Haber
Türkiye'nin tam üyelik müzakereleri sürecindeki başarısının ortaya konacağı İlerleme raporunun açıklanmasından kısa bir süre önce, “Türkiye ve AB: Ortak Faydalar için Bağlar Oluşturmak” temasıyla gerçekleşecek Boğaziçi Konferansı için Türkiye'ye gelen Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, konferansın gala yemeği öncesinde yaptığı konuşmada Türkiye'nin AB'ye uyum sürecine ilişkin tavsiyelerde bulundu.
Türkiye'nin AB'ye tam üye olmasının bir "win-win game" olduğunu söyleyen Rehn, bu süreç için Türkiye'nin kararlılık ve çaba göstermesi gerektiği üzerinde durdu. Rehn, Türkiye'nin AB'ye uyum sürecindeki yavaş tavrını eleştirdi ve Türkiye'nin Avrupa kupası maçlarındaki güçlü performansını müzakereler için de göstermesi gerektiğini belirtti.
Türkiye'de yaşanan iç siyasal gelişmelere işaret eden Rehn, AB'yle yürütülen müzakereler sırasında siyasi partiler ve sendikalar kanununun yeniden gözden geçirilmesi ve ülkenin koşullarına göre düzenlenmesi gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı Gül'ün Ermenistan ziyaretinden duyduğu memnuniyete de değinen Rehn, Kafkaslar'da meydana gelen çatışmaların sona ermesi ve bölgede istikrarın sağlanabilmesi amacıyla AB ve Türkiye'nin işbirliği içinde olması gerektiğini belirtti.
Konuşmasında, vatandaş ve kamu görevlileri arasındaki ilişkide kilit rol oynayan obdusmanlık kurumuna değinen Rehn, Avrupa Birliği'nin işleyişinin önemli bir parçası olan kurumun, İsveç Kralı 12. Karl'ın Osmanlılardan etkilenmesi üzerine oluşturulduğunu, bu sebeple ombudsmanlık kurumunun aslında İsveçlilerin değil Türklerin tüm insanlığa kazandırdığı bir hediye niteliğine sahip olduğunu belirtti.
Rehn'in konuşmasının orijinal metni için tıklayınız.
Konuşma ardından kendisine yöneltilen başörtüsü ile ilgili soruya, her ülke için geçerli olan bir uygulama olmadığı ve konunun devletlerin kendi insiyatifinde olduğu belirten Rehn; Türkiye'nin tam üyelik tarihinin ne olacağına ilişkin soruya ise kesin bir cevap veremeyeceğini, ancak bu hızla gidilirse tüm başlıkların açılmasının 9 yıl süreceğini söyledi.
Son olarak bugün Türkiye ve Avrupa Birliği arasında iyi bir politika ortamı olduğunu vurgulayan Rehn, bu durumun değerlendirilmesi gerektiğinin önemine değindi.












