İKV Başkanı Haluk Kabaalioğlu, Merkel'in Türkiye'ye 29 Mart'ta yapacağı ziyaret öncesi, Türk basınına yaptığı "İmtiyazlı ortaklık" önerisine sert tepki gösterdi ve "rencide edici" bulduğunu belirten yazılı bir açıklama yaptı.
Merkel'in önerisi bugün birçok gazetede manşetten yeraldı. Merkel Türkipye'nin AB'ye tam üye olmas ına karşı çıkıyor ve 35 başlıktan 28'ini tarayıp, imtiyazlı ortaklık ile yetinmesini istiyor.
İKV BAŞKANI PROF. DR. HALUK KABAALİOĞLU: " SAYIN MERKEL’İN HER KONUŞMASINDA “İMTİYAZLI ORTAKLIKTAN SÖZ ETMESİ FEVKALADE RENCİDE EDİCİ: İMTİYAZLI ORTAKLIK KABUL EDİLEMEZ" DEDİ
İKV Başkanı Kabaailioğlu'nun yazılı açılması şöyle:
Federal Almanya Şansölyesi Sayın Angela Merkel’in, Türkiye ziyareti öncesinde Türkiye için imtiyazlı ortaklık önerisini yinelediği anlaşılmaktadır.
Türkiye 1959 yılından başlayarak AB üyeliğini bir devlet politikası olarak benimseyen bir ülkedir. Ortaklık Anlaşmamız tam anlamıyla "katılma öncesi" anlaşmadır ve tam üyelik öngörülmüştür. O tarihten bu yana tam üyelik hedefi vurgulanmıştır.
1999 Helsinki Zirvesi ile başlayan adaylık süreci sonrasında Türkiye üyelik hedefine yönelik olarak bir dizi kapsamlı reform paketini kabul etmiştir. 2005 itibarıyla başlayan müzakere süreci de üyelik hedefine yönelik olarak başlatılmıştır. Türkiye gerek idari yapılanması, gerekse müzakere başlıklarının açılabilmesi için önemli bir hazırlık ve uyum sürecini gerçekleştirmektedir. Bu süreç doğal olarak üyelik ile tamamlanmış olacaktır.
Ancak üyelik müzakerelerinin başlamasından 5 yıl sonra nihai hedefin değiştirilmeye çalışılması kabul edilemez. Türkiye halihazırda AB ile gümrük birliğinde olup, enerjiden yasadışı göç ile mücadeleye kadar birçok alanda AB ile işbirliği içindedir. İki taraf için de önemli olan Türkiye’nin üyeliğini sağlayarak bu işbirliğini bir üst düzeye taşımak ve var olan sorunların çözümü için de ortak bir karar alma mekanizması içinde bir araya gelebilmektir.
Sayın Merkel kendinden önce gelen Alman hükümetinin de şu cümleye imzasını koyduğunu unutmamalıdır: “Türkiye diğer adaylarla eşit koşullarda Birliğe katılmaya yazgılı bir aday ülkedir”. Koalisyon Protokolleri de Sayın Merkel’in bu tavrı Türkiye’nin AB katılım sürecini, Türkiye-Almanya ilişkilerini zedelemenin yanında, Türk kökenli Alman vatandaşları açısından da son derece rencide edicidir. Sayın Merkel’e bu içi boş imtiyazlı ortaklık önerisinin bir tercih olamayacağını hatırlatarak konuyu yeniden gözden geçirmeye davet ediyoruz.











