Haber
Atatürk Havalimanı'nda temaslarını değerlendiren Bağış, gerek İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, gerekse yardımcısının Türkiye'nin AB üyelik sürecine tam destek verdiğini kaydetti.
Görüşmelerde Kıbrıs konusunun da gündeme geldiğine işaret eden Bağış, özellikle son seçimlerden sonra yeni hükümetin Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'a görüşmeler sürecinde deste verip vermeyeceği konusunun merak uyandırdığını belirterek, ''KKTC Başbakanı'ndan bu konuda net açıklamalar olduğu için, biz Londra'da bu konuda net mesajları verirken, yeni Dışişleri Bakanı'mız Ahmet Davutoğlu da Kıbrıs'a ilk resmi ziyaretini gerçekleştirdi. O da benzer mesajları orada verdi. Zaten Türkiye'nin dış politikası bir bütündür. Başbakanı'mızın önderliğinde oluşmuş bu dış politika stratejisini yürütmeye devam ediyoruz. Kıbrıs'ta müzakerelere desteğimizin devam edeceği konusunda biz de kendilerine teyit verdik. Talat'ın, Hristofyas ile 2. tur görüşmelerinin birinci ayağını başlatmış olması onları da çok etkilemiş durumda. Yine çözümden yana ve Başbakan'ımızın tabiriyle 'bir adım önde olma' şartımızı yerine getirmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguladık.'' diye konuştu.
9 Mayıs Avrupa Günü
AB'nin KKTC'ye uygulanan izolasyon ve ambargoların sona erdirilmesi konusunda bir kararı olduğunu hatırlatan Bağış, 26 Nisan 2004 tarihli bu kararın artık uygulamaya geçirilmesi ve Kıbrıs'ta yaşayan kardeşlerimize, soydaşlarımıza uygulanan haksız izalasyonun sona ermesi konusundaki taleplerini bir kez daha yinelediklerini vurguladı.
Bağış, ''Ocak 2006'da 'Kıbrıs Eylem Planı' adı altında bir paket ortaya konmuştu. Bu paketin hala değerlendirmeye açık olduğunu hatırlattık. KKTC'ye uygulana ambargoların, izalasyonların kaldırılması ve direk ticaretin başlaması durumunda bizim de Kıbrıs ile ilgili olarak 'Ankara Protokolünü' gözden geçirmemiz için çok önemli bir motivasyon sebebine kavuşacağımızı belirttik.'' ifadesini kullandı.
İngiltere'de elde ettikleri neticeden memnun olduklarını tekrarlayan Egemen Bağış, 9 Mayıs'ın Avrupa Günü olduğunu ve Türkiye'nin bugün her zamankinden daha da Avrupalı olduğunu belirterek, yarın Dışişleri Bakanı ile birlikte Ankara'da AB üyesi ülkelerin büyükelçileri ile öğle yemeğinde buluşarak kararlılıklarını vurgulayacaklarını dile getirdi.
Egemen Bağış, İngiltere'deki temasları sırasında Mardin'de yaşanan vahşetin gündeme gelmediğini, ancak Türk medya mensuplarının konuyu gündeme getirdiklerine işaret ederek, konunun AB ile alakası olmadığını, AB üyesi ülkelerde de maalesef bu tür acı olayların olduğunu, herkesi yürekten yaralayan bir acının kabul edilebilir tarafı olmadığını söyledi.
Böyle bir caniliği haklı gösterebilecek hiçbir sebep olamayacağının altını çizen Bağış, ''Özellikle günahsız insanları, çocukları, kadınları, bebekleri, ibadetini yapan insanları hedef seçmek gerçekten hiçbir şekilde açıklanamayacak, kabul edilemeyecek bir durum. Bu AB açısından bakıldığında bir şeyi daha gösterir. Bizim ülke olarak AB standartlarına; eğitimde, demokratikleşmede, çağdaşlaşmakta, zenginlik seviyesini yakalamakta, bir an evvel o süreci yakalamakta daha da aceleci, heyecanlı olmamız gerektiğini teyit ediyor. Bu tür acılar cahilliğin kök saldığı ortamlarda olabilir. Aklı başında, eğitimli hiç kimse böyle bir cinayete sebep olamaz. Bu tür olaylar ve daha kötüleri maalesef AB üyesi ülkelerde de yaşanmakta.'' değerlendirmesini yaptı.










