Haber
Almanya Büyükelçiliği'nden gelen bildiri uyarınca, Türk vatandasları, bugün itibariyle geçerli olmak üzere, Türkiye`deki ikametlerini korumak kaydıyla, yalnızca asağıda belirtilen seyahat amaçları doğrultusunda iki ayı geçmeyecek sekilde Almanya`ya vizesiz giriş yapabilirler:
-Seyahat edecek kisi, Türkiye`de faaliyet gösteren bir isveren adına geçici bir süre ile hizmet vermek amacıyla sınır asan kisi ve yük tasımacılığında soför olarak görev yapıyorsa veya Türkiye`den teslimatı yapılmıs sistem ve makinelerin montajını, bakımını ve tamir islerini yapmakla görevli ise
- Seyahat edecek kisi, kazanç getirici bir hizmet sunmak üzere sanatsal açıdan özel değeri olan bir sunum veya gösteri yapacak uluslararası düzeyde kabul gören ve tanınan bir sanatçı ise;
- Bilimsel açıdan özel değeri olan bir sunum yapacak ise;
- Sportif amaçlı gösteri yapacak profesyonel sporcu ise.
Büyükelçilik yaptığı açıklamanın ardından vize almaksızın Almanya`da bulunma hakkının, sadece yukarıda anılan hizmetlerin yerine getirilmesi süresini kapsamakta olduğunu ve sadece Almanya için geçerli bir uygulama olduğunu belirtiyor. Yani ATAD'ın Soysal Kararı uyarınca AB'nin kurucu 6 üyesi ve İngiltere, İrlanda ve Danimarka'nın da uygulaması gereken karara karşın; Almanya'nın bu uygulamasının yalnızca Almanya sınırları içerisinde geçerli olduğu bildiriliyor.
Vizesiz giris yapabilmek için gerekli kosulların var olup olmadığı, Almanya`ya giris yaparken sınır kapısındaki yetkili makamlar tarafından da genellikle kontrol edilir. Vize muafiyeti uygulanan seyahat amacını kanıtlayabilmek için, giris yapan kisinin buna iliskin somut belgeleri hem giris yaparken, hem de Almanya`dan çıkıs yaparken yanında bulundurması gerekmektedir.
Ankara`daki Büyükelçilik, İstanbul ve İzmir`deki Baskonsolosluklar bu konuda bilgi vermeye ve yardımcı olmaya hazırdır:
Almanya`ya seyahat etmeden önce, isteğe bağlı olarak, Almanya`nın Türkiye`deki dış temsilciliklerinden „Vize Muafiyet Belgesi“ temin etme imkanı bulunmaktadır. Đhtiyaç halinde, seyahat edecek olanlar, 8 Haziran 2009 tarihi itibariyle Büyükelçiliğin veya Baskonsoloslukların Vize Bölümlerine doğrudan veya posta yoluyla „Vize Muafiyet Belgesi“ almak için basvuruda bulunabilirler. Bu imkandan faydalanmak isteyenler için Büyükelçilik ve Baskonsoloslukların Vize Bölümleri Pazartesi, Salı, Çarsamba ve Persembe günleri saat 14.00 ila 16.00 arasında açık olacaktır. (1 Temmuz ve 31 Ağustos tarihleri arasında uygulanan yaz çalısma saatleri nedeniyle Đzmir Baskonsolosluğu Çarsamba günleri saat14.00 itibariyle kapalıdır.)
„Muafiyet Belgesi“ almak için, seyahat tarihinden en az 10 gün önce Almanya`nın yetkili dıs temsilciliğine basvuruda bulunulması gerekir. Ancak, Almanya`nın dıs temsilciliklerinden alınan bu belge, sınır kapısındaki Alman makamlarını, gerekli görmeleri halinde, vizesiz giris yapma sartlarının yerine getirilip getirilmediğini kontrol etme hakkı konusunda bağlamaz.
Ankara`daki Alman Büyükelçiliği, İstanbul ile İzmir`deki Baskonsolosluklar internet sayfalarında vizesiz giris yapma imkanı ve gerekli belgeler hakkında ayrıntılı açıklamalar içeren bir bilgi notu yayınlamıstır.
Görüşler
TÜSİAD AB ve Vizesiz Avrupa Danışmanı Harun Gümrükçü, Almanya'nın ATAD'ın kararını dar bie çerçevede yorumladığını bildirdi ve "vize duvarında ciddi bir delikaçıldı bu deliği tüm vatandaşlarımızı kapsayacak şekilde genişletmeliyiz", dedi.
Euractiv Editöryel Notu: Gümrükçü'nün de belirttiği gibi Almanya, ATAD'ın Soysal kararını yalnızca davanın öznesi konumunda görünen tır şoförleri çerçevesinde ele almış ve bu doğrultuda bir mevzuat değişikliğine gitmiştir. Ancak üzerinde biraz düşünüldüğünde anlaşılacaktır ki, bir tır şoförünün Türkiye'den Almanya'ya ulaşabilmesi için arada geçmesi gereken ülkelerin her birinden yeniden vize alması gerekmektedir. Görece kolaylaşmış gibi görülse de prosedür her koşulda zorlu geçecektir.
Türkiye açısından bu genelgeyle gelen bir başka yük ise, vize muafiyeti belgesi konusundadır. Daha önce vize almak için harcanan zaman ve aşılması gereken bürokratik engeller şimdi de muafiyet belgesinin alınması aşamasında yaşanacaktır.
Türk resmi kurumlarının Almanya tarafından açıklanan bu genelgeyi iyi değerlendirmesi ve karşılığında Türkiye'nin Avrupa Birliği ile yaptığı ve 1963 yılına uzanan Ortaklık Anlaşması kuralları gereğince sahip olduğu hakların arkasında durması gerekmektedir.
Bu kararın yalnızca Almanya için geçerli olması ve maddi-manevi maliyete sahip bir süreci içermesi Türkiye açısından kabul görmemelidir.










