Logo EurActiv.com.tr

İlerleme Raporu Rumları kızdırdı

Bookmark and Share

09.10.2009
14 Ekim'de açıklanacak ilerleme raporu taslağı Rumları kızdırdı. Hem ilerleme raporu hem de strateji belgesindeki Kıbrıs paragrafına itiraz eden Rumlar, ifadelerin çok yumuşak olduğunu ve genişleme komiseri Olli Rehn'in Türkiye'nin "avukatı" gibi davrandığını iddia ediyor.

Haber

Zaman Gazetesi Brüksel muhabiri Selçuk Gültaşlı'nın haberine göre Türkiye'nin 2009  İlerleme Raporu'nda yer alan Kıbrıs'a yönelik paragraf Rumları rahatsız etti. Haber şu şekilde:

Taslak Türkiye'nin limanlarını Rum gemi ve uçaklarına açmaması durumunda herhangi bir müeyyideden bahsetmiyor. AB, 2006'da aldığı bir kararla 8 fasılda müzakereleri askıya almış, 2009'da durumu gözden geçireceğini karara bağlamıştı. Barroso-Rehn ikilisinin Türkiye'nin limanlarını açmadığı için zaten gerekli cezaya çarptırıldığını ve "aynı durumdan iki kere ceza verilemeyeceğini" savundukları belirtiliyor.

Strateji belgesi taslağında Kıbrıs'a ilişkin şu ifadeler yeralıyor: "Kıbrıs sorununda kapsamlı çözüme ulaşmak için Türkiye, BM çatısı altında Kıbrıslı Türk ve Kıbrıslı Rum liderler arasında devam eden müzakerelere destek verdiğini ifade etmeyi sürdürüyor. Ancak Kıbrıs Cumhuriyeti ile ikili ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde herhangi bir ilerleme sağlanmadı. Türkiye ek protololü tam olarak uygulamadı ve Kıbrıs'la doğrudan ulaşım hatları dahil malların serbest dolaşımı önündeki bütün engelleri kaldırmadı. Türkiye'nin ek protokolü tam ve ayrımcı olmayan bir tarzda uygulama mesuliyetini yerine getirmesi ve Kıbrıs Cumhuriyeti ile ikili ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde ilerleme sağlaması zaruridir."

Raporda DTP'nin durumu, TSK'nın yargıya müdahelesi ve basın hürriyetine ilişkin şu ifadeler yeralıyor:

Siyasi Partiler: Tür-kiye'nin siyasi partiler mevzuatını AB standartlarına getirmesi gerekiyor. Kasım 2007'de DTP'ne karşı Cumhuriyet Başsavcısı tarafından açılan dava hala devam ediyor. DTP ülkenin birlik ve beraberliğine karşı faaliyetlerde bulunmaktan dolayı suçlanıyor. 14 mart 2009'da Avrupa Konseyi'nin Venedik Komisyonu Türkiye'deki siyasi partiler mevzuatına ilişkin kanaatini muhtevi bir belge yayınladı. Venedik Komisyonu Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerinin ve siyasi partiler kanununun bazı maddelerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11. maddesi ile uyumlu olmadığına hükmetti ( toplantı ve örgütlenme hürriyeti).

TSK: Türk Silahlı Kuvvetleri'nin kıdemli üyeleri etnik aidiyet, Güneydoğu, laiklik, siyasi partiler ve diğer askeri olmayan konularda görev sınırlarını aşarak iç ve dış siyaset konularını ilgilendiren bir çok alanda görüşlerini ifade etmeye devam ettiler. Bazı durumlarda Genelkurmay basında yeralan haberlere ve siyasetçilere açıktan tepki gösterdi. Nisan'da yapılan bir basın toplantısı sırasında Genelkurmay Başkanı Ergenekon soruşturması ve iddianamaeye ilişkin yorumlar yaptı ve böylece yargıyı baskı altına aldı. TSK'nin bazı kıdemli üyeleri davaları süren askeri personele desteklerini açıkladı.

Basın hürriyeti: Gazeteci akreditasyonu isteyen bazı medya kuruluşlarına karşı Genelkurmay tarafından ayrımcı uygulamalar yapılıyor.

Türkiye'nin en büyük medya gruplarından olan Doğan Yayın Holding'e yönelik vergi ile ilgili iki işlem bulunuyor. Gelir İdaresi yetkilileri tarafından kesilen yüksek cezalar grubun iktisadi istikrarını bozma potansiyeli taşıyan ve dolayısıyla pratikte basın hürriyetini etkileyen bir etkiye sahip. Mezkur vergiye ilişkin işlemlerde cezanın orantılı ve adil olma ilkelerine bağlı kalması gerekiyor.

© EurActiv 2007-2013. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics