Logo EurActiv.com.tr

AB 2009 Raporu: Reformda destek, basında uyarı

Bookmark and Share
AB ve Türkiye bayrakları

08.10.2009
Türkiye-AB ilişkilerinin temel dökümanlarından 2009 yılı İlerleme Raporu 14 Ekim'de resmen açıklanacak. Türkiye'nin karnesi niteliğindeki dökümanda son bir yılda yaşananlar değerlendiriliyor. Metinde son dönemlerde Türkiye'nin dış politikasındaki atak tavrı övülürken, özellikle basın ve ifade özgürlüğüne ilişkin kısıtlamalar eleştiriliyor. DYH'e verilen cezaya tepki ise raporda net biçimde ifade ediliyor

İlerleme Raporu'na ilişkin satır başlarının şu şekilde olması bekleniyor:

DYH’ye verilen ceza: “Önde gelen ulusal bir medya grubu olan Doğan Yayın Holding’e yönelik olarak vergi bağlantılı prosedürler başlatıldı.Gelir İdaresi yetkililerince kesilen yüksek cezalar potansiyel olarak grubun ekonomik olarak yaşayabilirliğinin altını kazıyor ve bu nedenle pratikte basın özgürlüğünü etkiliyor. Vergi bağlantılı bu prosedürlerde orantılılık ve adaletlilik ilkelerine bağlı kalma ihtiyacı var.”

Basın Özgürlüğü: Siyasetçiler, kişisel haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle gazeteciler, akademisyenler ve yazarlar hakkında çok sayıda dava açtılar.Genelkurmay, Güneydoğu’da meydana gelen olaylarla ilgili olarak gizli bilgilerin yayımlanması temelinde davalar açtı. Gazeteciler, gizlilik ilkesini ihlal ettikleri gerekçesiyle cezalarla karşı karşıya kaldılar. 
Akreditasyon talep eden bazı gazetecilere yönelik olarak ayrımcılık yapıldı. Önde gelen siyasi liderler Doğan Yayın Holding’e bağlı gazete ve televizyonlara yönelik olarak boykot çağrısında bulundular. İnternet sitelerine yönelik sıkça uygulanan yasaklar endişe kaynağı.

İfade Özgürlüğü: İfade özgürlüğüne de geniş yer verilen İlerleme Raporu’nda 301. maddenin artık ifade özgürlüğünü kısıtlama amacıyla sistematik olarak kullanılmadığı, ancak yasanın ifade özgürlüğünü Avrupa standartlarına tam anlamıyla uygun şekilde garanti altına almadığı vurgulanıyor. 
301. maddenin revize edilmesinin ifade özgürlüğüyle ilgili davalarda belirgin bir düşüş sağladığı da raporda altı çizilen unsurlar arasında yer alıyor. 
TCK’nın şu maddelerinde değişiklik talep ediliyor: 125-131, 214,216,217,218,220,226, 305, 308, 312-314.

Demokratik Açılım: Türkiye’nin terörden kaynaklanan şiddetle karşı karşıya bulunduğu belirtiliyor. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Irakziyaretine atıf yapılırken, bölgesel Kürt yönetimiyle yakınlaşmanın Kürt sorununun çözümü konusundaki olumlu atmosfere katkı yapabileceği belirtiliyor. 
Terörün devam ettiği bir ortamda Kürt sorununa çözüm amaçlı, ekonomik ve sosyal boyutu olan geniş çaplı bir tartışma başlatıldığına dikkat çekilen raporda, “Bu tartışmayı somut önlemlerin izlemesi büyük önem taşıyor” denildi.

Terörle Mücadele: Terörle Mücadele Yasası’nın geniş yorumlandığının kaydedildiği belgede, bunun özgürlükler üzerinde kısıtlayıcı etki yarattığı ifade ediliyor. 
Şiddet içermeyen fikirler nedeniyle cazalandırılanlar olduğu belirtiliyor. Koruculuk sisteminin kaldırılmamasından yakınılırken yerel seçimler döneminde sisteme yeni korucuların dahil edilmesi eleştiriliyor.

Reformlar Yavaş: Reform alanında daha yapılması gerekenler olduğu vurgusunun yer aldığı belgede, geçen yıla oranla hemen hemen aynı mesajların verildiği konular var. 
Bunlardan bazıları askerin siyasete etkisi, Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılmaması, Fener Rum Patriği’nin ekümenik sıfatını kullanmasına izin verilmemesi,Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nda hükümetten üye bulunması, Alevilerin sıkıntılarının giderilmemesi ve temel haklarda istenen düzeyde gelişme olmaması. Dini özgürlükler, kadın hakları ve sendikal haklar da AB’nin acil adım beklediği alanlar.
http://milarsiv.milliyet.com.tr/dis%20politika/1/1147730/

Dış Politika Raporda en fazla övülen alan ise dış politika. Ermenistan’la ilişkilerle ilgili gelişmeler, Türkiye’nin bölgesindeki sorunların çözümüne yönelik katkısı, Nabucco imzası övgüye layık görülen adımlar arasında yer alıyor.

Ermeni açılımı:
Raporda özellikle Ermenistan ile başlatılan diyalog sürecinin, Ermenistan-Azerbaycansorununun çözümüne "yapıcı katkı" sağlayacağı belirtiliyor.

Kürt açılımı:

14 Ekim'de açıklanacak raporda ayrıca, Türk hükümeti'nin "demokratik açılım" adında başlattığı sürece de geniş yer veriliyor ve bu bağlamda hükümetin "toplumsal uzlaşma" ile bu süreci sürdürmesinin önemine dikkat çekiliyor.

TRT 6'nın Kürtçe yayına başlaması ve Nabucco projelerinden de "olumlu gelişmeler" olarak söz ediliyor. Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasını sağlayan düzenlemenin olumlu gelişme olduğu bildiriliyor.

Kıbrıs meselesi:

Raporda Türkiye'nin Rum gemi ve uçaklarına, liman ve havaalanlarını açmamasına özel bir bölüm ayrılıyor. Komisyon bu bölümde Kıbrıs'ta taraflar arasındaki müzakerelerin sürdüğünü belirterek bu konuda "tutum" belirlemeyerek insiyatifi aralık ayında toplanacak olan AB Konseyi'ne bırakıyor.


© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics