Haber
Türkiye'nin AB sürecinin, bu hastalıkla mücadele açısından önemli bir platform oluşturduğunu ifade eden Bağış, terör örgütünün yokluktan, cahillikten, insanların eksikliklerinden prim yaptığını belirtti. Bağış, ''Onun için inadına demokrasi, inadına kalkınma, inadına kardeşlik demek zorundayız. Teröriste anladığı dilden cevap verip, kendi vatandaşımızın da özgürlüklerini artırmak durumundayız'' dedi.
AB üyesi ülkelerin büyükelçilerinin festival için gittikleri Van'da, keyfin kedere nasıl dönüştüğüne bizzat şahit olduklarını belirten Bağış, sözlerini şöyle sürdürdü:
''İnanıyorum ki, Van'daki töreni izledikten sonra, yirmi küsur ülkenin başkentine buradan çok gerçekçi kriptolar gitti. İnanıyorum ki, o sefirler 'Artık Türkiye'nin terörle mücadelesinde bizim ülkelerimizin de üzerine düşeni yapmasının vakti geldi, artık daha fazla destek olmalıyız' deme noktasına geldiler. Kendilerinin bu konuda Türkiye'ye o katkıları vereceklerine inanıyorum. Onlar da bu ülkede kimin neyi, nasıl istismar ettiğini gördüler. Bu ülkede partilerinin sürekli kapatıldığından şikayetçi olan birtakım sözde siyasilerin, birtakım piyonların, parti kapatmayı zorlaştıracak anayasa değişikliği maddesinde nasıl bir tavır takındığına şahit olduktan sonra, Van'da toplumun cahil kalması için nasıl çabaladıklarını, devletin Kürtçe bir edebiyat şenliğine sahip çıkmasından nasıl rahatsız olduğunu bizzat gördüler.''










