Logo EurActiv.com.tr
  • Hakkimizda
  • Haber Bülteni

EU JOBS

more offers »

Bağış: 'Dört fasılda kapanış kriterlerini yerine getirdiğimizin teyidini aldık'

Bookmark and Share

17.12.2012
Pozitif Günem çalışma grubu toplantılarında 6. fasıl olan 'Şirketler Hukuku', 28. fasıl olan 'Tüketicinin ve Sağlığının Korunması' ve 32. fasıl olan 'Mali Kontrol' başlıklarında dört farklı kapanış kriterinin gerçekleştirildiğini Komisyon'dan yazılı olarak teyit almış bulunmaktayız' dedi.

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, TBMM Genel Kurulu'nda Avrupa Birliği Bakanlığı'nın 2013 mali yılı bütçe tasarısının görüşüldüğü oturumda bir konuşma yaptı.

Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğinin yolunun, belirli minvallerden, belirli mekanlardan, belirli kesimlerin onayından değil, TBMM' Genel Kurulu'ndan geçtiğini belirtrek, 'TBMM Genel Kurulu'nda görüştüğümüz her mevzu, çıkarılan her yasa, Avrupa Birliği sürecinde de mesafe almamız anlamına geliyor' dedi.

Ak Parti'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana Meclis'ten yaklaşık 300 birincil düzenleme, bin 400'e yakın ikincil düzenleme çıkarıldığının altını çizen Bağış, 'Şu anda Avrupa Birliği üyesi ülkelerin parlamentolarında dahi bu performansı kayalayabilecek başka bir yasama organı mevcut değildir' şeklinde konuştu.

Türkiye'nin şu anda Avrupa Birliği standartlarına tarihinde en yakın olduğu dönemde bulunduğunu öne süren Bağış, 'AB sürecimize reform perspektifinden bakıyor ve süreci asla karşımıza çıkarılan siyasi engellere endekslemiyoruz' dedi.

'AB reformları yaşam kalitemizi yükseltiyor'

Egemen Bağış, reformların yalnızca katılım müzakerelerinin ilerlemesi için değil, vatandaşların yaşam standartlarının yükseltilmesinde de olmazsa olmaz bir unsur olduğunu dile getirerek, 'Avrupa Birliği reformları, Avrupa Birliği'nin reformları değildir. Bu reformların her biri, milletimizin yaşam kalitesini yükselten, ülkemizin daha demokratik, daha müreffeh, daha dinamik, daha şeffaf bir yapıya kavuşturan bir nitelik taşımaktadır' dedi.

Türkiye'nin, genişleme tarihinde hiçbir ülkenin karşılaşmadığı haksız ve siyasi blokajlarla karşı karşıya bulunduğunu kaydeden Bağış, bu sebeple sadece müktesebat uyumu için değil, aynı zamanda bu sorunların üstesinden gelmek için de çaba gösterdiklerini belirtti.

'Karar almada daha esnek bir yapıya gidilebilir'

Bağış, 2012'nin, Türkiye'nin küresel öneminin arttığı, gücünün pekiştiği ve ekonomik performansının öne çıktığı bir yıl olduğunu savunarak, 'AB'nin yaklaşık dört yıldan bu yana yaşamakta olduğu mali krizin giderek siyasi krizleri de tetikleyici bir mahiyete büründüğü aşikardır. Bu yüzden AB üyesi ülkelerin kendi aralarındaki ilişkinin, AB kurumlarının ve Birliğin gelecekte alacağı şeklin sorgulandığı bu dönemde öne çıkan hararetli tartışmaları yakından takip ettik. Burada, AB bu krizi nasıl atlatacak, krizden sonra nasıl bir yapıya kavuşacak üzerine odaklanılması gerekmektedir. Kriz sonrasında karar alma yöntemleri bakımından daha esnek bir bütünleşmeye gidileceği yönünde varsayımlar da mevcuttur' şeklinde konuştu.

Bağış, 'Nasıl bir Avrupa ortaya çıkarsa çıksın Avrupa fotoğrafı içinde Türkiye’nin konumunun daha da güçleneceği ve Türkiye’nin içinde yer almadığı her fotoğrafın eksik kalacağı Avrupa’nın akil siyasetçi ve akademisyenleri tarafından da kabul edilmektedir' dedi.

'Krize rağmen AB dünyanın en büyük ekonomisi'

AB sürecinin Türkiye'nin idari kapasitesine, demokratikleşmesine, ekonomisine sağladığı vazgeçilmez katkıları bulunduğunun altını çizen AB Bakanı, 'Şu an içinde bulunduğu krize rağmen AB dünyanın en büyük ekonomisi ve Türkiye'nin en önemli ticari ortağıdır. Hala dış ticaretimizin yüzde 40'ı AB üyesi ülkelerle gerçekleşmektedir. Türkiye'ye giren doğrudan uluslararası yatırımın yüzde 85'i, teknolojik sermayenin yüzde 92'si AB kaynaklıdır' şeklinde konuştu.

2007-2013 bütçe döneminde 4.9 milyar Euro tutarında hibenin AB tarafından Türkiye'ye aktarıldığını belirten Bağış, idari yapının güçlendirilmesi için de farklı programlar aracılığıyla kaynak ayrıldığına dikkat çekti.

2004'ten bu yana toplam 300 bini aşan kişinin AB fonlarıyla Avrupa'nın eğitim kurumlarından eğitim aldığını dile getiren Bağış, 130 bin Avrupalının da bu programlar aracılığıyla Türkiye'ye geldiğini sözlerine ekledi.

'Komisyon'dan yazılı teyit aldık'

Egemen Bağış, Avrupa Komisyonu ile başlatılan 'Pozitif Gündem' sürecini hatırlatarak, 'Pozitif Gündem, asla müzakere sürecinin bir alternatifi değil, müzakere sürecinde Türkiye'yi daha da ileriye götürecek geçici bir köprü olarak değerlendirilmişti. Bu süreçte, sözüm ona bir AB üyesinin sözde dönem başkanlığında iflasını ilan etmesi, AB dönem başkanlığının mekanizmasının iflasla anılması bizim için değil, Avrupa Birliği için düşündürücü olmuştur ve biz bu süreçte, Pozitif Günem çalışma grubu toplantılarında 6. fasıl olan 'Şirketler Hukuku', 28. fasıl olan 'Tüketicinin ve Sağlığının Korunması' ve 32. fasıl olan 'Mali Kontrol' başlıklarında dört farklı kapanış kriterinin gerçekleştirildiğini Komisyon'dan yazılı olarak teyit almış bulunmaktayız' dedi.

Konuşmasında vize muafiyet müzakerelerine de değinen Egemen Bağış, 'Biz bu konuda bugün, masada her zamankinden daha haklıyız ve daha güçlüyüz. Önümüzdeki eşikleri aşmak için biz kararlı, ilkeli ve güçlü konumumuzu muhafaza ederek vatandaşlarımıza analarının ak sütü gibi helal olan vizesiz seyahatin önünü açmak için mücadelemizi sürdüreceğiz' ifadelerinde bulundu.

AB Bakanı, Komisyon'un 2012 Türkiye İlerleme Raporu'nda yöneltilen eleştirilerle ilgili olarak ise 'Münferit olaylardan yola çıkılarak genellemelere ulaşıldığında raporun objektifliğine gölge düşürüldüğünü üzülerek bildirdik' dedi.

© EurActiv 2007-2014. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics