Logo EurActiv.com.tr
  • Hakkimizda
  • Haber Bülteni

Hisarcıklıoğlu: "AB müzakere süreci katılımcı bir anlayışa sahip olmalı"

Bookmark and Share

17.04.2009
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile EUROCHAMBRES işbirliğinde, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinde, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve EUROCHAMBRES Genel Sekreteri Arnaldo Abruzzini’nin katılımıyla, “İş Dünyasının AB Katılım Sürecine Hazırlanması: TOBB ve EUROCHAMBRES işbirliğinde Türk Oda ve Borsalarının AB bilgi ve deneyimlerinin arttırılması” konulu bir toplantı düzenlendi.

Haber

Toplantı ile TOBB ve EUROCHAMBRES işbirliğinde yürütülmekte olan, “AB-Türkiye Oda Forumu” projesi kapsamında bir eğitim faaliyeti başlatıldı. Aynı zamanda da yine TOBB-EUROCHAMBRES işbirliğinde yürütülen, “Odaların Müktesebat Uyumu ve İş Etiği Konusunda Destekleri” konulu CASE projesine iştirak eden firmalara sertifikaları verildi.

Toplantıda konuşan TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “katılım müzakereleri iş dünyası için yeni yatırım anlamına gelecek, çok sayıda teknik düzenlemeyi kapsamaktadır. Müzakere sürecinin örgütlenme yapısı, katılımcı bir anlayışla gözden geçirilmelidir. Elini taşın altına koyanların sürecin içinde olmaları gerekir” dedi.

TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun konuşması şöyle: 

“Avrupa Birliği Türkiye Oda Forumu projesinin iki boyutu vardır. İlki oda ve borsalarımızda kapasite inşasına katkı sağlamak; ikincisi de oda ve borsalarımız aracılığıyla Türkiye-Avrupa Birliği sivil toplum diyaloguna katkı sağlamaktır. Proje kapsamında, Türkiye ve AB üyesi ülkelerin odaları arasında 22 eşleştirme projesi başlatıldı. Eşleştirmelerden bazı örnekleri sizinle paylaşmak istiyorum.

Bingöl Ticaret ve Sanayi Odası, Liverpool Ticaret ve Sanayi Odası ile eşleşti. Kadın ve genç girişimciliği konusunda birlikte proje yürütüyorlar. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası, Yunanistan’dan Drama Ticaret ve Sanayi Odası ile eşleşti. Bu ortaklığın konusu ise kadın girişimciliğinin desteklenmesi olarak seçildi. Eskişehir Sanayi Odası, Stuttgart Ticaret ve Sanayi Odası ile mesleki eğitim konusunda proje yürütüyor. Van Ticaret ve Sanayi Odası Liverpool Ticaret ve Sanayi Odası ile bölgesel kalkınma konusunda proje geliştirdi. Siirt Ticaret ve Sanayi Odası Romanya’da Sibiu Ticaret ve Sanayi Odası ile dış ticaretin geliştirilmesi konusunda proje uygulamaktadır.

Kısaca, ülkemizin her bölgesinden ticaret ve sanayi odalarımız, hem de proje lideri olarak Avrupa Birliği üyesi ülkelerden ortaklar buldu. Kendi bölgelerinin öncelikleri doğrultusunda somut projeler geliştirerek uygulamaya başladı. Bu projeler, sadece kendi dönemlerinde uygulanan işbirlikleri tesis etmiyor. Aynı zamanda, uzun vadeli işbirliği ve diyalog köprüleri kuruyor.

Türkiye – AB Oda Forumu projemizin en önemli faaliyetlerinden biri de bugün resmen başlattığımız, “Türk Oda/Borsa Yöneticileri için Avrupa Birliği Eğitim Programı”dır. Eğitim programı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, EUROCHAMBRES ve Ankara Üniversitesi Avrupa Topluluğu Araştırma ve Uygulama Merkezi ile işbirliğinde Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirilecektir. Eğitim programı, altı modül halinde planlandı. Ayda üç gün olarak planlanan eğitim programı şu başlıklardan oluşmaktadır:

- Türkiye-AB ilişkileri, AB kurumları ve mali işbirliği;

- Rekabet politikası, ticaret politikası, vergilendirme, malların, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımı;

- Yenilikçilik, AR-GE;

- Tarım, kırsal kalkınma, gıda güvenliği ve çevre;

- Sosyal politika ve istihdam, işçilerin serbest dolaşımı, iş sağlığı ve iş güvenliği.

Eğitim konularını, geçen yıl 2.878 firmaya uyguladığımız anket sonucunda belirledik. Firmalarımızın en çok ihtiyaç duyduğu konular eğitim programına dahil edildi. Bugün, başarıyla tamamladığımız bir başka projemizin de sertifika törenini yapıyoruz. Kısa adı CASE olan diğer bir projemiz, yine Birliğimiz ve EUROCHAMBRES işbirliğinde uygulanmıştır. Projenin mali desteği Avrupa Birliği tarafından sağlanmıştır. CASE projesi, temelde, firmalarımızın Avrupa Birliği katılım çalışmalarının gerektirdiği intibak sürecine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu katkı için kuşkusuz en iyi adres ticaret ve sanayi odalarıdır. Proje çerçevesinde, öncelikle, Avrupa Birliği’nin; Kimya Sanayi, Gıda Güvenliği, Tüketicinin Korunması, İş Sağlığı ve Güvenliği, Makine ve İnşaat Sektöründe Standardizasyon ve Çevre fasıllarındaki müktesebatı derlenerek sorular haline getirilmiştir. Sorular, doğrudan firmaların üretim faaliyetlerinin Avrupa Birliği mevzuatına uygunluğunu ölçmeye dönük hazırlanmıştır. Sorular, sade, anlaşılabilir ve eğitici niteliktedir.

Öncelikle, Birliğimiz ve EUROCHAMBRES işbirliğinde gerçekleştirilen eğitim programıyla, 17 oda görevlisi, saha çalışması için eğitilmiştir. Projede yer alan her bir odanın asgari 10 firmayla temas kurması istenmiştir. Proje uygulaması sonunda, 189 firma ziyaret edildi. Birliğimiz ve EUROCHAMBRES uzmanlarının da gözetiminde yapılan firma ziyaretlerinin her biri yaklaşık üç saat sürmüştür. Dolayısıyla, son derce ayrıntılı ve titiz bir uygulama sonucu, yukarıda belirtilen müktesebat açısından firmalarımızın uyum durumunun resmi çekilmiştir. Bu çalışma, önümüzdeki dönem yapılması kaçınılmaz olan “etki değerlendirme analizleri” için son derece güvenilir veriler ortaya çıkarmıştır. Çalışma esnasında firmalara yatay ve dikey sorular sorduk. Sorular ve aldığımız cevaplardan bazı örnekleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Ankete katılan firmalardan 33’ü gıda güvenliği konusundaki AB mevzuatı ile ilgiliydi. Firmalara;“Firmanız, hızlı dondurulan gıda maddelerinin üretim veya dağıtımı işini yapıyor mu?” diye sorduk. Çalışmaya katılan firmaların % 12’si bu alanda faaliyet gösterdiklerini belirtmiştir. “Avrupa Birliği’nin bu alandaki 89/108/AET sayılı direktifinden haberdar mısınız” sorusuna evet diyenlerin oranı % 42’dir. Bu soruya evet diyenlerin % 67’si de bu alandaki AB müktesebatına uyumlu üretim yaptığını ifade etmiştir.

Aynı fasılla ilgili olarak firmalara, “gıda ışınlama işlemi”, “genetik yapısı değiştirilmiş gıda maddeleri”, “özel beslenme amaçlı gıda maddeleri”, “kilo verme amaçlı enerjisi kısıtlanmış gıdalar”, “özel tıbbi amaçlı diyet gıdaları”, “tahıl tabanlı gıdalar ile bebek ve küçük çocuklar için bebek maması” gibi bir dizi detay konularda öğretici sorular sorulmuş ve cevapları alınmıştır. Çalışmamızda yatay konulara ilişkin örneklerden biri, iş sağlığı ve iş güvenliği alanındaki müktesebata uyum düzeyinin ölçülmesi konusudur. Bu soruya ankete katılan firmalardan 133’ü cevap vermiştir.

“Şirketiniz iş yerinde kazalara ve meslek hastalıklarına karşı korunmak için önleyici faaliyetler uyguluyor mu?” sorusuna firmaların % 95’i evet cevabını vermiştir. Yine, “şirketiniz işyerinde işçilerin iş ekipman kullanımı için minimum güvenlik ve sağlık gereklerini uyguluyor mu?” sorusuna firmaların % 98’i evet cevabını vermiştir. Aynı konuyla ilgili olarak, “iş yerinde kişisel korunma ekipmanın kullanılması”, “işçilerin özellikle sırt ağrılarına sebep olabilecek şekilde risk eden yük taşıma”, “çalışma alanında görüntü ekranı kullanılması”, “iş yerinde kaz riskini ve mesleki hastalıkları azaltma amaçlı hazırlanan güvenlik işaretleri” gibi detaylı sorular sorulmuştur. Bu örnekler, soruların hangi detayda sorulduğunu ortaya koymaktadır. Bir pilot uygulama olarak yapmış olduğumuz çalışmanın sonuçlarını kısa bir süre içinde yayımlamayı planlıyoruz. Çalışmanın önümüzdeki dönem ülke geneline yaygınlaştırılması için hazırlıklarımızı, EUROCHAMBRES ve TOBB olarak sürdürüyoruz.

Diğer taraftan, bu çok önemli projenin pilot uygulama safhasına katılarak öncülük eden firmalarımıza teşekkür ediyorum. Yukarıdaki iki örnekte de görüleceği gibi, Avrupa Birliği katılım süreci aslında son derece teknik bir süreçtir. Teknik hazırlıkların aynı zamanda ciddi bir mali boyutu vardır. Ancak, sistemin işleyişi gereği, en teknik konularda dahi siyasi kararlar sistemi yönlendiriyor. Maalesef siyasi yaklaşım ve tutumlar da teknik çalışmaların önünü tıkayabiliyor. Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ilişkilerinde de görülen budur. Teknik hazırlıkları yapmaya istekli bir ülke var. Berrak bir hedef, bir ışık bekliyoruz. Müzakerelerin tamamlanması ve üyeliğin gerçekleşmesi için bir hedef tarihin açıklanmasını bekliyoruz.

Diğer taraftan, katılım müzakereleri iş dünyası için yeni yatırım anlamına gelecek, çok sayıda teknik düzenlemeyi kapsamaktadır. Müzakere sürecinin örgütlenme yapısı, katılımcı bir anlayışla gözden geçirilmelidir. Elini taşın altına koyanların sürecin içinde olmaları gerekir.

Uzun süredir gündeme getirdiğimiz, müzakere sürecine iş dünyasının katılımını sağlayacak, kurumsallaşmış, işleyen bir mekanizmanın bir an önce kurulması gerekir. Konuşmamı bitirmeden, bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Vize, taşıma kotaları ve serbest ticaret anlaşmaları konuları, Türkiye ile Avrupa Birliği’ni birbirine yaklaştıracak bir yaklaşımla ele alınmalıdır.”

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics