Logo EurActiv.com.tr

Avrupa Konseyi: AKP’ye dava endişe verici

Avrupa Konseyi

17.03.2008
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Terry Davis, AKP’ye kapatma davası açılmasını eleştirdi. Davis, demokratik tartışmanın engellenmesi değil, cesaretlendirilmesinden yana olduklarını bildirdi. Alman hükümeti de davayı endişeyle karşıladığını bildirdi.

Haber:

AKP’ye açılan kapatma davasına dünyadan çeşitli tepkiler geldi. Avrupa Birliği sürecin endişe verici ve demokrasi ilkelerine aykırı olduğunu bildirirken, ABD, seçmen iradesine saygı gösterilmeli açıklamasını yaptı.

Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Terry Davis,  yaptığı açıklamada, AKP’ye kapatma davası açılmasını eleştirdi. Davis, demokratik tartışmanın engellenmesi değil, cesaretlendirilmesinden yana olduklarını bildirdi.

Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Terry Davis, “Bir Avrupa Konseyi üyesi ülke olan Türkiye’de, yasayla bir siyasi partinin yasaklanabileceğini öğrenmek endişe verici. Demokraside, politik konular oyla ve hükümet politikalarıyla kararlaştırılır. Politik inançlar ise parlamento ve medyada açık tartışma konusudur” dedi.

Aynı zamanda İngiliz İşçi Partisi üyesi olan Davis, yasaların, tartışma ve müzakereyi engelleyici değil, sağlayıcı ve cesaretlendirici biçimde kaleme alınması ve uygulanması gerektiği görüşünü de dile getirdi.

Avrupa Konseyi’nin parlamenterler platformu olan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) ise AKP’nin kapatılması için yapılan başvuruya şimdilik tepki vermemeyi tercih ediyor. AKPM’nin 8’i AKP, 2’si CHP, 2’si de MHP’den olmak üzere toplam 12 Türk parlamenter üyesi bulunuyor.

ALMAN HÜKÜMETİNDEN DAVAYA ELEŞTİRİ

Alman hükümeti, Yargıtay  Başsavcısının AKP'nin kapatılması istemiyle açtığı davayı  "anlaşılmaz" bulduğunu ve bu kararı endişeyle karşıladığını açıkladı.

Alman hükümet sözcü yardımcısı Thomas Steg, bugün başkent Berlin'de  yaptığı açıklamada, AKP'nin kapatılması istemiyle açılan davanın  Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan gibi  yöneticilere karşı da olduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Yargıtay Başsavcısının kararı, bizim açımızdan anlaşılmaz ve biz bu kararı endişeyle karşıladık. AK Parti açıkça demokratik bir partidir ve  geçen yıl yapılan son seçimlerde oyların yüzde 47'sini alarak açık bir  şekilde en güçlü parti olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle Yargıtay  Başsavcısının kararı, Türk halkının iradesine karşı alınmış bir karar  olarak değerlendirilmelidir. AB'nin genişlemeden sorumlu komisyon üyesi  Olli Rehn, haklı olarak ve Alman hükümetinin görüşleri doğrultusunda Yargıtay Başsavcısının aldığı kararın AB'nin prensipleriyle  bağdaşmadığını ve AB üyeliği müzakerelerini sürdürmekte olan bir ülke  için kabul edilemez olduğunu söyledi. Türkiye'de medyanın yorumlarında ve ekonomik çevrelerin açıklamalarında şu ana kadar çok sayıda bu karara karşı çıkanların olması memnuniyet verici. Alman hükümetinin, bir siyasi  partinin yasaklanması konusunda yüksek engeller getiren Türkiye'nin demokratik ve hukuk devleti yapısına ve prensiplerine güveni vardır. Anayasa Mahkemesinin Yargıtay Başsavcısının talebini izlememesini  bekliyoruz."

REHN: DAVA DEMOKRASİ İLKELERİNE AYKIRI

Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, davanın Avrupa demokrasinin ilkelerine aykırı olduğunu söyledi.

Olli Rehn, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın AKP’ye açtığı kapatma davasını değerlendirdi. Olli Rehn, “Normal Avrupa demokrasilerinde siyasi konular parlamentoda tartışılır, sandıklarda karara bağlanır, mahkemelerde değil” dedi. Rehn, kuvvetler aykırılığı ilkesinin, demokrasilerin temel ilkesi olduğunu vurguladı.

“Nasıl siyasetin yargıya saygı duyması gerekiyorsa, yüksek mahkemeler de siyasete saygı duymalı” ifadesini kullanan Olli Rehn, kapatma davasının, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyelik sürecini etkileyip etkilemeyeceği sorusunu da yanıtladı.

Soruyu doğrudan cevaplamaktan kaçınan Rehn, “bu davanın Avrupa toplumunun demokratik prensiplerine uygun olduğunu söylemek güç” dedi.

ABD: SEÇMEN İRADESİNE SAYGI GÖSTERİLMELİ

ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Matt Bryza, AK Parti’ye kapatma davasıyla ilgili olarak, demokrasilerde ülkelerin geleceğine seçmenlerin karar verdiğini dile getirdi. Bakanlığın bir diğer açıklamasında ise “seçmen iradesine saygı gösterilmeli” denildi.

NTV’ye konuşan ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya işlerinden sorumlu üst düzey yetkilisi Matt Bryza, demokrasilerde, ülkenin siyasi geleceğini seçmenlerin belirlediğine, geçen sene yapılan seçimi, AK Parti’nin kazandığına vurgu yaptı.

ABD’li yetkili, aynı zamanda ilgili tarafların demokratik kurumlara ve hukukun üstünlüğüne saygı göstermesi gerektiğini ve bunun ABD’nin Türkiye’nin laik demokrasisine verdiği desteği gösterdiğini belirtti.

Bryza, “Herhangi bir demokraside seçmenlerin ülkelerinin siyasi geleceğini belirlemesi esastır ve seçmenler 2007’de kararlarını verdi” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan diğer bir açıklamada da “Seçmenlerin 2007’deki iradesine saygı gösterilmeli” denildi.

ALBRIGHT: ŞAŞIRDIK

Bu arada, ABD yönetiminin eski üst düzey iki ismi, AK Parti’nin kapatılma davasıyla ilgili olarak şaşkınlıklarını dile getirdi.

Brüksel Forumu’na katılan eski ABD Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin daha yeni seçim kazandığını, halkın çok açık şekilde kararını verdiğini söyledi.

Albright, Türkiye’de laikliğin zayıflatıldığı yönündeki iddialara katılmadığını bildirdi. Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan’ı yakından tanıdığını vurgulayan Albright, “Türkiye’nin içişlerine karışmak istemem ama halkın iradesini nasıl alaşağı edebilirler? Halkın mesajı çok açık” dedi.

ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Marc Grossman da, “Demokratik toplumlarda seçim sonuçları önemlidir. Bu dava benim için kesinlikle sürpriz oldu” ifadesini kullandı.

Aynı forumda konuşan İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt de “Savcılar her ülkede tuhaf işler yaparlar ama Türkiye’deki bu durum astronomik derecede tuhaf” dedi.

ALMAN BASINI: DAVA TÜRKİYE CUMHURİYETİ'NİN KÖKLERİNE DİNAMİT KOYMAK
 

Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçıkkaya’nın AKP’ye yönelik kapatma davası Almanya’da da tartışılıyor.

Westdeutsche Allgemeine Zeitung gazetesinin “Kaygan zeminli demokrasi" başlığını taşıyan başyazısında, "Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın AKP’nin yasaklanması yönündeki başvurusu, Türkiye’de içten içe ne denli büyük sorunların yaşandığını ve demokrasinin ne kadar tehlikeli bir konumda olduğunu gösteriyor" yorumunu yaptı. Gazetede, Deutsche Welle tarafından yansıtılan yorumda şöyle devam edildi:

"Cumhuriyetin kurucusu Atatürk yanlısı bazı Türk elitler, seçmenlerin daha geçen yaz açık bir şekilde Erdoğan’dan yana kullandıkları tercihi hazmetmeye hazır görünmüyor. Bu nedenle yasaklama başvurusu, sadece iktidar partisine yönelik değildir. Bu aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin köklerine dinamit koymaktır. Yasaklamayı savunanların Atatürk’e sığınmaları ise bu bağlamda çok absürd bir durumdur. Erdoğan’ın başörtüsü politikası hakkında herkes istediği gibi düşünebilir; pekçok karşıt görüşlü insan gibi ona güven duymayıp, Türkiye’yi İslamlaştırmak amacını taşıyan ’gizli bir ajandası’ olduğu’ iddia edilebilir. Ancak demokrasi eğer bu durumla başedemeyecek kadar güçsüz ve kaygan zemine dayanıyorsa, o zaman parti yasaklamak da çare olmayacaktır."

© EurActiv 2007-2009. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM