Haber
Samsun'daki AK Parti Siyaset Akademisi toplantısına katılan Bağış, AB'nin Türkiye'de bir ortak heyecan olduğunu ifade etti. Bağış, şöyle devam etti: ''AB sadece benim meselem değil. AB sadece bizim partimizin bir meselesi de değil, AB konusu Türkiye'de iktidarıyla muhalefetiyle, kadınıyla, erkeğiyle, askeriyle, siviliyle hepimizin ortak heyecanı, ortak yarınlarıyla ilgili bir proje. Belki de AB birbirimizle ilgili ortak ve farklı ön yargıları şüpheleri, endişeleri gidermek için de çok önemli bir platform.''
AB sürecinin, Türkiye'nin Cumhuriyetin ilanından sonraki en önemli çağdaşlaşma projesi olduğunu söyleyen Bağış, AB'nin sadece belirli bir konuya odaklanan bir süreç olmadığına, açılacak fasılların içinde adaletten, demokrasiye, vergilendirmeden, çevreye, bilime kadar pek çok konunun yer aldığına işaret etti.
''Bu adeta 2. Tanzimat. Nasıl Tanzimat’ta devletin yapısı değişmeden devlet kurumları arasındaki görev dağılımı ve işleyişi değişti. Bunda da Türkiye içinde bir çok şeyin değiştiğini görüyoruz'' diyen Bağış, şunları kaydetti: ''Şöyle bir geriye dönüp baktığımız zaman AB süreci içinde Türkiye'de idam cezasının kalktığını, Devlet Güvenlik Mahkemesinin lağvedildiğini, TRT'nin yapısının değiştiğini, bir zamanlar insanların ''Kürdüm'' demekten korktukları ülkemizde devletin televizyonunda günde 24 saat Kürtçe yayın yapılabildiğini görüyoruz. Birçok konuda gelişmeler görebiliyoruz. Peki bu yayınlar oldu, Türkiye zayıfladı mı ?, Bir şey kaybetti mi ? Kesinlikle hayır. Çünkü bizim kendi vatandaşlarımızın, devletin kendisine aktarmak istediği doğru bilgiyi, gerçek haberi, iyi eğlence programını, eğitim programını anladığı dilde algılamaya başladı. Devletiyle barışmaya başladı.”
Bağış, bir zamanlar birbirleriyle savaşan ülkelerin bir araya getirdiği AB'nin ''Belki de dünyadaki en önemli barış projesi'' olduğunu ifade etti.
En önemli kazanım demokrasi
AB sürecinde Türkiye'nin en önemli kazanımının ''demokrasi'' olduğunun altını çizen Bağış, Türkiye'nin AB olmadan da yoluna devam edebileceğini ifade ederek, şöyle devam etti:
''Uzun vadede AB'nin Türkiye'ye olan ihtiyacı, Türkiye'nin AB'ye olan ihtiyacından çok daha fazladır. Biz bir 50 yıl üye olmadan geçirmişiz, inanın bana gerekirse bir 50 yıl daha geçiririz ve Türkiye dimdik ayakta kalır. Biz AB olmadan da yaparız, kendi kendimize de yaparız ama AB süreciyle ilerleyerek yaparsak biz ülke olarak, onlarla birlik olarak dünya barışı da kazanır. Çünkü AB dünya ve insanlık tarihinin en önemli barış projesidir Türkiye'nin üye olmasıyla da bu barış projesi taçlanır. Çünkü Türkiye'nin uyum sürecini yakından izleyen bir çok ülke, bir çok Müslüman nüfus, 1.5 milyarlık İslam alemi var.''
Kıbrıs’ta taviz yok
Kıbrıs konusuna da değinen Bağış, AB müzakereleri sürecinde Kıbrıs konusunda dik bir duruş sergilediklerini ve bu konuda taviz vermediklerini ifade etti.
Bağış, ''AK Parti Kıbrıs'ı sattı'' söylemlerinin de yanlış olduğunu vurgulayarak, ''AK Parti Kıbrıs'ta tek bir askerini çekmeden, bir karış toprak vermeden bütün dengeleri değiştirmiştir ve Kıbrıs konusundaki dik duruşumuz Türkiye Cumhuriyet tarihinin en dik duruşudur'' diye konuştu.










