Haber:
AKP'nin dün 6 saat süren kritik MKYK toplantısından ayrıca diğer siyasi partilerle mutabakat aranması görüşü de ağırlık kazandı.
Toplantıda öncelikle AB sürecindeki demokratikleşme adımlarının bir takvim içinde atılması görüşü öne çıkarken, parti kapatmayı zorlaştıran anayasa değişikliklerinin de daha sonra gündeme getirilmesi düşüncesi kabul gördü.
Toplantı sonrasındaki açıklama AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'tan geldi.
MAHKEME SÜRECİ YÜRÜYECEK
Fırat, partisinin Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında, AKP hakkındaki kapatma davasıyla ilgili Genel Başkan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tayin edeceği çalışma grupları tarafından mahkeme sürecinin kendi mecrasında yürütülmesinin kararlaştırıldığını açıkladı.
Fırat, "Elbette mahkeme süreci kendi içinde yürüyecektir, ancak bu sürecin siyasi ve ekonomik sonuçlarını şimdiden öngörerek milletimizin ortak menfaatlerini, ülkemizin istikrar ve huzurunu birlik ve bütünlüğünü koruyacak tedbirler almak da siyaset kurumun görevidir. Siyaset kurumunun, milletimiz adına yüklendiği bu sorumluluktan kaçınamayacağı açıktır" dedi.
Kapatma davasının çok yönlü olarak bütün boyutlarıyla ele alındığını kaydeden Fırat, dava ile ilgili sürecin nasıl yürütülmesi gerektiği konusunda MKYK üyelerinin görüş bildirdiklerini ifade etti.
"MUTABAKAT ARAŞIYI SÜRECEK"
Toplantıda, temel savunma stratejisi üzerinde durduklarını belirten Fırat, "Bu çerçevede, Sayın Genel Başkanımız'ın tayin edeceği çalışma grupları tarafından mahkeme sürecinin kendi mecrasında yürütülmesi kararlaştırılmıştır" dedi.
"Toplantımızda, bu sürecin haklı olarak kamuoyumuzda yol açtığı gelecek kaygıları ve belirsizlikler de ele alınmıştır" diyen Fırat, sürecin mahkeme boyutu dışında çok kapsamlı siyasi ve ekonomik sonuçlarının olacağının da altını çizdi.
Fırat, "MKYK'mızda oluşan ortak akıl, inanıyoruz ki milletimizi bu sürecin ağır bedellerini ödemek mecburiyetiyle karşı karşıya bırakmayacaktır. Elbette mahkeme süreci kendi içinde yürüyecektir, ancak bu sürecin siyasi ve ekonomik sonuçlarını şimdiden öngörerek milletimizin ortak menfaatlerini, ülkemizin istikrar ve huzurunu, birlik ve bütünlüğünü koruyacak tedbirler almak da siyaset kurumun görevidir" diye konuştu.
"ÇÖZÜMÜN ADRESİ SİYASET KURUMU"
Fırat, partisi hakkında kapatma davası açılması sonrasında kamuoyunda ve sivil toplum örgütlerinin çağrılarında çözüm üretme görevinin siyaset kurumuna yüklendiğini söyledi.
Fırat, çözümün tecelligahının da TBMM olarak gösterildiğini ifade ederek, "Ülkemiz ve milletimiz için telafisi zor, ağır kayıplara yol açabilecek siyasi ve ekonomik istikrarın bozulması, birlik ve bütünlüğümüzün zaafa uğraması ile sonuçlanabilecek böyle bir sürece siyaset kurumun kayıtsız kalması düşünülemez" dedi.
DEMOKRASİ SINAVI
"Biz AK Parti olarak bu sorumluluğun idraki içinde hareket etmekte kararlıyız" diyen Dengir Mir Mehmet Fırat, "Hukuk sistemimizin ve demokrasimizin bu sınavdan güçlenerek çıkacağı çözümler geliştirmek için siyaset kurumu içinde mutabakat arayışımız sürecektir" diye konuştu.
Bu süreçte herkes için özgürlük ve sosyal barış güvencesi olan laiklik ilkesini ortak payda olarak siyasi rekabetin üzerinde tutmanın önemli bir fırsat olduğunu belirten Dengir Mir Mehmet Fırat, siyaset kurumunun görevini yerine getirmesi durumunda Türk milletini bekleyen olumsuz sonuçların yaşanmayacağını söyledi.
"Kazanan hukuk anlayışımız olacaktır. Kazanan siyasi ve ekonomik istikrarımız olacaktır" diyen Dengir Mir Mehmet Fırat, bundan sonraki süreçte de kayıkçı kavgalarının tarafı olmayacaklarını belirterek, "Umarız diğer siyasi partiler de hassasiyet gösterecektir" dedi.
İDDİANAME KABUL EDİLMİŞTİ
Anayasa Mahkemesi 31 Mart'ta AKP'nin kapatılması istemini içeren iddianamenin Abdullah Gül dışında kalan bölümünün kabulüne oybirliğiyle, Abdullah Gül yönünden de kabulüne oy çokluğuyla karar verdi.
AB "NOT ETTİ"
Türkiye'deki siyasi gelişmeleri yakından izleyen Avrupa Birliği, AKP'ye karşı kapatma davasını not ettiğini bildirmişti. Avrupa Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Avrupa'da parti kapatmanın yerinin mahkeme salonu olmadığını belirtmiş, açılan davayı Avrupa değerleri ile bağdaştıramadıklarının söylemişti.
İngiltere, Fransa, Almanya'da hükümet adına yapılan açıklamalarda AKP'nin kapatılması davası eleştirilmişti.
Avrupa Parlamentosu da benzer eleştirilere katılmıştı.










