İstanbul'daki AB Genel Sekreterliği binası AP'de tartışma yarattı.
Bina eskiden bir Rum Vakfı'na aitti ve kamulaştırılmiştı.
Avrupa Parlamentosu’nun Avusturya kökenli Bağımsız üyesi Hans-Peter Martin, AB Komisyonu’nun yanıtlaması istemiyle AP Başkanlığı’na verdiği yazılı soru önergesinde, İstanbul’da bir Rum vakfına ait olan binanın kamulaştırıldığı, daha sora da AB Genel Sekreterliği’nin kullanımına ayrıldığı yönündeki iddialara değindi.
Martin önergesinde, “Bazı gazete haberlerine göre Türkiye AB İlişkileri Genel Sekreterliği, İstanbul’daki Hıristiyan azınlıktan kamulaştırılan bir binada ofis açmıştır. Ortodoks cemaati tarafından bu kamulaştırmaya karşı açılan bir dava devam ediyor. Bir diğer aşama Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru olabilir. Komisyon’un bu kamulaştırma karşısındaki konumu ne?” dedi. Avusturyalı parlamenter bu hareketlerin Türkiye’nin AB ile yaptığı katılım müzakerelerini etkileyip etkilemeyeceğini de sordu.
-GENEL SEKRETERLİĞİN HABERİ YOKTU-
AB Komisyonu’nun Genişlemeden ve Komşuluk İlişkilerinden Sorumlu Üyesi Stefan Füle ise soru önergesine yanıtında, söz konusu mülkün daha önce Rum Ortodoks Vakfı tarafından kullanıldığının anlaşıldığını, binanın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne 1999 yılında verilmesinden önce okul olarak değerlendirildiğini bildirdi. Binanın mülkiyeti konusuyla ilgili davanın temyiz aşamasında olduğunu belirten Füle, “Türkiye’de AB ile katılım müzakerelerini yürütmekten sorumlu olan AB Genel Sekreterliği’nin temsilcileri, mülkiyeti bağlamında binanın geçmişinden haberleri olmadığını belirtmişler ve bunu Patrikliğe açıklamışlardır. AB Genel Sekreterliği’nin tüm ilgili yasal gelişmeleri yakından izleyeceği ve mahkeme kararlarının acilen yerine getirilmesini taahhüt ettiği anlaşılmıştır” dedi.
-KAMULAŞTIRMA-SEKRETERLİK OFİSİ ARASINDAKİ MACERA-
1985 yılında, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından AB Genel Sekreterliği’ne tahsis edilen binanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından kamulaştırılması için işlem başlatılmıştı. Bina o zaman bir Rum Vakfı’na ait idi. Söz konusu bina Boğaziçi İmar Planı’nda “Kuruçeşme Ortaköy sahil şeridinde park, yeşil alan” olarak öngörüldüğü gerekçesiyle kamulaştırılmıştı.
Kamulaştırma kararının ardından Belediye, taşınmazın, park, yeşil alan, gezi ve oturma alanlarına tahsis edilmesi için İstanbul Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’na başvurmuş, ancak Kurul, 1994’te, taşınmazın “II.grup eski eser olarak yıkılmadan restore edilmesi ve bahçesiyle birlikte aynen muhafazası” yönünde karar almıştı.
Açılan davanın Rum Vakfı aleyhine sonuçlanması üzerine karar Yargıtay’da temyiz edildi. Yargıtay süreci devam ediyor.
Başmüzakereci Egemen Bağış ve ekibinin binanın hukuki sürecinden son anda haberdar olduğu ve bu sorunu nihai mahkeme kararlarına sadık kalarak hukuk çerçevesinde çözecekleri yönünde taahhütte bulunduğu daha önce de açıklanmıştı. Bağış bir bakanlık yetkilisini de Fener Rum Patriği Bartholomeos’la görüşmesi için görevlendirmişti. 









