Logo EurActiv.com.tr

İlerleme Raporu'nun dengeli olması bekleniyor

Bookmark and Share

05.11.2008
Türkiye'nin AB'ye üyelik sürecinde bir yıl boyunca yaptıklarının karnesi niteliğinde olan İlerleme Raporu bugün açıklanacak. Uzmanlara göre çıkacak rapor dengeli ve objektif olacak, Türkiye zor durumda kalmayacak.

Haber

Türkiye-AB ilişkilerinde gözler bugün açıklanacak İlerleme Raporu'na çevrildi. Avrupa Komisyonu'ndan sızan taslak metinler doğrultusunda beklenti, Türkiye'nin geçtiğimiz yıl ilerleme adına çok fazla adım atmamasına rağmen, Komisyon'un Türkiye'yi zor durumda bırakacak bir rapor ortaya koymayacağı yönünde. Çıkacak raporu "dengeli" ve "objektif" olarak niteleyen uzmanlara göre, hem Kıbrıs'ta halen devam eden müzakere sürecine zarar vermemek hem de 8 müzakere başlığını askıya alması gibi müzakerelerin yavaş ilerlemesinde AB'nin kendisinden kaynaklanan nedenler yüzünden Türkiye'nin gösterdiği performansın üzerinde bir raporun kaleme alınacağı ifade ediliyor.

Buna rağmen, Türkiye ile aynı anda müzakerelere başlayan Hırvistan'a 2009'da müzakerelerin tamamlanması, 2010'da ise tam üyelik yönünde bir perspektif çizilmesi beklenirken, Türkiye'ye ise tam üyelik yolunda herhangi bir tarih verilmesi yine söz konusu olmayacak.
Türk Sanayicileri ve İşadamları derneği (TÜSİAD) Brüksel Temsilcisi Bahadır Kaleağası, raporu hazırlayan bürokrat ve siyasilerin çok dikkatli olmak zorunda kaldığını belirterek, "Çünkü ilerleme eksikliğinden, hükümetin gereğini yapmamasından çok mutsuzlar. Ancak bunu yaparken, Türkiye karşıtlarına da bir malzeme vermemeye çalışıyorlar" dedi.

Medyaya müdahale gündemde
Türkiye'nin AB'ye tam üyelik sürecinde bir yıl boyunca yaptıklarının bir karnesi niteliğinde olan raporda, 301. madde ve Vakıflar Kanunu konusundaki açılımlar, AKP'ye açılan kapatma davasının Anayasa Mahkemesi'nde reddedilmesi, Ermenistan ile ilişkilerin geliştirilmesi başta olmak üzere Türkiye'nin izlediği dış politika ve bölgesel rolün Türkiye'nin attığı olumlu adımlar olarak sıralanması beklenirken; Ergenekon davasının uzaması ve yargı sürecinin yeterince etkin olmaması, ifade özgürlüğü konusunda devam eden eksikler, gayrimüslim din adamlarının eğitimi ile kadının işgücünün istihdama katılım oranının düşmesi ve namus cinayetleri ise eleştirilen noktaların başında geliyor. Son ana kadar taslağa girmeyen ancak üzerinde tartışılan bir diğer konu ise, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Doğan Grubu medyasına yönelik ambargo talebinin, medya özgürlüğüne yönelik bir müdahale olarak rapora dahil edilip edilmeyeceği oldu.

Objektif bir rapor olacak
Raporun objektif bir şekilde kaleme alındığını vurgulayan TÜSİAD Brüksel Temsilcisi Bahadır Kaleağası, "Raporu hazırlayan bürokrat ve siyasiler bunu yaparken çok dikkatli olmak zorunda kaldı. Çünkü ilerleme eksikliğinden, hükümetin gereğini yapmamasından çok mutsuzlar. Ancak bunu yaparken, Türkiye karşıtlarına da bir malzeme vermemeye çalışıyorlar" diye konuştu. Demokratik reformlar konusunda yaşanan zaman kaybının rapora damgasını vuracağını anlatan Kaleağası, ayrıca Türkiye'nin iklim değişikliği gibi küresel politikalar konusunda da yetersiz kalmasının eleştiri konusu olacağını belirtti. Raporda, yolsuzluk, insan hakları ve düşünce özgürlüğü gibi konuların açık şekilde eleştirildiğine dikkat çeken Kaleağası, "Türkiye artık içerik olarak demokrasi pazarlığı yapan ülke olmaktan çıkmalı. 301 değişikliği bile yetersiz" uyarısında bulundu.

Ekonomide atılan adımlar açısından bakıldığında ise, rapora büyümenin olumlu yansıyacağını vurgulayan Kaleağası, "Ancak bunun sürdürülebilir olması gerekiyor. Bunun için de Türkiye'nin ekonomide öncelikle atması beklenen 5 adım var. Bunlar iş piyasası reformu, kayıtdışı ekonomi, bölgesel kalkınma, tarım reformu, ekonomik gelişme içinde ele alınması gereken eğitim" diye konuştu.

Raporun dili diplomatik
Raporun çok diplomatik bir dille kaleme alındığını belirten AB Uzmanı Sinan Ülgen, kullanılan yumuşak üslubun bilinçli bir tercih olduğunu vurguladı. Ülgen, bunun nedeninin müzakerelerin kritik bir aşama içinde olması, Komisyon'un da bunu zora sokacak bir adım atmak istememesi olduğunu söyledi. Bazı ülkelerin olumsuz tutumu nedeniyle 5 müzakere başlığının açılamadığını anlatan Ülgen, 8 tanesinin ise askıya alındığını kaydetti. Ülgen, "Bu tutum nedeniyle tarama raporları da gecikmiş durumda. Bunun yanında Kıbrıs müzakerelerinde de kritik bir aşamaya gelindi. Komisyon'un yaklaşımı da bu kritik konjonktür içinde şekil aldı" diye konuştu.

Vakıflar Yasası ile 301 konusundaki açılımlar, AKP'ye açılan kapatma davasının Anayasa Mahkemesi'nde reddedilmesi ile ekonomik istikrarın sürmesinin rapora olumlu ilerlemeler olarak geçeceğini belirten Ülgen, eleştiri noktalarının ise Ergenekon davasının çok uzaması, yargı sürecinin çok etkin olmaması, işkencede görülen artışlar olduğunu söyledi. (Referans)

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics