Logo EurActiv.com.tr

Zeynel Lüle: Rumlar pişman değil mi

Bookmark and Share

20.08.2010
Referans yazarı Zeynel Lüle Eylül itibariyle ‘hız kazanacak' denen Kıbrıs görüşmelerine değiniyor bugün.

Kaynak: Referans Gazetesi
Yazar:

Zeynel Lüle- Referans

 

Eylül itibariyle ‘hız kazanacak' olan Kıbrıs görüşmelerinin bir sonuç getireceğine inanmayanlardanım. Belki aralık ayına doğru uluslararası baskılar artacak ve çözüm dayatılacak.

Ama mutlaka ‘çözüme alternatif' fikirler de ortaya çıkacak ve bu fikirler, zaten ‘az ortak noktası' olan tarafları tamamıyla birbirinden uzaklaştıracak. Geçenlerde düşündüm. Artık masa üzerine bile gelmeyen, Rumların adını bile duymak istemedikleri ‘Annan Planı'nın 2004'te kabul edilmesi halinde ne gibi durum oluşacaktı?

Gelin bir bilanço yapalım ve Annan Planı'na ‘hayır' diyen Rumları bir kez daha düşünmeye davet edelim. Bu planı reddetmeleriyle neler kaybettiklerini gözler önüne serelim.

 

Rumların kazanımları

Kıbrıslı Rumlar Annan Planı'na ‘evet' demiş olsalardı, ilk adım 29 Nisan 2004'te atılacak ve kimlik ya da pasaport ibrazı gerekmeden kullanılabilecek iki geçiş noktası açılacaktı. Daha sonra aşamalı olarak toprak iadeleri başlayacak, on binlerce Rum mülküne dönmüş olacaktı. 29 Nisan 2009'da ise bütün Rumlar, Kıbrıs Türk eyaletinde; her kentin ve köyün nüfusunun yüzde 6'sı oranında daimi yerleşme hakkı kazanacaktı. Kıbrıslı Rumlar 3'te bir oranı kriterine uygun olarak mallarını geri alacaklar, Kıbrıslı Türklerin başka konutlara taşınmaları tamamlanacaktı.

İade edilecek toprak, hukuki açıdan Kıbrıs Rum devletine ait olacaktı ve iadelerine kadar denetimi; Güvenlik Konseyi'nin yetkisiyle Barış Gücü'nde olacaktı. Kıbrıslı Rumlar, Yenierenköy, Sipahi ve Dipkarpaz'da eğitim, din ve siyasi kazanımlarla derhal özerklik statüsü kazanacaklardı. Kıbrıs Lirası, bütün Kıbrıslıların resmi parası olacaktı.

Devam edelim...

İngiliz üsleri arazisinin yarısı Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'ne verilecekti. 11 Ağustos 2004'te, ara bölgenin tamamını, kapalı Maraş'ı ve Erenköy'ü kapsayan topraklar kapsamındaki bölgeler Kıbrıs Rum eyaletine devredilecekti. 15 bin göçmen, evlerine dönecek ve mallarına yeniden kavuşacaktı.

29 Ekim 2004'te ise planın ikinci etabı uygulanacak ve iade edilecek topraklar kapsamındaki Düzce, Taşköy, Madenköy ve Lefke Kıbrıs Rum eyaletine iade edilecekti. 3200 göçmen evlerine dönecek, mallarına yeniden kavuşacaktı.

29 Ocak 2005'te 6 bin Türk askeri Kıbrıs'tan çekilecekti. Milli Muhafız Ordusu ve Türk kuvvetleri silah sistemlerini yüzde 20 oranında azaltacaktı. 29 Nisan 2005'te daimi ikamet veya çalışma iznine sahip olmayan Türk vatandaşları Kıbrıs'ı terk edecekti. 29 Haziran 2005'te Ömerli, Bademliköy, Gaziler ve Kırklar köyleri Kıbrıs Rum eyaletine iade edilecekti. 4 bin göçmen evlerine dönecek, mallarına yeniden kavuşacaktı.

29 Eylül 2005'te 7500 Türk askeri Kıbrıs'tan çekilecekti. Milli Muhafız Ordusu ve Türk Kuvvetleri silah sistemlerini yüzde 25 daha azaltacaktı.

29 Ocak 2006'da 7500 Türk askeri daha Kıbrıs'tan çekilecekti ve Muhafız Ordusu ile Türk Kuvvetleri silah sistemlerini yüzde 25 oranında daha düşürecekti. 25 Eylül 2006'da Türk ordusunun sayısı, Kıbrıs Türk eyaletinde 6 bin ile sınırlanacaktı. Aynı sayıda Yunan askeri Kıbrıs Rum eyaletinde konuşlanacaktı. 29 Ekim 2006'da, Güvercinlik, Günebakan, Çayönü, Türkmenköy, Yeşilırmak, Akdoğan, İncirli, Kurutepe köyleri ile Maraş'ın kuzeybatı bölgesi Kıbrıs Rum eyaletine iade edilecek; 12 bin göçmen evlerine ve mallarına geri dönecekti. 29 Nisan 2009'a kadar, aşamalı olarak anlaşma sağlanan bölgeler Kıbrıs Rum eyaletine iade edilecek ve bütün Rumlar, Kıbrıs Türk eyaletinde; her kentin ve köyün nüfusunun yüzde 6'sı oranında daimi yerleşme hakkı kazanacaktı.

Rumlar hâlâ ‘keşke' demiyorlar mı acaba?

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics