Logo EurActiv.com.tr

Erdoğan: 'Fransa'daki yasa Avrupa'da yükselen ırkçılığın tezahürü'

Bookmark and Share

02.02.2012
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında yaptığı konuşmada, Fransa'da iptali için Anayasa Konseyi'ne başvurulan 'soykırımı inkar yasasıyla' ilgili açıklamalarda bulundu. Bu yasanın bir Türkiye - Fransa meselesi değil, Avrupa Birliği meselesi olduğunu söyleyen Erdoğan, 'Avrupalı dostlarımızı uyarıyorum, bu Avrupa'daki ırkçılığın sinsi yükselişinin tezahürüdür' şeklinde konuştu.

Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Bu yasa ile bazı siyasetçiler seçimlerde oy kazanmanın peşine düştü. Bir yandan Ermenilerin hisleri istismar ediliyor, bir yandan Türkiye ile kavga ediyorum görüntüsü vermeye çalışıyorlar.

Fransa'da, fikir ve ifade özgürlüğünün kısıtlanmasına yönelik, ırkçı ve ayrılıkçı bu yasa, iki ülke ilişkilerinde olduğu kadar, Fransa'nın kendi değerlerinde de tamiri zor yaralar açacaktı. İnanıyor ve umuyorum ki Fransa Anayasa Konseyi de sağduyulu davranacak, Fransa değerlerine, Avrupa Birliği ilkelerine ters düşmeyecek, vicdanları kanatmayacak bir sonuca varacaktır.

Bu yasanın altında, bu yasayı çıkaran tavrın ve hissiyatın altında, reddi mümkün olmayan bir ırkçı yaklaşım, bir ırkçı zihniyet vardır. Dolayısıyla bu bir Türkiye - Fransa meselesi değil, bir Avrupa meselesi, Avrupa Birliği meselesidir. Biz, sinsice yükselen ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslamofobi karşısında boynumuzu bükecek bir ülke değiliz.

Buradan Avrupalı dostlarımızı samimi bir şekilde uyarıyorum; bu yasa, Avrupa'da ırkçılığın sinsi yükselişinin tezahürüdür.

MHP DE DERSİM'DEN RAHATSIZ
MHP, Dersim konusunun açılmasından CHP kadar rahatsız oluyor. İçkale'de toprağın altından kemiklerin çıkmasından bile rahatsız oluyor. Ellerine fırsat geçtiğinde meseleleri sümen altı ediyordu. Şimdi de toprak altı yapmanın mücadelesindeler. Artık kirli çamaşırlar ortaya çıkıyor. Biz Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkarmak için gayretle koşturuyoruz
Dersim ağır faturalardan biridir. 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat bu zihniyetin eseridir. Faili meçhullerden, derin yapılardan, mafyatik örgütlenmelere kadar bu çarpık zihniyet yatıyor. Biz Dersim dediğimiz zaman CHP Genel Başkanı, bize teşekkür eden Diyarbakır örgütünü görevden aldı.
 
'ATEİST NESİL Mİ YETİŞTİRMEMİZİ İSTİYORSUN?'
Benim dünkü konuşmamdan 'Tükiye'yi dindarlar, dinsizler' diye ayırdığını söylüyor. Önce şu kulakların duymaya alışsın... Benim ifademde dindarlar, dinsizler diye bir ifade yok. Dindar bir gençlik yetiştirme var. Bunu yine söylüyorum, bunun arkasındayım. Sayın Kılıçdaroğlu, sen bizden, muhafazakar demokrat parti kimliği sahibi Ak Parti'den, ateist bir nesil yetiştirmemizi mi bekliyorsun? O belki senin işin olabilir, senin amacın olabilir. Ama bizim böyle bir amacımız yok. Biz muhafazakar ve demokrat, milletinin, vatanının değerlerine, ilkelerine, tarihten gelen ilkelerine sahip çıkan bir nesil yetiştireceğiz. Bunun için çalışıyoruz.
 
YARGI SİZİN MİLİTANLARINIZDAN ARINIYOR
Yargı sizin militanlarınızdan, sizin militan zihniyetlerinizden arınıyor sayın Kılıçdaroğlu. 1994'de Mehmet Moğoltay'ın 'Yargıya kendi yandaşlarımı değil de MHP'lileri mi alacağım' dediğini hatırlamıyorsunuz, şu anda CHP Grup Başkanvekili olan hanımefendi 'YARSAV'ın militanı olacak adam lazım bize' diyor. Kılıçdaroğlu mercek altındasın. Aldığın nefes bile milletim tarafından takip ediliyor. 12 Eylül 2010'da militan yargı dönemi sona erdi.
 
KILIÇDAROĞLU TÜRKİYE'Yİ KÖTÜLÜYOR
İçerde olan gazeteciler gazetecilik mesleğinden dolayı içerde değil. Öyle zanlılar var ki, bizzat terör eyleminin içinde bulunmuşlar. Türkiye'nin ana muhalefet partisinin genel başkanı da gittiği her ülkede, görüştüğü her yabancıya ülkesini kötülüyor. Ülkesinde gazetecilerin tutuklu olduğunu iddia ediyor. Orada da buna pek inanmıyorlar. Böyle bir ana muhalefeti Türkiye hiç görmemişti. Kılıçdaroğlu sayesinde bunu da gördü.
 
'PAUL AUSTER İSRAİL'E GİDİYOR AMA...'
Geçenlerde yazar Paul Auster bir Türk gazetesine röportaj verdi. Türkiye’yi antidemokratik bulduğu için gelmiyormuş.
Hapiste yatan gazeteciler yüzünden Türkiye'ye gelmiyorum. Çin’e de gitmiyorum. Aman! Biz sana çok muhtacız. Gelsen ne olur gelmesen ne olur. Türkiye irtifa mı kaybeder? Kılıçdaroğlu da sahip çıkıyor. ‘Onun gördüğünü bazıları görmüyor’ diyor. Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.

Bu yazar en son 2010'da İsrail'e gitmiş. Güya İsrail demokrat, laik, insan hak ve hürriyetlerinin sınırsız olduğu bir ülke. Sen ne cahil bir adamsın. İsrail tam bir din devleti. Gazze'de bombalar yağdıran bunlar değil mi? Bizdeki Kılıçdaroğlu görmezse onlar da görmez. Nasıl oluyorsa İsrail'deki hak ihlallerini görmüyor. Bu yılki yazarlar konferansına da Auster ile Kılıçdaroğlu birlikte gider.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics