Öncelikle bilinmesi gereken husus, bu kararın Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin temel hukuki belgelerinden olan Katma Protokol’ün 41. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ve üye devletler tarafından hizmet sunmak (veya almak) veya iş kurmak amacıyla AB ülkelerine giden Türk vatandaşlarına uygulanan maddi ve usuli koşulların ağırlaştırılamayacağınıa ilişkin hükme dayanılarak verilmiş bir karar olduğudur.
Katma Protokol 41/1 maddesi şu şekildedir:
“Akit taraflar aralarında yerleşme hakkı ve hizmetlerin serbest edimine yeni kısıtlamalar koymaktan sakınırlar”
ATAD kararı ne demektedir:
Şu anda Avrupa Birliği üyesi bir ülke, Katma Protokol’ün yürürlüğe girdiği tarihte (her bir üye devlet için Katma Protokol’ün kendi hukuk düzeninde yürürlüğe girdiği tarih, yani Birliğe üyelik tarihidir) söz konusu 41/1. madde hükmü kapsamındaki “hizmet sunmak veya almak veya iş kurmak amacıyla” AB ülkelerine giden Türk vatandaşlarına vize uygulamıyor idiyse, bugün de uygulayamayacak; uyguluyor idiyse de, bunun şartlarını ağırlaştıramayacaktır.
Standstill kuralı olarak bilinen bu prensibin temel mantığı, varolan koşulların ağırlaştırılamayacağıdır.
Soysal-Salkım-Savatlı davası kapsamında konuya bakıldığında, Almanya için Katma Protokol’ün yürürlüğe girdiği tarih olan 1 Ocak 1973 esas alınmış, Adalet Divanı, geriye dönerek o tarihte yürürlükte olan Alman mevzuatına bakmış ve o tarihte 41/1. madde kapsamındaki Türk vatandaşları için vize uygulaması olmadığından, bugün böyle bir uygulama olmasını hukuka aykırı bulmuştur.
Avrupa Birliği’nin hali hazırda 27 üyeden oluştuğu göz önünde bulundurulursa, Türklerin AB’ye vizesiz girme haklarının Birliğin tamamı için geçerli olmadığı ortaya çıkmaktadır. Örneğin bir üye devlet, Birliğe üye olduğu tarihte zaten Türk vatandaşlarına vize uyguluyor idiyse, bugün de uygulaması, en azından 41/1. madde açısından hukuka aykırı olmayacaktır.
Kimler faydalanabilir ?
ATAD’ın aldığı bu karar, Katma Protokol’ün 41/1. maddesinin kapsamına giren Türk vatandaşlarını kapsamaktadır. Başta işadamları olmak üzere, avukat, sporcu, doktor ve akademisyenler ile turizm, öğrenim amacıyla AB ülkelerine giren Türk vatandaşları, bu kapsamda değerlendirilebilir. Toplantı amacıyla seyahat edecek basın mensupları da bu kapsamda değerlendirilebilir.
Turistler bu karardan yararlanabilir mi?
ATAD tarafından verilen bu karardan turistlerin yararlanıp yararlanamayacağı konusunda bir fikir birliği bulunmamaktadır. Turistlerin hizmet alma amacıyla çıkışları "pasif hizmet özgürlüğü" kapsamında değerlendirilmektedir. Katma Protokol 41/1 maddesi uyarınca verilen kararın yandaşları pasif hizmet özgürlüğünü de bu madde kapsamında yorumlayabilmektedir.
Bir kişinin iş mi turistik amaçlı mı çıkış yaptığı nasıl anlaşılacak?
Bunun için gümrüklerde veyahut havaalanlarında bir polis soruşturması yapılması gerekebilir. Ancak pratik bir önlem değildir. Daha kolayı Schengen mevzuatında negatif konumda bulunan Türkiye'yi pozitif listeye alarak, bu sorunun üstesinden gelinebilir.
Karar hemen uygulanır mı?
ATAD her ne kadar Avrupa Birliği ülkeleri ulusal hukuklarından üstün bir konumda yer alsa da, aldığı kararlarını anında uygulatacak bir mekanizmaya sahip değildir. . Bu konuda üye devletlerin, hukukun üstünlüğü ilkesine saygı çerçevesinde kararın uygulamasına yönelik bir takım girşimlerde bulunması gerekmektedir. Sonuç olarak nihai karar, ATAD’ın aldığı en son karar göz önünde bulundurulduğunda Alman otoritelerdir.
Avrupa Birliği kurumları, alınan bu kararın uygulanması amacıyla siyasi girişimlerde bulunabilir. Ancak unutulmamalıdır ki bu karar anında uygulanmayacak ve Türk vatandaşları her AB ülkesine vizesiz girme hakkını kazanmış olmayacaktır.
Karar yalnızca Almanya'ya girişler için mi geçerlidir?
Hayır, Almanya gibi AB'ye üye oldukları tarihte Türkiye'ye vize uygulamayan ancak şu anda uygulamakta bulunan tüm Avrupa Birliği üyelerini kapsamaktadır.
Türk vatandaşları ne yapmalı ?
Avrupa ülkelerinin bu blokajı uzun süre koruyamayacağı düşünüldüğünde konsolosluklara yazı yazılarak, vizesiz giriş için bir teyid mektubu istenebilir.
Geriye yönelik vize ücreti talep edilebilir mi?
Konsolosluklardan vize alındığında ele geçen makbuzda itiraz için herhangi bir süre yoksa vize ücretinin ödendiği tarihten sonraki 1 yıl içerisinde itiraz edilebilir.











