiliyor. Bunun ötesinde, fon işleyiş sisteminin karmaşıklığı ve ağır bürokrasisi, fonların kullanımını zorlaştırıyor. Bu hantallık ve bürokrasi, yapılan tahsisatların denetimi noktasında da sorunlar yaşanmasına neden olabiliyor. Suiistimal iddiasıyla açılan dosyalar uzunca bir süre herhangi bir sonuca ulaşmadan Brüksel’le üye ülkeler arasındaki yazışma trafiği içinde unutulup gidebiliyor. Fon kullandırımlarında olası yolsuzlukların önüne geçmeyi hedefleyen ve ‘OLAF’ olarak adlandırılan AB denetim birimi, yeterli ekibe sahip olmadığı için ‘şüpheli’ aktarımlarla ilgili dosyaların ancak küçük bir kısmını incelemeye alabiliyor ve denetim mekanizması işlerliğini yitiriyor.
Fonların Geleceği
İrlanda ve Yunanistan gibi AB üyesi ülkelerde ciddi ekonomik sorunların baş göstermeye başladığı bir dönemde, birliğin ekonomik kalkınma hedeflerini tüm üyelere yayma amacını güttüğü Yapısal ve Uyum Fonları'nın, kullandırım süreciyle ilgili bürokratik hantallığı, denetim yetersizliği ve suistimal iddiaları fonları amacından uzaklaştırıyor. Fon mekanizmalarının baştan ele alınarak işlerlik kazanacağı bir yapıya dönüştürülmesi ihtiyacı bulunuyor.










