Haber
Zaman Gazetesi'nden Selçuk Güntaşlı'ya konuyu değerlendiren Avrupalı hukukçular, kararın çok mühim olduğunu ve yeni bir yaklaşım üretebileceğini vurgularken, kararın nasıl yorumlanması gerektiği ve hangi mesleklere teşmil edilebileceği konusunda konuşmaktan imtina ediyor.
Hukukçuların bir kısmı kararın Türkiye'ye büyük bir koz verdiğini, Ankara'nın bundan sonra Türk vatandaşlarının Schengen uygulamalarından muaf tutulması için teşebbüslerde bulunabileceğini ve mezkur kararın da bu girişimlere dayanak teşkil edebileceğini belirtiyor. Avrupa Birliği kurumlarında çalışan hukukçular karara şaşırdıklarını gizlemezken, hükmün yorumlanması için vakit gerektiğini kaydediyor.
Lüksemburg'daki Adalet Divanı kaynakları ise şu aşamada kararın sadece Türkiye'den Almanya'ya hizmet ve mal getiren sürücüleri kapsadığına dikkat çekiyor; ancak nasıl yorumlanması gerektiği hususunda uzman hukukçulara müracaat edilmesi gerektiğini ifade ediyor. Adalet Divanı'nın kanaatini soran Alman mahkemesi ise bu kararı uygulamak mecburiyetinde. Zira milli mahkemeler Adalet Divanı'nın kararlarını nihai hüküm olarak kabul ediyor. Hukukçular, dünkü hüküm ile Türk vatandaşlarına vize uygulamasının kalktığını söylemenin mümkün olmadığını, kararın şu aşamada sadece Avrupa'ya hizmet getiren şirket çalışanları ile sınırlı olduğunu kaydediyor. Ancak mahkemenin 1970 tarihli ek protokolü olumlu yorumlamasının müspet gelişmeler için bir ilk adım olabileceği vurgulanıyor. Türkiye'nin dünkü kararı başta Avrupa Birliği Komisyonu olmak üzere bütün AB kurumlarında gündeme getirmesi gerektiğine işaret eden kaynaklar, 'hizmet ifası' için Avrupa'ya gelen Türklerden bundan böyle vize alınmaması gerektiğini savunuyor.










