Haber
Son olarak, Almanya Federal Polis Akademisi öğretim üyesi iki üst düzey güvenlik görevlisi tarafından yayımlanan Avrupa Hukuku ve Yabancılar Hukuku Bülteni’nde (Report Auslaender-und Europarecht Informationsblatt von Volker Westphal ve Edgar Stoppe Nr. 19 Februar 20009), “Avrupa Toplulukları Adalet Divanı: Türkler, Almanya’ya vizesiz seyahat edebilirler” başlıklı bir hukuki inceleme yer alırken; İngiltere’de Essex Üniversitesi’nden Prof. Dr. Steve Peers de, konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yabancılar Hukuku konusunda önemli hukuki eserler yayımlayan ve Almanya’da konuya ilişkin en yetkin isimlerden olduğu belirtilen Volker Westphal ve Edgar Stoppe’nin makalesinde, aşağıdaki tespitlerde bulunuldu:
· Adalet Divanı, 23 Şubat’ta açıkladığı kararla, Türkiye ile AB arasındaki Katma Protokol’ün yürürlüğe girdiği 1 Ocak 1973 tarihinde, hizmet sunma serbestîsi kapsamında Almanya’ya gelen Türk vatandaşlarından vize talep edilmemekte ise, bugün de edilemeyeceğini açıkça söylemiştir.
· Bu bağlamda, merkezi Türkiye’de bulunan bir işletmede çalışan bir Türk vatandaşından, hizmet sunmak amacıyla bir AB ülkesine girişte vize talep edilmesi, eskiden olmayan yeni bir kısıtlama olduğundan, hukuka aykırıdır.
· Ancak her ne kadar bu karar, hizmet sunmak amacıyla Almanya’ya giden iki Türk vatandaşına ilişkin ise de, sonuçta Katma Protokol’ün 41/1. maddesinin yorumuyla ilgili olduğundan, hizmet sunma serbestîsi (diensleistungsfreiheit), kapsamına giren tüm faaliyetler açısından da, bu standstill ilkesi geçerlidir.
· Bu itibarla da, diğer hizmet sunanlar (işadamları vs.) ile hizmet alanlar (örneğin turistler, hastalar ve öğrenciler) için de, bu durum geçerlidir.
· Bu noktada, 1980 yılında (karşılıklı vize muafiyeti anlaşması askıya alınarak) Türk vatandaşlarına vize yükümlülüğü getirilmesi de, Ortaklık Anlaşması ve Katma Protokol’e ve dolayısıyla da Topluluk Hukukuna aykırı olması sebebiyle geçerli değildir.
· Yine bu noktada, Schengen vizesini düzenleyen Avrupa Topluluğu’nun 539/2001/EC no’lu Tüzüğü, ikincil mevzuat olduğundan ve Topluluk tarafından üçüncü ülkelerle imzalanan uluslararası anlaşmalar da ikincil mevzuattan üstün olduğundan (yani Ortaklık Anlaşması ve Katma Protokol, Topluluk Hukukundan doğan hukuki tasarruflar karşısında önceliğe sahip olduğundan), bu Tüzük’ün 41. maddeye aykırı hükümleri de Türklere karşı uygulanamaz.
· O halde, Türk vatandaşları, 1 Ocak 1973 yılında hizmet sunmak veya almak amacıyla Almanya’ya vize almadan seyahat edebildiklerinden, bu durumun bugün de geçerli olması yani Türk vatandaşlarının vizesiz seyahat edebilmeleri gerekir.
· Ancak iş kurma hakkı (right of establishment) bakımından ise, bu kapsamda Almanya’ya gidiş, 1973’te de vizeye tabi olduğundan, bugün de – vize alımına ilişkin şartlar ağırlaştırılmamak koşuluyla – yine vizeye tabi olacaktır.










