Yunanistan ve İrlanda, AB ve IMF destekli fonlarla bugünkü nakit ihtiyaçlarını karşılayıp, borçlarını çevirmek için ‘avans’ aldılar. Ama gelecek birkaç yılda borçlarını ödemeleri olanaklı değil. Sorun sadece zora girenleri ayakta tutmakta değil, gelecekte de borçlarını ödeyebilir kılmakta. Zira bugün bu sağlanmazsa gelecekte ‘yıkılacakları’ bugünden piyasalarda tahmin ediliyor. Örneğin Yunanistan’ın borç oranı 2015’te GSYH’nin yüzde 165’ine ulaşacak. Borçların bir biçimde yeniden yapılandırılması (konsolide edilmesi) kaçınılmaz.
Kaynak ‘AAA’
İşte kurulan EFSF’nin, sanki bu yapısıyla nakit toplamış gibi, Yunanistan’ın tahvillerini piyasadan toplayıp Yunanistan’a satması üzerine kurulu bir ‘borç yapılandırması’ planı hazırlığı tartışıldı geçen hafta. Almanya kaynaklı habere dayalı bu planı, Euro Bölgesi Başkanı Jean-Claude Juncker de destekledi. Sonra, Avrupa Merkez Bankası (ECB) üyesi Jürgen Stark’ın da bu düşünceyi desteklediği anlaşıldı. Stark fazladan, AB bankalarına nakit sermaye koymasını da öneriyordu.
Peki, tüm bunları yapması beklenen bu fonda ne var? Şimdilik bir şey yok. EFSF ile 17 ülkenin garantisinde AAA dereceleme notuna sahip tahvil çıkarılacak, toplanan fonla batma sınırındaki ülkelere finansal destek verilecek. Peki, mevcut durumda bu mümkün mü? Değildi, baştan çöktü. EFSF’nin yapısına bakıp ‘kurtaranı kimin kurtaracağı’ sorulmuştu. Şimdi daha yüksek sesle soruluyor.
AAA notuna sahip tahviller ihraç edecek olan EFSF, 17 Euro Bölgesi ülkesinin garantisini taşıyacaktı. Ama sorun şurada: AAA notuna sahip kaç AB-17 ülkesi vardı? Hesap şöyle: 6 adet AB-17 ülkesinin notu AAA. Bu ülkeler, Almanya, Avusturya, Fransa, Hollanda, Finlandiya ve Lüksemburg. Bunların EFSF’ye katılım payları toplamı ise 255 milyar euro tutuyor.
Zorlu finansman
İspanya, Belçika, Slovenya, Kıbrıs ve İtalya’nın notları AA seviyesinde; bunların en az ikisi bıçak sırtı bir finansal durumdalar. Malta, Portekiz, Slovakya, Estonya’nın notu A; bunlardan da Portekiz’in durumu malum. Geriye kaldı İrlanda ve Yunanistan; notları sırasıyla BBB ve BB ama batık durumdalar.
Yani EFSF mekanizmasının mevcut katılımcı üye ülkelerle AAA notuna dayalı 440 milyar euroluk fonun toplanması fiilen olanaksız. Bunun yolunun ya 6 ülkenin taahhütlerini iki katına çıkarmasıyla ya da CDO (Collateralized debt obligations) yani bizde geçmişte bir dönem yapılan varlığa dayalı menkul kıymet (VDMK) ihraçlarına benzer bir yapıda borçlanmayla mümkün olduğu düşünülüyor. Bu durumda da nette 440 milyar euro fon toparlayabilecek borçlanma enstrümanının ancak 1 ila 1.5 trilyon euro nominal çapında olması gerektiği ortaya çıkıyor.
İşte son dönemde, 2013’e çok az zaman kalmışken ‘fonu büyütelim’ çağrılarının ardında da bu matematik yatıyor.










