Logo EurActiv.com.tr

Füle: Her AB Dönem Başkanlığında Türkiye ile bir başlık açılmasından memnun olduğumuzu söyleyemem

Bookmark and Share
Stefan Fule. AB Genişleme Komiseri

05.08.2010
Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu üyesi Stefan Füle, AB’ye katılımda ilerleme sağlanmasında inisiyatifin başvuran ülkelerin kendilerinde olduğunu söyledi.

European Voice'a göre sonbaharda, bir çok mühletin bitimi ile Avrupa Genişleme ve Komşuluk Politikası Komiseri Stefan Füle’nin karşılaşacağı zorlukların yoğunlaşması kuvvetle muhtemel. Kasım’ın ikinci haftasında Füle, Hırvatistan’dan Türkiye’ye kadar AB’ye aday ülkelerle ilgili İlerleme Raporları’nı açıklayacak. 27 Temmuz’da üyelik müzakerelerine başlayan İzlanda ise, şimdilik, bu tablodaki sayılı başarı noktalarından.

Kıbrıs sorunu

Birleşmiş Milletler, 2008 yılının sonbaharından beri yürütülmeye çalışılan Kıbrıs’la ilgili yerleşim görüşmelerinin yıl sonuna kadar sonuç vermesini, ya da artık kesilmesini istiyor. Pazarlıkların sona ermesi neredeyse kesin olarak Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin fiili olarak (de facto) durdurulması anlamına gelecek. 

Füle, European Voice’a verdiği demeçte, Kıbrıs meselesinin çok önemli olduğunu kaydederek, “Kıbrıs sorununun çözümü, Türkiye’nin üyeliğinde muazzam bir ilerleme olacaktır.” dedi.

Türkiye’nin üyelik müzakereleri süreci şimdiye kadar acı verici derecede yavaş oldu. İsveç ve İspanya dönem başkanlıkları süresinde yalnızca birer fasıl açılabildi. Müzakereler şimdiyse durma noktasına gelme tehlikesiyle karşı karşıya.

İngiltere Başbakanı David Cameron bu hafta (27 Temmuz) AB’de Türkiye’ye karşı şüpheci yaklaşanları korumacı ve önyargılı davranmakla suçladı.

Füle, “Bizim, Komisyon’dakiler olarak her başkanlık döneminde bir faslın açılmasından memnun olduğumuzu söyleyemem. Bununla beraber, anahtar Türkler’in elinde. Müzakerelerin yürümesi, ülkedeki reform sürecinin bir yansıması niteliğindedir.” şeklinde konuştu. 

Bu yalnızca kısmi olarak doğru. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Ilımlı İslamcı Adalet ve Kalkınma Partisi’nce domine edilmiş olan TBMM, yaz tatiline girmeden önce şimdiye kadarki en ilerici anayasa reformlarından birini onayladı. Bu anayasal reform, 12 Eylül’de, mevcut anayasanın akabinde yazıldığı askeri darbenin 30. yıldönümünde, referanduma sunularak halk tarafından oylanacak. 

Asıl sorun ise Kıbrıs sorunu ve bu sorunun, müzakerelerde pazarlıkların verimli bir şekilde yapılabilmesini üç fasılla sınırlayan, Avusturya, Fransa ve Almanya gibi Türkiye’nin üyeliğine karşı olanlara sağladığı koruma.

Sırbistan’ı değerlendirmek

Yine sonbaharda, AB üye ülkeleri Komisyon’un Sırbistan’ın üyelik müzakereleri için hazır olup olmadığı ile ilgili değerlendirme yapıp yapmamasına dair bir karar verecek. Sırbistan Başbakan Yardımcısı Bozidar Dielic, Temmuz ayında European Voice’a yaptığı açıklamada, “Sonbaharda, muhtemelen Eylül ayında, üye ülkelerin bir uzlaşmaya varacağını ümit ediyoruz. Sırbistan’ın hedefi Macaristan Dönem Başkanlığı’nın sona ermesinden önce, üyelik statüsünü kazanmaktır.” demişti.

Ancak Sırbistan’ın bu hedefe ulaşabilmesi için çok yol kat etmesi gerekiyor. Almanya, Hollanda ve Birleşik Krallık, Sırbistan konusunda beklemekten yana olan üye ülkelerden. Sırbistan katılım öncesi antlaşmayı henüz Haziran ayında onaylamış ve Hollanda bu antlaşmayı, Sırbistan’ın Lahey’deki BM’nin savaş suçları mahkemesi konusunda tam olarak işbirliği yapmadığını gerekçe göstererek bloke etmişti.

Kosova’nın bağımsızlığı

Sırbistan şimdiyse 22 Temmuz’da yayımlanan, Kosova’nın bağımsızlık bildirisinin uluslararası hukuka aykırı olmadığına dair Uluslararası Adalet Divanı’nın kararına karşı nasıl bir tepki vereceği ikilemini yaşıyor. Eğer Sırbistan Eylül ayında BM’de karşı çıkan bir tutum sergilerse, AB’de şüpheci yaklaşımda olanlar bir sonraki aşamaya geçmek için iyice isteksiz davranacaklar. Dielic ise, bunun büyük bir hata olacağını söylüyor.

“Sırbistan’ın Avrupa yolunda Kosova’yı bir koşul hâline getirmek durumun istikrarını bozmak olur. Eğer yolumuz suni bir şekilde bloke edilirse vatandaşlarımız çok öfkelenirler.”diyor.

Füle’nin portföyündeki en büyük problem, AB ile İstikrar ve Ortaklık Antlaşması’nın iki yıl önce imzalanmasından beri reformlarda ülkedeki siyasi felç yüzünden tamamıyla bir duraklamanın yaşandığı Bosna-Hersek olarak görünüyor. Füle, 3 Ekim’de yapılacak olan genel seçimlerin bir dönüm noktası olacağı kanaatinde. Ancak Füle aynı zamanda temel problemin de ne olduğunu şöyle açıklıyor: “Bosna-Hersek’te ülkeyi ileri götürecek, işleyen bir devlet oluşturmayı başaramadık.”

Füle, genişlemenin “sihirli bir formül” olmadığını söyleyerek, yalnızca daha fazla imkân sağlayan bir atmosfer oluşturmak için teşvikler sağlayan bir çerçeve olduğunu belirtiyor. Bu ılımlı görüş bile bu sonbaharda testten geçecek. 

Kaynak: AB Haber

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics