Logo EurActiv.com.tr

Ergenekon'da 10. dalga şoku

Bookmark and Share

08.01.2009
Ergenekon’un son dalgasında, 28 Şubat’ın önemli figürleri de dahil olmak üzere ’şok isimler’ gözaltına alındı.

Haber

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında aralarında Prof. Dr. Yalçın Küçük, eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, eski Genelkurmay Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel ve eski MGK Genel Sekreteri emekli Orgeneral Tuncer Kılınç'ın da bulunduğu 30'un üzerinde kişi sabah erken saatlerde terörle mücadele ekipleri tarafından gözaltına alındı.

Ergenekon soruşturması kapsamında dün başlayan 10. dalga, 28 Şubat hesaplaşmasına döndüğü yorumlarına neden oluyor.

Türkiye’de yeniden şaşırtan isimleri gündeme getiren yeni gözaltı dalgasının Ankara ayağında, 28 Şubat’ın önemli isimlerinden Milli Güvenlik Kurulu (MGK) eski Genel Sekreteri Emekli Orgeneral Tuncer Kılınç, Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşaviri emekli Tümgeneral Erdal Şenel ve eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz gözaltına alındı. Ayrıca Yarbay Mustafa Dönmez, eski YÖK Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, Prof. Dr. Yalçın Küçük ile eski Özel Harekát Daire Başkanı İbrahim Şahin ve kardeşi Erdal Şahin ile Bağımsız Cumhuriyet Partisi (BCP) Genel Bakan Yardımcısı ve gazeteci Engin Aydın de gözaltına alınan diğer isimler oldu.

Kanadoğlu'na gözaltı

Kamuoyunda en fazla Sabih Kanadoğlu ile ilgili gelişme dikkate değer bulundu. Yargıtay Onursal Başsavcısı Sabih Kanadoğlu’nun Ankara ve Balıkesir’deki evleri arandı.

''Ergenekon'' soruşturması kapsamında evinde arama yapılan Yargıtay Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu, ''Türkiye hiçbir zaman, hiçbir dinci diktanın ve akla gelebilecek her türlü diktanın yerleşemeyeceği özgür bir ülke olarak kalacaktır'' dedi.

Kanadoğlu, evinin önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, ''hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ilkelerinin Türkiye'de egemen olması için yaklaşık 50 yıl gayret sarf ettiğini'' söyledi.

'Hiçbir korkuya ve yılgınlığa kapılmadan ömrü boyunca Mustafa Kemal Atatürk Milliyetçiliği ile ülkenin ve milletin bölünmez bütünlüğünün yanında olacağını'' ifade eden Kanadoğlu, ''Türkiye'nin sonsuza kadar laik, demokratik, sosyal bir hukuk devleti olarak kalacağını'' vurguladı.

Kanadoğlu, ''arama gerekçesi olarak neyi gösterdiler'' sorusuna, ''Tabii arama dayanağı Cumhuriyet Gazetesini bombalamak, Danıştay saldırısını planlamak... Tabii insanı rencide eden, üzen, kıran bu suçlamadır, ama inanıyorum yargı kendi başına bırakıldığı sürece bu sorunu çözecektir. Eğer dışardan müdahale edilmez ise yargı kendine yardım edecektir. Bir silah olarak kullanılabilecek bir organ olarak görülüyorsa, bu şekilde düşünenler şunu bilmelidir ki Türkiye hiçbir zaman hiçbir dinci diktanın ve akla gelebilecek her türlü diktanın yerleşemeyeceği özgür bir ülke olarak kalacaktır'' yanıtını verdi.

Baykal'dan sert açıklama

Gözaltına alınmalara ilişkin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'dan da sert açıklamalar geldi

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon soruşturması kapsamındaki son gözaltıları, "Bu bir intikam ve siyasi hesaplaşma operasyonudur" sözleriyle değerlendirdi.

Baykal, Humeyni ve Hitler örneği de vererek, "Rejim değişikliği yaşanan ülkelerde, rejim değişikliği dönemlerinde böyle tablolarla karşı karşıya kalınır. Humeyni öncesi Humeyni sonrası, Hitler öncesi Hitler sonrası tablolarda birden bire toplumun değerler sistemi, toplumun temel değerleri, ilkeleri, saygın insanları yer değiştirirler. Yine böyle bir manzara ile karşı karşıyayız" dedi.

Partisinin Merkez Yönetim Kurulu toplantısının ardından CHP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen CHP lideri Baykal, Ergenekon soruşturması kapsamında bugünkü gözaltıları değerlendirdi. Türkiye'nin tarihi bir virajı döndüğünü belirten Baykal, yaşanmakta olan olayların yeni bir aşamayı da beraberinde getirdiğini kaydetti. Türkiye'yi sistematik bir biçimde tarihi doğrultusundan, çizgisinden çıkarmaya yönelik bu uygulamanın, aşama aşama daha ileri bir noktaya doğru taşındığını savunan Baykal, şunları söyledi:

"Karşı karşıya bulunduğumuz durum bizi hukuki bir davayla değil siyasi bir davayla karşı karşıya bulunduğumuz gerçeğiyle yüzleştiriyor. Bu tespiti bu sürecin ilk başladığı günlerde ifade ettim. Önümüzdeki tablonun hukuki bir dava değil siyasi bir davayı ortaya koyduğunu söylemiştim. Bugün geldiğimiz noktada bu teşhisin çok yerinde olduğu ortaya çıkmıştır. Artık hukuki değil siyasi bir süreçle karşı karşıyayız. Bu davada yasanın uygulanmasının gerekleri değil, yasayı kullanarak belli bir siyasi
hesaplaşmanın yöntemi uygulanmaktadır. Böyle bir sistematik tablo ile hiçbir demokratik hukuk devletinde karşı karşıya gelemezsiniz. Hiçbir demokraside, hiçbir hukuk devletinde böyle manzaralar ortaya çıkmaz. Çok açıktır ki ancak rejim değişikliği yaşanan ülkelerde, rejim değişikliği dönemlerinde böyle tablolarla karşı karşıya kalınır. Humeyni öncesi Humeyni sonrası, Hitler öncesi Hitler sonrası tablolarda birden bire toplumun değerler sistemi, toplumun temel değerleri, ilkeleri, saygın insanları yer değiştirirler. Yine böyle bir manzara ile karşı karşıyayız."

 Baykal'a Ergenekon eleştirisi

 AK Parti Grup Başkanvekilleri Nihat Ergün ve Bekir Bozdağ, Ergenekon soruşturması kapsamındaki son gözaltılara ilişkin, TBMM'de ortak bir basın toplantısı düzenledi ve açıklamalarından dolayı Deniz Baykal'ı eleştirdi.

CHP lideri Baykal’ın yargıyı tehdit ettiğini ileri süren Nihat Ergün, “Baykal’ın toplumun bazı kesimlerini tahrik eden açıklamaları yanlış. Yargıyı tehdit etmeyin, şantaj yapmayın, kimse sizi gizlice dinlemiyor. Baykal nasıl bir cumhuriyet hayal etmekte bunu açıklasın. Sizi paniğe sevk eden ne, Ergenekon virüsünün size bulaşmasından mı rahatsız oluyorsunuz? Cumhuriyet belgeseli için ayırdığınız paranın başka filmler çevirmiş olmaya harcanmış olmasından korkuyorsunuz. Ergenekon zanlısı kaçak olan biriyle görüşme yaptığınız için korkuyorsunuz. Böyle ise gidiş iyi değil” diye konuştu.

İstanbul Barosu'ndan Ergenekon'a sert tepki

 

İstanbul Baro Başkanı Muammer Aydın da, Ergenekon operasyonuna sert tepki gösterdi. Aydın ucu açık olarak yıllardır yapılan soruşturmanın hukuk adına aydınları ve avukatları endişeye sevk ettiğini belirtti. Ankara Barosu da yaptığı açıklama ile hukuk devletinde suç işleyen herkese dokunulacağını ancak dokunma biçiminin yasalarca belirlendiğini belirtti.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics