Logo EurActiv.com.tr

Baykal: Doğan’a verilen ceza zulümdür Uluslararası Basın Enstitüsü: Ceza basın özgürlüğüne darbe

Bookmark and Share

09.09.2009
CHP Genel Başkanı, Hükümetin, Maliye üzerinden Doğan Grubu’na 3.7 milyarlık rekor ceza kesmesini sert biçimde eleştirdi. Baykal “Bu uygulamanın hedefi demokrasinin bizzat kendisidir” dedi. Cezaya Uluslararası Basın Enstitüsü ve Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn de tepki gösterdi.

Haber

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Doğan Grubu’na verilen rekor ceza ve Kürt açılımı konusunda Hükümeti eleştirdi.

Baykal'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

- Bu uygulamanın hedefi demokrasinin bizatihi kendisidir.

- Türkiye'deki iktidar yetkisinin her türlü insan hakları ve hukuk kaygısından nasıl uzak olduğunu uzun zamandır izliyoruz.

- İktidar bugüne kadar gerçekleştirdiği baskının ve zulmün toplumda yarattığı tepki karşısında vurdumduymaz tavrını devam ettiriyor.

- Milyarlarca dolarlık bir ceza uygulaması hiçbir tedbir anlayışına uygun değildir.

- Bu gidiş gidiş değildir, herkesi tutsak alma ve yıldırma çabasıdır.

- Demokrasi sözünün bu kadar sık telafuz edildiği bir ortamda bunların içinde bulunduğu çelişkiyti açıkça ortaya koymaktadır.

- Bu bir zulümdür. Bu bir korkunun sonucudur. Kendine güvenen insanlar bu yollara başvurmazlar. İktidardan uzaklaşmayı aklına yatıramayanlar böyle yöntemlere başvururlar.

- Bu konunun falan grubun meselesi, filan gazetenin meselesi olarak anlaşılması yanlıştır. Olay Türkiye'nin meselesidir. Türkiye'de bu olaya göz yumulamaz.

- Bu uygulamanın ortaya koyduğu tehdidi doğru anlamalı ve buna karşı tedbirlerini ortaya koymalı.

- Bu herkesin ortak sorunudur. El birliğiyle buna hayır dememiz lazım.

- O vergi denetmenleri kimlerdir? Onları kim seçmiştir? Böyle bir uygulamanın sorumluluğunu almak kolay değildir.

- Bu bir rejim sorunudur.

KÜRT AÇILIMI
- Türkiye’de bir süreden beri Hükümetin açılım tartışmalarını yaşıyoruz.

- Tablonun ne olduğuna bir kez daha birlikte bakmamız gerekir.

- Bir müzakere süreci yaşıyoruz.

- Bu müzakere sürecinin taraflarından birisi terörü ve silahı kullanan ve onarla destek veren çevrelerdir.

- Öte yandan müzakerenin öteki tarafı AKP iktidarıdır.

- Bugüne kadar AKP iktidarı bizden ne istediğini söyledi.

- Analarının gözyaşlarının dinmesi, silahın inmesi, Türk bayrağına tabutların gelmesine bir son vermek istediklerini söylüyorlar.

- Kiminle yapmak istiyorlar.

- Elinde silah olan çevrelerle.

- Terör merkezinin bekleyişi Türk milletini ayırmaktır.

- Onlar milli bütünlüğü ayrıştırmaya çalışıyorlar. Devleti ayrıştırmak sonraki aşamadır.

- Diyorlar ki anayasadaki millet tarifi değişsin

- Ne var? Kimi rahatsız ediyor bu?

- Neden Gürcüler, Arnavutlar rahatsız etmiyor? 

Uluslararası Basın Enstitüsü: "Doğan Grubuna ceza, basın özgürlüğüne darbe"

Viyana merkezli Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI) yaptığı açıklamada bu cezanın Doğan Yayın Holding’e bu yıl içinde verilen ikinci büyük ceza olduğu ve Holding'in kendi varlığının da üstünde bir meblağaya denk geldiği hatırlatıldı.

Doğan Yayın Holding'e verilen bu cezanın şirketin finansal durumunun ötesinde bir takım siyasi ve  kişisel sorunların yansıması olduğunu bildiren Enstitü, basın özgürlüğü açısından yaşananların büyük endişe yarattığını kaydetti. 

Açıklamada Doğan Grubu’nun, hükümet hakkındaki haberleri yüzünden Erdoğan’la arasının bozuk olduğuna yer verildi.

AB'den Doğan Grubu'na cezaya tepki: "Basın özgürlüğü üyelik şartı"

Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, Kopenhag Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmada düşünce, konuşma ve basın özgürlüklerinin açık ve demokratik toplumlarda temel değerler olduğunu söyledi.

Rehn, üyelik müzakerelerinde ilerlemenin aday ülkelerin temel özgürlükleri ve hukukun üstünlüğünü genişleten reformları yapmasına bağlı olduğunu ifade etti. Rehn, “Düşünce özgürlüğünün, konuşma özgürlüğünün ve basın özgürlüğünün her açık ve demokratik Avrupa toplumunda temel değerler olduğu konusunu Türkiye’ye her zaman açık bir şekilde ifade ettik. Bunlar AB üyeliği için kaçınılmaz şartlardır. Aynı şey dini özgürlükler, kadın hakları, azınlık hakları ve sendikal haklar için de geçerli” dedi. 

AB’nin koyduğu şartların işlediğini söyleyen Rehn, “Bu olmasaydı Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk özgür bir insan olmayabilirdi” ifadelerini kullandı.

Rehn, Türkiye ile Avrupa’nın uzun vadeli stratejik çıkarları paylaştığını da söyledi. 

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics