Logo EurActiv.com.tr
  • Hakkimizda
  • Haber Bülteni

Domuz gribinde son bomba! Erdoğan: Aşı olmayı düşünmüyorum!

Bookmark and Share
Tayyip Erdoğan Meclis'te.

03.11.2009
Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda Domuz gribi aşısı konusunda, Sağlık Bakanı'na katılmadığını belirterek, "Bu iş öyle cebren olmaz. İsteyen olur, istemeyen olmaz. Zaten bu konuda otoriteler de ikiye ayrılmış durumda." dedi. Erdoğan bir soru üzerine “Ben aşı olmayı düşünmüyorum” dedi.

TBMM  - AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, ''Türkiye'nin potansiyelini fark edemeyen, milletin arzu ve taleplerini göremeyen, dünyadaki değişimi izleyemeyen, yaşı geçmiş, heyecanı kaybolmuş, ufku daralmış siyaset anlayışının üzeri, 7 yıl önce 3 kasım seçimlerinde milletimiz tarafından çizilmiştir'' dedi

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya, AK Parti'nin 7 yıl önce bugün iktidara geldiğini hatırlatarak başladı.

Bugün; ülke, millet ve demokrasi için fevkalade önem arz eden bir yıldönümünü hep birlikte kutladıklarını ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

''Tam 7 yıl önce bugün, 3 Kasım 2002'de Türkiye tercihi yaptı ve AK Parti'yi tek başına iktidara taşıdı. 3 Kasım 2002 seçimleri, Türkiye için aziz milletimiz için yeni bir dönemin başlangıcı, bir dönüm noktası, demokratik tarihimizde adeta bir milat olmuştur. AK Parti'yi tek başına iktidara getirirken, koalisyon dönemlerine, istikrarsızlığa, güvensizliğe, öngörüsüzlüğe, belirsizliğe milletimiz son vermiş, güçlü, genç, dinamik, heyecanlı, coşkulu bir kadroyu iş başına getirmiş, 'Yeter söz de karar da milletindir' demiştir.

Aziz milletimiz, 3 Kasım seçimleriyle çözüm üretemeyen siyaset tarzına son vermiştir. Çağın gerisinde, dünya gerçeklerinin gerisinde, Türkiye gerçeklerinin gerisinde kalan siyasetçi profilini reddetmiş, tedavülden kaldırmış, Meclisin dışında bırakmıştır. Türkiye'nin potansiyelini fark edemeyen, milletin arzu ve taleplerini göremeyen, dünyadaki değişimi izleyemeyen, yaşı geçmiş, heyecanı kaybolmuş, ufku daralmış siyaset anlayışının üzeri, 7 yıl önce 3 Kasım seçimlerinde milletimiz tarafından çizilmiştir.

Bu seçimler; rakamsal, oransal sonuçların ötesinde bir iktidar değişiminin ötesinde, bir zihniyet devriminin iç politikada, dış politikada, ekonomide ve sosyal yaşamda bir dönüşümü de beraberinde getirmiştir.

AK Parti olarak siyaset etme tarzına kazandırdığımız yeni anlayış, Türkiye'nin bundan sonra asla eskisi gibi olmayacağını ortaya koymuştur.''

''KİRLİ SENARYOLAR"

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 7 yıl boyunca türlü badirelerle karşılaştıklarını bildirerek, ''Milletin bize teslim ettiği emaneti, milletimizin tercihlerini yok sayarak, bizden koparıp almak isteyenler oldu. Zaman geldi hukuk zorlandı, zaman geldi kirli senaryolar uygulandı, tahriklerle, komplolarla, çeşitli hilelerle, iftira ve ithamlarla partimiz yıpratılmak istendi'' dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, partisinin 7 yıllık iktidarı süresince, siyasete üslup, seviye, heyecan, dinamizm ve coşku kazandırdığını söyledi. 7 yıl boyunca çözümsüzlüğün, bir çözüm olmadığını, çözümsüzlüğünün bir siyaset tarzı olamayacağını parti kadrolarının ispat ettiğini anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:

''On yıllar boyunca konuşulan, tartışılan, Türkiye'ye kaynak ve vakit kaybettiren bütün bu meseleler bizim dönemimizde çözülmüş ya da çözüm yoluna girmiştir. Konuşulmasına, tartışılmasına dahi cesaret edilemeyen adeta tabu nice mesele, bu dönemde özgürce konuşulmuş, cesaretle çözüm sürecine sokulmuştur. Siyasetin, hukukun, demokrasinin önünün kapatan bir çok engel ortadan kaldırılmış, Türkiye, bir gerilimler ülkesinden bir istikrar ülkesine, özgürlükler ülkesine dönüşmeye başlamıştır.

Aziz milletimiz artık şunu çok net olarak görüyor: Türkiye'nin ufku, tarihinde hiç olmadığı kadar açıktır. Türkiye'nin itibarı yükselmiştir. Türkiye, güçlü demokrasisi ve güçlü ekonomisiyle hak ettiği, arzuladığı ve özlemini çektiği seviyelere uluşmaktadır.

3 Kasım 2002 seçiminin sonuçlarını AK Parti olarak doğru okuduk, doğru analiz ettik. Mesajları kavradık ve her şeyden önemlisi, milletimizin bize yüklediği emanetin ne kadar yüce, ne kadar kutsal olduğunun her an bilincinde olduk. Bu bilinç sayesindedir ki 3 Kasım sonrası gerçekleşen 3 seçimden de parti olarak, oylarımızı artırarak, birinci parti olarak milletimizin teveccühü kazandık. Demokrasi tarihimizde hiç bin siyasi partimize nasip olmayan başarılara aziz milletimizin güveni ve altını çizerek ifade ediyorum; hayır duaları sayesinde hamdolsun ulaştık.''

''TÜRLÜ BADİRELER''

Erdoğan, 7 yıl boyunca türlü badirelerle karşılaştıklarını bildirerek, ''Milletin bize teslim ettiği emaneti, milletimizin tercihlerini yok sayarak, bizden koparıp almak isteyenler oldu. Zaman geldi hukuk zorlandı. Zaman geldi kirli senaryolar uygulandı. Tahriklerle, komplolarla, çeşitli hilelerle, iftira ve ithamlarla partimiz yıpratılmak istendi'' diye konuştu.

Tüm bu girişimler karşısında soğukkanlılıklarını kaybetmediklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

''Sağduyumuzu kaybetmedik. Sabrımızı yitirmedik. Ancak, milletin tevdi ettiği emanete uzanan ellere karşı da boynumuzu eğmedik, taviz vermedik, diklenmeden dik durduk.

Şunu buradan bir kez daha Cumhuriyetimizin kuruluşunun 86. yıldönümü haftasında altını kalın çizgilerle çizerek ifade ediyorum: Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Türk milleti egemenliğini Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiç bir surette, hiç bir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiç bir kimse veya organ, kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz. Şunu da ifade etmek istiyorum: AK Parti var olduğu sürece, hiç bir hukuk dışı güç, hiç bir hukuk dışı örgütlenme, hiç bir çete, hiç bir mafyatik oluşum, milletin yetkisine, milletin emanetine el uzatamaz. Uzattığı anda karşısında hukuku bulur, uzattığı anda karşısında milleti bulur, uzattığı anda karşısında AK Parti'yi bulur. Biz var olduğumuz sürece, bu can bu tende var olduğu sürece hiç kimse Türkiye'yi farklı emellerini, kirli senaryolarını uygulama fırsatını elde edemez.''

Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin 2003-2008 arasında  ortalama yüzde 6 oranında büyüme kaydettiğini hatırlatarak, 2002 yılında Türkiye'nin bu konuda 26. sırada olduğunu söyledi. Türkiye'nin bugün 17. sıraya çıktığını vurgulayan Erdoğan, olağanüstü bir aksilik olmazsa yıl sonu itibariyle Türkiye'nin 16. sıraya yükseleceğini açıkladı.

Gayri safi yurt içi hasıladaki artışlara da dikkat çeken Başbakan Erdoğan, ihracat rakamlarının 132 milyar dolar seviyesine yükseldiğini anlattı. Kürsel krize rağmen Türkiye ekonomisinin savrulmadığını, sarsılmadığını, dengelerini koruyarak dimdik ayakta kaldığını kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Böyle bir Türkiye'den kim rahatsızlık duyabilir? Türkiye'nin büyümesinden, ilerlemesinden, kalkınmasından kim, neden rahatsızlık duyabilir? Türkiye'nin bu kutlu yürüyüşünü kim neden ve nasıl akamete (kesintiye) uğratmaya niyetlenebilir? Türkiye'nin büyümesini, kalkınması, yücelmesini engellemeye çalışmak, nasıl olur da vatan, millet, ülke sevgisiyle izah edilebilir? Kirli senaryolar yazanlar, kirli oyunları uygulamaya çalışanlar, nasıl olur da bu ülkeyi ve bu milleti sevdiklerini iddia edebilir? Buna izin vermedik, vermiyoruz, vermeyeceğiz. 7 yıl boyunca milletimizin emanetini yere düşürmedik.

Biz hayal üretmiyoruz, hedeflerimize emin adımlarla yürüyoruz. Buyurun, çok açık net konuşuyoruz. Enflasyon, bir canavardı. Yüzde 30'daydı, şu anda yüzde 5,3.''

Başbakan Erdoğan, 2002 yılında önce iktidar olan koalisyon ortağı DSP, MHP ve ANAP'ın uyguladığı politikaları eleştirerek, ''Bu ülkede karşılıksız paraları siz bastınız, siz... Önce bunun hesabını millete verin. Beyefendilerin döneminde gecelik faizlerin yüzde 7 bin 500'e çıktığını gördük. Bunu MHP yaşatmadı mı, DSP yaşatmadı mı, ANAP yaşatmadı mı bu ülkeye? 3,5 yıl bu ülke bunu yaşadı, onların bedelini ödüyoruz biz şu anda'' diye konuştu.

Erdoğan, milletten yaşananları unutmamasını isteyerek, ödenen bedelleri hatırlattı. 

DEMOKRATİK AÇILIM
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokratik açılımda sonuna kadar gideceklerini ifade ederek, ''Ülkenin hassasiyetlerini hiçe sayanları, bu sürecin üzerine gölge düşürmek isteyenleri, aklı selime davet ediyorum. Bu süreç aynı zamanda ak ile karanın da ortaya çıkacağı bir süreçtir'' dedi.

Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, demokratik açılım sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.

''Geriye dönüşleri şova dönüştürenleri, ben sil baştan derken, geriye dönüşler noktasındaki düşüncemi söyledim. Demokratik açılım sürecini değil'' diyen Erdoğan, demokratik açılımda sonuna kadar gideceklerini bildirdi.

Bunun, milli benlik, birlik, beraberlik, kardeşlik projesi olduğunu, bundan tavizin olmadığını belirten Erdoğan, ancak geriye dönüşü şova dönüştürme gayreti içerisinde olunacaksa, buna müsaade edemeyeceklerini bildirdi. Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Tıpkı, Avrupa'dan dönüşü durduğumuz gibi... Niye; aldığımız istihbarat bize onu gösteriyor. Biz, birilerinin emriyle buraya gelen değil, ya 221. maddeden istifadeyle, demokratik açılım sürecinden istifadeyle, silaha bulaşmamış, silahı elinden bırakan varsa, 'buyur gelsin' diyoruz. Zaten 221. maddede her şey açık ve net. Bu noktada söylüyoruz. Çünkü biz barıştan, hoşgörüden yanayız da onun için. Onları, terörist olarak görmüyoruz, görmek istemiyoruz. Varsa, zaten karşılığını bulacaktır. Bu da bir gerçektir.

 Ülkenin hassasiyetlerini hiçe sayanları, bu sürecin üzerine gölge düşürmek isteyenleri,  sorumlu, sağduyulu davranmaya, aklı selime davet ediyorum. Bu süreç aynı zamanda ak ile karanın da ortaya çıkacağı bir süreçtir. Bu süreç, büyük Türkiye özlemi içinde olanlar ile Türkiye'yi zaafa uğratmak ve bundan kendilerine çıkar sağlamak isteyen, bir avuç istismarcının apaçık ortaya çıkacağı süreçtir.''

AŞI OLMAYACAĞIM
Başbakan Erdoğan, partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda Domuz gribi aşısı konusunda, Sağlık Bakanı'na katılmadığını belirterek; "Bu iş öyle cebren olmaz. İsteyen olur, istemeyen olmaz. Zaten bu konuda oteriteler de ikiye ayrılmış durumda." dedi.  

Başbakan'ın bu sözleri bomba gibi düşerken grup toplantısının ardından hurriyet.com.tr'nin "Sayın Başbakan, siz aşı olacak mısınız?" sorusuna karşılık; "Ben aşı olmayı düşünmüyorum." yanıtını verdi.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics