Haber
Divan, 23 Kasım 1970 tarihinde imzalanan Katma Protokolün 41. maddesi uyarınca bu karara hükmetti.
Avrupa Adalet Divanı, TIR şoförü Mehmet Soysal'ın 2007 yılında Berlin Eyalet Mahkemesine başvurarak vize uygulamasının iptalini istemesiyle ilgili olarak Alman yargısına gönderdiği kararda, Türkiye ve Avrupa Ekonomik Topluluğu arasında imzalanan "23 Kasım 1970 tarihli Katma Protokolün 41'inci maddesi, yürürlüğe girdiği tarihte vize yükümlülüğü olmadığı için, Türkiye'de kurulu şirketlerde çalışan Türk vatandaşlarına hizmet sunumu için AB üyesi ülkelere girişlerinde vize şartı getirilemeyeceği şeklinde yorumlanmalıdır" görüşünü benimsedi.
Berlin mahkemesi, Avrupa Adalet Divanı'ndan, Katma Protokolün 41'inci maddesinin uluslararası bir şirkette TIR sürücüsü olarak çalışan Türk vatandaşlarından Alman makamlarının Schengen vizesi talep edilmesiyle bağdaşıp bağdaşmadığı konusunda görüş istemişti.
Alman yargısı, ayrıca Lüksemburg'daki AB mahkemesinden, bu ilk soruda "vize şartı aranmaz" görüşünü benimsemesi halinde, bunun Türk vatandaşlarının Almanya'ya girişlerinde vize muafiyeti anlamına gelip gelmeyeceğini açıklığa kavuşturmasını talep etmişti.
Mahkemenin kararının ardından, yakın bir zamanda AB ülkelerinde iş yapacak olan Türkler’in vize alışı ile ilgili yeni düzenlemelerin gelmesi bekleniyor.
Ancak her AB ülkesinin birliğe giriş tarihi ve Türkiye ile arasında varolan anlaşmalara göre, Türkiye için farklı vize uygulamalarına geçmesi söz konusu.
Aralarında Almanya’nın da bulunduğu bazı ülkeler için vize isteği tamamen kalkarken, İspanya ve Portekiz gibi bazı ülkeler için vize kolaylığı sağlanması söz konusu olacak.
Letonya ve Estonya’nın da aralarında buluduğu bir grup ülke için için geçerli vize uygulamasında ise herhangi bir değişiklik olması beklenmiyor.
Karar, tursitik amaçla yapılacak ziyaretleri kapsamıyor. AB’nin kararı temyiz hakkı bulunuyor.
AB Komisyonu kararı inceliyor
AB Komisyonu ise kararı inceliyor. AB Komisyonu sözcüsü, detaylı inceleme gerektiren kararla ilgili şu aşamada değerlendirme yapamayacağını söyledi.
27 AB üyesini bağlayan Avrupa Adalet Divanı'nın görüşü, hukuki açıdan "salt bir yorumdan daha çok karar ve emir" niteliği taşıyor. Tarafların karara itiraz hakkı bulunuyor. Ancak AB hukuku uzmanları, söz konusu kararın hukukun temel prensiplerine dayandırılması ve net ifadelerle kaleme alınması nedeniyle bu ihtimali düşük görüyor.
Hukukçular, Türkiye'ye çok önemli kazanımlar getiren kararın hiçbir şekilde tüm Türk vatandaşlarına vizesiz Avrupa yolunun açıldığı şeklinde algılanmamasını gereği üzerinde duruyor.
Kaynaklar, kararın Türk iş adamlarına ya da şirket çalışanlarına, iş amacıyla AB'ye yapacakları seyahatlerde vizeden muafiyet getirdiğini fakat AB üyesi ülkelerin "vize başvurusu" yerine muhtemelen "vizeden muafiyet başvurusu" uygulamasına geçebileceğine dikkati çekiyor.
AB hukuku uzmanları, Berlin mahkemesinin Avrupa Adalet Divanı'nın görüşüne uygun vereceği kararın metninin bu ülkedeki uygulama açısından önem taşıdığını belirtiyor.
Avrupa Adalet Divanı'nın kararının resmi gazetede yayımlanarak kesinleşmesiyle Türkiye'nin üye ülkeler arasında uygulama birliği sağlanması açısından AB Komisyonu'nu inisiyatif almaya zorlaması bekleniyor.
İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Haluk Kabaalioğlu, kararı hizmetlerin serbest dolaşımına da yol açacak önemli bir adım olarak nitelendirdi. Adalet Divanı kararının bu davada tır şoförü Mehmet Soysal'ı kapsdığını belirten Kabaalioğlu, "AB ülkeleri bu karara göre kendi yasalarını değiştirmek durumunda kalacaktır" dedi.
Türkiye Genç İşadamları Derneği (TÜGİAD), şu andan itibaren AB'nin değil Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin yapacağı çok önemli görevler olduğunu bildirdi.
Mehmet Soysal tarafından kazanılan davanın ilk olmadığı, ancak emsal niteliği taşıdığını vurgulayan TÜGİAD, "TÜGİAD olarak her zaman dile getirdiğimiz gibi, vize sadece iş dünyası veya sadece hizmet erbabı için değil, eşitlik ilkesi ve uluslar üstü anlaşmalarda kazanılan haklarımız gereğince, tüm Türk vatandaşları için kaldırılmalıdır. Şu andan itibaren AB'nin değil, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin yapacağı çok önemli görevler vardır. Artık top Türkiye Cumhuriyeti Hükümetindedir. Hükümetimizin, bu dava sonucundan feyiz alarak tüm imkanlarıyla 'Vizesiz Avrupa' için gayret göstereceğine dair inancımız tamdır" açıklamasını yaptı.
Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Vizesiz Avrupa Araştırma Grubu Başkanı Prof. Dr. Harun Gümrükçü, Avrupa Adalet Divanı'nın iş için Avrupa'ya gidecek Türklerden vize istenemeyeceğine hükmetmesiyle ilgili olarak "Bu kararla sadece vize değil AB nezdindeki tüm haklarımızın hayata geçirilmesiyle karşı karşıyayız. Vize belki de en önemsizi ama en popüler olanı" dedi.
Prof. Dr. Harun Gümrükçü, düzenlediği basın toplantısında, Avrupa Topluluğu Adalet Divanı'nın (ATAD) aldığı kararın Avrupa'da hukukun üstünlüğü olduğunu bir kez daha teyit ettiğini söyledi. Gümrükçü, "ATAD, Lüksemburg'da hakimlerin var olduğunu gösterdi ve AB'ye vizesiz giriş hakkımızın önünü açtı" diyen Gümrükçü, "ATAD Avrupa'da estirilmek istenen hukuki güvencesizliği adaletin kılıcıyla kesti" diye konuştu.
ATAD'ın kararını "Avrupa Komisyonu, ATAD hakimlerinden iyi bir dayak yemiştir" sözleriyle değerlendiren Gümrükçü, "Türkiye konusunda sivri çıkışlarıyla bilinen Avrupa Parlamentosu da sınıfta kalmıştır" dedi.Karar ne getirecek?Prof. Dr. Harun Gümrükçü, kararın ardından oluşacak dezenformasyonun önlenmesi gerektiğini söyledi.
Ülkelerin kararı kendi çıkarları doğrultusunda yorumlayabileceğine işaret eden Gümrükçü, kararın sadece vizeyi kapsamadığını, Türkiye'nin AB nezdindeki tüm haklarını içerdiğini savundu.
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir an önce komisyon kurarak bu çalışmaları koordine etmesi gerektiğini kaydeden Gümrükçü, "Bu kararla sadece vize değil AB nezdindeki tüm haklarımızın hayata geçirilmesiyle karşı karşıyayız. Vize belki de en önemsizi ama en popüler olanı. Şimdi ne yapmak lazım? Türkiye Cumhuriyeti bir komisyon kurarak 1973'ten 2009'a kadar hangi alanlarda kötüleştirme yapmıştır bunları tespit ederek Avrupa Komisyonu'na başvurmalı ve bu alanlardaki kötüleştirmeleri kaldırmalıdır" dedi.
"27 ülkenin tüm yasaları tek tek gözden geçirileek 1973'teki durumla kıyaslanmalı ve kötüleşme varsa bunların hepsinin kalkması sağlanmalıdır" diyen Gümrükçü, "AB üye ülkeleri ulusal mevzuatlarında aleyhimize değişiklik yapmışlarsa tüm kötüleştirmeleri kaldırmak zorundadırlar. Bu kararla Almanya'da büyük tartışmalara yol açan Yabancılar Yasası da önemli ölçüde geçerliliğini kaybetmiştir. Bu, diğer ülkeler için de geçerlidir" şeklinde konuştu.
"Pasaportu olana Avrupa kapısı açık"
Harun Gümrükçü, kararın AB ülkeleri ile ticaret yapan Türk işverenlerinin önünü açtığını, Avrupa'da yaşayan 5 milyon Türk vatandaşının da sahipsizliğine "dur" dediğini vurguladı.
Karar sayesinde sınır dışı kararı alınan 200 bin Türk vatandaşıyla ilgili kararın kalkacağını belirten Gümrükçü, çoklu vatandaşlığın önünün de açıldığını ifade etti.
Prof. Dr. Gümrükçü, bir gazetecinin, "Bu dava emsal olarak kabul edilip bundan sonra AB üyesi ülkelere vizesiz gidilebilecek mi?" sorusuna da, "Karar çok açık. Türk işverenlerinin ve hizmet alan kesimin vize almadan yani 1973'teki hukuki durum neyse Avrupa ülkesine gidip dönmeleri hakkı ortaya çıkmıştır. Bu karar sadece dava açan kişileri değil herkesi kapsamaktadır. Ancak Avrupa bunu böyle yorumlamayacaktır. Farklı yorumlara karşı da dava açılacaktır" yanıtını verdi.
Gümrükçü ayrıca, "Türkiye'de hizmet sunan kesim olan 48 milyonun önü açılmıştır. Yani işverenlerimiz, öğretim üyelerimiz, gazeteciler, hizmet sektöründe çalışan berberden dansöze herkes bu gruba giriyor" diye konuştu.
Harun Gümrükçü, kararın 21 dilde yayınlandığını, AB'ye üye ülkelerin bu kararın aksi bir eylemde bulunmaları halinde Türkiye'nin tazminat davası açmaya hak kazanacağını kaydetti.
Gümrükçü, "Cebinizde geçerli bir pasaportunuz ve paranız varsa yarın uçağa binin ve istediğiniz AB üyesi ülkeye gidin" dedi.
Bu kararın Türkiye'nin yüzde 80 AB'ye girdiği anlamına da geleceğine işaret eden Gümrükçü, AB'ye üyelik müzakere sürecinin de bu kararın ardından yeniden düzenlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi:
"1 Ocak 1996 tarihinde imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasıyla AB ülkelerine mallarımız serbest dolaşıma girmişken, bu malların üreticisi ve satıcısı olan bizlerin vize sıkıntısıyla uğraşması bir problemdi. Gerek fuarlarda gerekse de pazarlama faaliyetleri için yaptığımız ziyaretlerde karşımıza çıkan büyük bir engelin ortadan kalkmasının yolu açıldı. Dış ticaret işlemlerinde esas olan ülkelere yapılan ziyaretlerdir. Söz konusu kararın uygulanmasıyla bu ziyaretlerde de iş adamlarımız ve ihracatçıların önü açıldı. Kararı memnuniyetle karşılıyoruz."
Sektörel Dernekler Federasyonu (SEDEFED) Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu:
"Geç kalınmış bir karar olsa da AB-Türkiye üyelik sürecine olumlu yansıyacağını düşünüyoruz. Küresel krizin tüm dünyada ticareti son derece olumsuz etkilediği bir ortamda alınan bu karar, iki taraf arasındaki ticarete de olumlu yansıyacaktır. Bu karar neticesinde AB-Türkiye ilişkileri yeni bir ivme kazanacaktır.
İhracat ve taşımacılık sektörlerimizin bu konuda verdiği mücadelenin nihayet meyvesini vermesi sevindiricidir. Bundan sonra atılması gereken adım; AB Komisyonu ile Türk heyetinin ivedilikle bir araya gelerek, kararın nasıl hayata geçeceği konusundaki görüşmeleri yapmaları olmalıdır. SEDEFED olarak her iki tarafın heyetini göreve çağırıyoruz."(Ajanslarla)











