Euractiv.com.tr
Avrupa’da daha çok sivilleşme ve demokratikleşme için 1 Aralık 2009’da yürürlüğe giren Lizbon Anlaşması ilk aşamada Avrupa’da yeni bir “cami kavgası”nın aleti haline gelebilir.
Çünkü Avrupa’daki aşırı sağcılar, Lizbon Anlaşması’na dayanarak cami karşıtı kampanya için 1 milyon imza toplama hazırlığı içindeler. Lizbon’a göre AB vatandaşlarından 1 milyon imza toplayan sivil toplum kuruluşları, kendi yasa önerilerini Avrupa Parlamentosu (AP) gündemine taşımayı başarabiliyorlar.
Lizbon’un bu maddesi, demokratik işleyişin tabana yayılmasını ve sivil toplumun, AP’deki yasal süreçlere daha etkin bir şekilde katılmasını hedefliyor. İşte aşırı sağ şimdi bu maddeyi kendi İslam ve göçmen karşıtı politikaları için kullanma çabası içinde.
Bu konudaki ilk işaretler Almanya’dan geliyor.
İsviçre’deki minare referandumu ile cesaret bulan “Pro NRW” adlı aşırı sağ grup şimdi Almanya’da Türklerin en yoğun yaşadığı eyalet olan Nordrhein Westfalen’deki (Köln ve Ruhr bölgesi) cami karşıtı hareketlerini Avrupa çapına taşımaya hazırlanıyor.
Pro NRW daha önce Köln’de DİTİB’in geçen aylarda temelini attığı büyük Köln Merkez Camisi’ni de durdurmaya çalışmış, ancak başarılı olamamıştı. Köln’ün CDU’lu eski belediye başkanı Schramma’nın desteği ile cami yapılma aşamasına gelmişti. Köln’ün yeni SPD’li belediye başkanı da camiye desteğini sürdürüyor.
Pro NRW, Welt online’ın haberine göre şimdi Müslümanların Avrupa’da ilerlemesini ve “yeni alan kazanımlarını” engellemek istiyor. Bunun için de en büyük dayanakları Lizbon anlaşması olacak.
Alman Anayasa Mahkemesi tarafından aşırı sağ faaliyetleri nedeniyle gözetim altında olan Pro NRW, 9 Mayıs 2010’da tüm Avrupa’daki aşırı sağ partilerin katılımı ile geniş bir toplantı yapmaya hazırlanıyor. Bu toplantının ana gündem maddesi AB’de 1 milyon cami karşıtı imza toplayarak, cami yasağını AP gündemine taşımak olacak.
Aşırı sağın yeni strateji, AB’de geniş katılımlı vatandaş desteği ile yeni cami yapamını engellemek oluşturuyor.
Pro NRW’nin Genel Sekreteri Markus Wiener bu konuda Welt Online’a şöyle konuşuyor:
“2010 eyalet seçiminde hedefli ve aktif bir şekilde İslamı hedef alan seçim kampanyası yürüteceğiz. İsviçre’de kullanılan minare karşıtı afişleri aynen kullanacağız. Yeni cami yapımı hareketlerini Müslüman alan kazanımının agresif iktidar sembolleri olarak görüyoruz.”.
İsviçre’deki aşırı sağ Halk Partisi SVP, referandum kampanyası sırasında kara minareler önünde kara çarşaflı bir afişi “Hayır” oyları için sembol olarak kullanmıştı.
Bu referandum sonrası İsviçreli politikacı Andreas Glarner de PR NRW grubuna üye olarak katıldı.
Wiener “Aslında özel olarak konu İslam değil, Avrupa dışından gelen göçmenlerin ağırlıklı olarak İslami kültür çevresinden gelmeleri” diyor.
Wiener, 1 milyon cami karşı imza ile AB Konseyi’ni bu konuda hazırlanacak bir yasa önerisini AP’ye sevketme konusunda sıkıştırıcaklarını düşünüyor.
Wiener, Lizbon yasasının tabandan demokrasiyi teşvik eden bu yeni kuralından, kendilerinin de yararlanıp, tabandaki cami karşıtı eğilimi güçlendirmek istediklerini söylüyor.
Pro NRW, bölgedeki son yerel seçimlerde ancak 32214 oy aldı. (Yüzde 0.4).
Buna rağmen çeşitli kasabalardaki yoğun oy desteği ile, çeşitli belediye meclislerinde bölgedeki toplam sandalye sayısını 1%’ten 467aya çıkardı.
Şimdi Pro NRW, 2010’daki eyalet seçimine katılmak için imza toplamaya başladı.
Avrupa bu gelişmeler çerçevesinde, önümüzdeki dönemde daha yoğun bir biçimde "İslam, cami, minare, aşırı sağ ve yabancı düşmanlığı" tartışmalarına sahne olacak.











