Logo EurActiv.com.tr

İKV: "AB’de Kişilerin Serbest Dolaşımı için geçiş süreleri öngörülebilir; ancak kalıcı kısıtlama kabul edilemez"

Bookmark and Share
AB ve Türkiye bayrakları

22.11.2008
İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV,) AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu Üyesi Olli Rehn'in Euractiv'e verdiği röportajdaki,Türkiye'nin Avrupa Birliği (AB) üyesi olması halinde Türk işçilerinin Avrupa'da serbest dolaşımına izin vermeyebilecekleri söylemine ilişkin bir açıklama yayınladı:

Haber

Avrupa Birliği genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in verdiği röportajda Türkiye’nin AB’ye üye olması durumunda işçilerin serbest dolaşımıyla ilgili ‘geçiş süreci’ ve ‘kalıcı kısıtlamalar’ öngörülebileceğine dair ifadeleri, bilindiği üzere yurtiçindeki çeşitli basın-yayın organlarında yer almıştır. Aslında müzakerelerin açılmasına ilişkin kararda da bu konuda bir ifadeye yer verilmekteydi. O tarihte yapılan açıklamalarda bu hükme yer verilmesinin nedeni olarak AB ülkeleri kamuoylarında Türkiye'nin üyeliğine şiddetle karşı çıkanların etkilerini azaltmak ve tereddütleri ortadan kaldırmak olduğu vurgulanmıştı. 

 

Ancak bu noktada Olli Rehn’in telaffuz ettiği ‘kalıcı kısıtlama’ teriminin, gerek ahde vefa gerekse AB’nin kuruluş ilkeleri bakımından son derece sorunlu bir ifade olduğu hatırlatılmalıdır. Unutmamak gerekir ki  kişilerin serbest dolaşımı AB’nin temelini oluşturan dört temel özgürlükten biridir. Ekonomik ve parasal birliğe ulaşmış derin bir ekonomik entegrasyonu içeren AB’de üretim faktörlerinin dolaşımında tamamen serbestlik olmalıdır. Aksi takdirde sadece malların ve sermayenin serbest dolaşacağı ama kişilerin veya hizmetlerin serbestçe dolaşamayacağı bir bütünleşme eksik ve adil olmayan bir bütünleşme olacaktır. Hatta böyle bir düzenlemenin  birincil kaynak olarak Katılma Antlaşmasında yer alsa dahi Adalet Divanı tarafından geçerliliğinin tartışmaya açılabileceği de öne sürülmüştür. 

 

Daha önce tam üye olan ülkeler için olduğu gibi Türkiye için de  AB’nin temel özgürlüklerinden biri olan serbest dolaşım hakkının yürürlüğe girişini erteleyen geçiş dönemleri öngörülebilir. Nitekim 1986 da üye olan Portekiz ve İspanya için olduğu gibi, 2004 ve 2007’de üye olan devletler için de uzun sayılabilecek geçiş dönemleri öngörülmüştür. Ancak İspanya üye olurken korkulanlar gerçekleşmemiş ve  öngörülen geçiş süresi tamamlanmadan serbest dolaşım yürürlüğe sokulmuştur. Benzer bir şekilde 2004’te üye olan ülkelerin birçoğu için kısıtlamalara öngörülen tarihlerden önce son verilmiştir.

 

Tam üyelik tarihinden itibaren sekiz yıla kadar uzanan geçiş dönemleri öngörülebilir.  Belki gerekirse bu sürenin bir miktar daha uzatılması da düşünülebilir.   Ancak bu alanda kalıcı kısıtlamalar olsa olsa tam üyeliğin dışında bir formüle uygun olabilir. Bu çerçevede Olli Rehn’in açıklamalarını değerlendirirken AB kamuoylarının hassasiyetini gözeten ve işgücü piyasası ve serbest dolaşım konusundaki yerleşmiş korku ve endişeleri yatıştırmayı hedefleyen bir yaklaşım olduğu düşünülmektedir. Nitekim röportajın genelinde Olli Rehn’in Türkiye’nin Birliğe katılımına verdiği destek ve bu doğrultuda AB içinde bazı çevrelerin takındığı Türkiye karşıtı tutumların haksızlığını her fırsatta vurgulaması müzakerelerin kesintisiz ve tam üyelik yolunda devam etmesi anlamında cesaret vericidir.

 

Bu açıdan bu tür açıklamalara haddinden fazla önem vermemek ve süreç içinde Türkiye’nin AB üyeliğinin yarattığı endişeleri yatıştırmaya yönelik çabalar olarak görmek akıllıca olacaktır. Tabii ki,  müzakerelerde ve resim platformlarda Türkiye kesin tutumundan taviz vermemelidir.

 

Esasen Türk vatandaşlarının AB’de serbest dolaşımı konusu AB üyesi devletlerin vize uygulaması nedeniyle Türkiye-AB ilişkileri halen de fevkalade olumsuz etkilemektedir. Türkiye AB ile gümrük birliğini gerçekleştirmiş ve katılma müzakerelerini sürdüren bir ülkedir ancak AB’ye mal satan ya da mal alan Türk işadamları bu çerçevede iş bağlantıları kurmak ya da fuarlara katılmak için AB ülkelerine serbestçe gidememektedir. Bu durumu düzeltici önlemlerin biran önce alınması ve işadamları, öğrenciler, akademisyenler gibi bazı özel kategoriler için vize uygulamasının kaldırılması ilişkilerin geleceği açısından da uygun olacaktır.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics