Haber
Önümüzdeki Aralık ayında Türkiye’nin, AB sürecinin yeniden gözden geçirilecek olmasına rağmen; Ankara Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yönelik yükümlülükleri konusunda hiçbir şey yapmadığını söyleyen Stefanu, “Limanlarını ve hava alanlarını Kıbrıs gemi ve uçaklarına kapalı tutuyor ve Kıbrıs’ın uluslararası örgütlere katılımını veto ediyor” dedi.
Rum Yönetimi Sözcüsü Stefanos Stefanu, Türkiye’den Kıbrıs’a nüfus getirilmesinin “savaş suçu” olduğunu öne sürdü. Stefanu, geçen pazartesi günü Londra’daki Metropolitan Üniversitesi’nde; İngiltere’de yaşayan Rumların örgütlü bulunduğu bazı sivil toplum örgütlerinin organizasyonunda davetli olarak yaptığı konuşmada AB’nin Türkiye’ye baskı yapmasının şart olduğunu savundu.
Haravgi gazetesi; “Ankara’ya Baskı Yapılması Şart – Kıbrıs’a Karşı Yükümlülükleri Konusunda Hiçbir Şey Yapmadı” başlığıyla yansıttığı haberinde Stefanu’nun Metropolitan Üniversitesi’nde yaptığı konuşmaya yer verdi.
Gazeteye göre Kıbrıs müzakerelerinde bugüne kadar sağlanan ilerleme tatmin edici görülmemesine ve görüntünün cesaret verici olmamasına rağmen Rum tarafının çabalarını sürdürmekte ve çözüm için bütün olanakları tüketmekte kararlı olduğunu savunan Stefanu “Sonunda, nihai hedef olan çözüm başarılamasa bile uluslararası camia bunun sorumluluğunu sahibine, Türkiye’ye yüklemelidir” iddiasında bulundu.
Konuşmasında 1974’e de yer veren Stefanu, darbeyi ve Barış Harekâtı’nı “NATO’nun etki menzilinde tutulması amacıyla Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yönelik komploların doruk noktası” olarak niteledi. Stefanu, “Türkiye’nin güç kullanarak Ada’yı coğrafik ve demografik açıdan ikiye böldüğünü, böylece iki devlet argümanının ön şartlarını yarattığını” savundu.
Çözümün yaşayabilir olması için doğru zemine ve ilkelere dayanması gerektiğini söyleyen Stefanu, bunların BM kararları, uluslararası ve Avrupa hukuku ile 1977–79 Doruk Anlaşmaları olduğunu söyledi, özetle şöyle devam etti:
“Önümüzdeki Aralık ayında Türkiye’nin AB sürecinin yeniden gözden geçirilecek olmasına rağmen; Ankara Kıbrıs Cumhuriyeti’ne yönelik yükümlülükleri konusunda hiçbir şey yapmadı. Limanlarını ve hava alanlarını Kıbrıs gemi ve uçaklarına kapalı tutuyor ve Kıbrıs’ın uluslararası örgütlere katılımını veto ediyor.
Bir soruyu yanıtlarken İngiltere’nin Kıbrıs sorununa çözüm bulunması çabalarındaki tavrını “cesaret verici” olarak niteleyen Stefanu, buna paralel olarak “Uluslararası camia ve özellikle AB tarafından en büyük baskı Ankara’ya yapılmalı” iddiasında bulundu.
Stefanu, TC kökenli KKTC vatandaşları konusuna da değindi ve bu konuyu “savaş suçu” olarak niteledi.










