Haber
Bundan sonra yapılması gereken şeyin Kıbrıs'taki her iki toplum yönetimlerinin bu konuda siyasi inisiyatif üstlenerek kararlılık göstermeleri olduğunu" belirten Hristofyas, "İşgal kuvveti" olarak nitelendirdiği Türkiye'nin politikasında bir değişiklik olmazsa çözüm yolunun mümkün olmayacağını söyledi.
Görüşme iyi başlangıç
Hristofyas, KKTC Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile olan görüşmede, Ada'daki sorunun çözümüyle ilgili belirli bir prosedürün izlenmesi konusunda anlaşmaya varılarak, İyi bir başlangıç yapıldığını" belirtti. Talat ile aralarındaki dostluk ilişkisinin bu konuda yardımcı bir faktör olduğunu" kaydeden Hristofyas, Bu prosedürün işlemesine ve sonuç getirmesine zaman tanıyalım" dedi.
Annan planının Rumlar tarafından ret edilmesinden sonra geçerliğini yitirdiğini öne süren Hristofyas, "On yıllardan beri Kıbrıs konusuyla ilgilenen Birleşmiş Milletler'de (BM) bu konunun çeşitli yönlerinin çözümüyle ilgili başka görüşler de oluştuğunu" dile getirdi.
Hristofyas, Kıbrıs konusunun BM himayesinde kalmasının Rum tarafının da tercihi olduğunu, ancak bu konuda AB'nin de rolü ve sözü olması gerektiğini" kaydetti. Demecinde, Kıbrıs'ta garantörlük olgusuyla ilgili görüşlerini açıklayan Hristofyas, Kıbrıs halkının yeterince olgunlaştığını ve artık Ada'da hiçbir garantöre ihtiyaç duyulmadığını" öne sürdü.











