Logo EurActiv.com.tr

EU JOBS

more offers »

Erdoğan: 'AB'nin güçsüz düşmesi geniş bir coğrafyayı olumsuz etkiler'

Bookmark and Share

14.09.2012
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ortadoğu'daki dönüşüm sürecinde Avrupa Birliği'nin güçlü kalması ve bölgedeki pozitif etkisini sürdürmesi gerektiğini belirterek, 'Aksi yöndeki bir senaryo çok geniş bir coğrafyayı olumsuz etkiler' dedi. Erdoğan, '50 yıldır kapıdayız, hala AB'ye üye değiliz' diyerek sitemde de bulundu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ukrayna'ya bağlı Kırım Özerk Bölgesi'nde gerçekleşen 'Yalta Avrupa Stratejisi, Dokuzuncu Yalta Yıllık Toplantısı'nda yaptığı konuşmada Türkiye'nin AB üyelik süreci ve son dönemde Avrupa'da artan ırkçı eylemlere ilişkin açıklamalar yaptı.

Ortadoğu'nun önemli olaylara şahit olduğu bir süreçte AB'nin güçlü kalmasının ve olumlu anlamdaki dönüştürücü etkisini muhafaza etmesinin büyük önem taşıdığını belirten Erdoğan, AB'ye yönelik eleştiride de bulundu.

Türkiye olarak üyelik yolunda kapsamlı bir entegrasyon ilişkisi içinde bulundukları AB'nin ekonomik krizi bir an evvel atlatmasını dilediklerini ifade eden Erdoğan, 'Tabii şunu da söylemem lazım. 50 yıldır kapıdayız, hala AB'ye üye değiliz. Hala AB'nin müzakereci bir ülkesiyiz. Böyle bir konumdayken bu temennilerimi belirtiyorum. Aksi yöndeki bir senaryo Türkiye ve Ukrayna dahil çok geniş bir coğrafyayı olumsuz etkileyecektir' dedi. 

Avrupa'da artan aşırı sağcı eylemleri de değerlendiren Erdoğan, AB'nin derinleşen ekonomik krizin etkisiyle içine kapanması ve umutsuzluğa düşmesi halinde ekonomik sorunları istismar eden aşırı sağ çevrelerin bundan faydalanacağını belirtti.

'Ekonomik krizin İslamofobi dahil dünya barışı için tehlikeli eğilimleri körüklemesi de güçlü bir ihtimal olarak karşımızda duruyor' diyen Erdoğan, Norveç ve Almanya'da yaşanan ırkçı saldırıların bunun işaretçisi olduğunu kaydetti. Erdoğan, şunları söyledi:

'Avrupa genelinde aşırı sağcı hareketlerde büyük artış gözlendiği ve ırkçılığın bu defa Müslümanları hedefe koyacak şekilde Avrupa'da hortladığını endişe ile gözlemliyoruz. Irkçılıkla mücadele, günümüzde Avrupa'nın temel önceliklerinden biri haline gelmiştir.

Bu doğrultuda Avrupa kendisini bugünlere getiren evrensel değerlere daha sıkı sarılmalı, uzun yıllar boyunca bu yönde kat edilen mesafeyi heba etmemelidir. Çeşitlilik içinde birliktelik ideali bir klişe olarak kalmamalı, gerçek anlamda uygulamaya geçirilmelidir. Bunun için kültürel, dini veya etnik temelli ayrımcılıklar reddedilmeli, Avrupa'ya tarihindeki en karanlık dönemleri yaşatan ırkçılık virüsünün yeniden güçlenmesine izin verilmemelidir. Türkiye olarak Avrupalı dostlarımıza bunu ısrarla hatırlatmaya devam edeceğiz.'

© EurActiv 2007-2014. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics