Haber:
Başbakan Erdoğan, AKP genel merkezindeki ''Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı''nın açılışında konuştu.
Erdoğan, Türkiye'nin gelişmesini, özgürleşmesini, refaha kavuşmasını, AB'ye girmesini istemeyen çevrelerin olabileceğini söyledi.
Erdoğan, bazılarının cumhuriyetin 100. yılında Türkiye'yi güçlü şekilde görmeyi amaçlamamış olabileceğini,hukuk devletinin çetelenden arınmasını önemsemeyebileceğini belirtti.
Erdoğan, şöyle dedi:
"Ama biz geriye doğru bir tek adım atmayacağız. Sorumlu siyaset yapacağız. Yaptıklarımızı ve yapamadıklarımızı halkımız değerlendiriyor. Odaklandığımız tek yer burasıdır. Millet adına siyaset yapıyoruz. Bu yola böyle çıktık. 5 yılı aşkın icraatlarımızla kimse zümre, bölge, mezhep siyaseti güttüğümüzü söyleyemez. Tek bir ferdin kanaati bile bizim için önemlidir. Önce siz Türkiye'nin partisi olun ondan sonra konuşun."
"SEÇKİNCİ KESİM HALKI ÖTELEMEYE ÇALIŞIYOR"
"Seçkinci kesimin halkı ötelemeye çalıştığını savunan Başbakan Erdoğan, bu çeverelerin "irade bizimdir diyerek" halkı yok saydığını dile getirdi.
Egemenlik kayıtsız şartsız millette olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, bazılarının bunu görmezden geldiğini belirtti.
Bu yaklaşımı hiç bir zaman doğru bulmadıklarını anlatan Erdoğan, "aslolan ilkeli siyasettir. Doğrular, hak ve özgürlükle adamına göre değildir. Sayın Baykal söyleyince doğru CHP yapınca doğru. Başkası yapınca yanlış. Yok böyle bir şey. Bu özel himayedir. Ayrıcalıktır. Bunu ne hukuka ne demokrasiye sığdırmak mümkün değildir." ifadesine yer verdi.
AİDİYET DUYGULARI
Erdoğan şunları söyledi:
"İstisnasız herkesin aidiyet duygularını benimsemek zorundayız. Bunlar şımardı. yoldan çıktı iftirası atılıyor. Biz aynı yerdeyiz. Halk ile aramıza mesafe koymayacağız. Biz halkımızın başını eydirmeyeceğiz. Halk, hukuk devletinin nasıl işlediğini gördü. Halkın bize desteği çığ gibi büyüdü. Bizim hedefimiz demokrasinin çıtasını yükseltmektir. Özgürlük anlayışımız başkalarının özgürlüğünü de garantiler. Meclisteki hiç bir partiye haksızlık yapılmasını kabul edemeyiz."
"DEMOKRASİNİN ÇITASINI YÜKSELTECEĞİZ"
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Biz demokrasinin çıtasını, hukuk devletinin çıtasını yükseltmeye devam edeceğiz. Bizim özgürlük anlayışımız başkalarının özgürlüğünü de güvenceye almak demektir. Birimizin özgür olmadığı yerde hiçbirimiz özgür olamayız. Bu kavram herkes için geçerli olduğunda güzel olur. TBMM'de milleti temsil eden hiçbir parti ya da kişiye sırtımızı dönemeyiz.
DTP'NİN KAPATILMASI
Siyasi alanı ancak millet belirler. Baykal diyor ki 'Başbakan, DTP'ye dava açıldığında 'Yargıya intikal etmiş bir konuda konuşmam' dedi. Ben bu beyanatı Çek Cumhuriyeti gezisinden dönerken uçakta verdim. Ve dedim ki önce bir görelim, iddianameyi görmeden konuşmak olmaz. Parlamentoya seçimle gelmiş vekilleri parlamento dışına atmak doğru olmaz. Dağa çıkarlar demiştim.'
Hatta "Sayın Baykal ile aynı çatı altında siyaset yaptıktan sonra dağa çıkan da yok mudur?' diye sormuştum. AKP olarak bizim anlayışımız demokratik sistem içerisinde, anayasaya uyan her oluşumu siyasetin içersinde tutmak olmuştur.
BAYKAL-TÜRBAN-"SENİN DE OLUR"
Baykal, diyordu ki türban düzenlemesi önemli siyasi gelişmelere yol açacaktır. Baykal'a soruyorum o gün bir bildiği mi vardı? Sayın Baykal, siyaset arenasında bileğini bükemediği AKP'yi alt etmek için böyle yöntemlerden mi medet umuyor. Bunlarla uğraşacağınıza siz de hizmet edin. Siz de milletler bütünleşin. Millet size zaten şu mesajı veriyor: Kıskanmay ne olur, çalış senin de olur.
"İŞ FAKÜLTE DEKANLARINA MI DÜŞTÜ?"
Bakıyorum fakülte dekanları da bildiri yayınlıyor. Ne güzel! Demek iş size düştü. Ak Parti iktidarını bu şekilde sürdürmeye devam edecektir, kimsenin şüphesi olmasın. Bir şiddet eğiliminin içinde Ak Parti'yi göremezsiniz. En geniş anlamıyla demokratik mücadele neyse Ak Parti bunu yapmanın derdindeir. 16 milyon 500 bin seçmen ifadesini bunun için kullanıyorum. Bu millet sahipsiz değildir.
"TÜRKİYE KAZANACAKSA BİZ KAYBETMEYE HAZIRIZ"
İçten içe sevinç çığlıkları atan muhalifylerimiz bile gizleyemiyorlar duygularını, rahat ve açıkça savunulamayacak bir haksızlığı örtbas etmek için çırpınıyorlar. Eğer Türkiye kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız. Ama bunun böyle olmadığı
gizli gizli sevinenlerin mahcubiyetinden anlaşılıyor. Kaç gün sonra konuşmaya başladıklarına ne söylediklerine bakın açıkça görürsünüz." (Euractiv.com.tr)











