Logo EurActiv.com.tr

Kabaalioğlu'ndan Brüksel'e vize çağrısı: "Mahkeme kararlarına uyun"

Bookmark and Share
Prof Dr. Haluk Kabaalioğlu

18.10.2010
İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Prof. Haluk Kabaalioğlu, 14 Ekim’de Türk vatandaşlarına uygulanan vizelerin kalkması için kazanılan davaları kastederek, Avrupa Birliği’ne mahkeme kararlarına uyması çağrısında bulundu. Ancak Avrupa Komisyonu uzun süredir devam etmekte olan sorunun yasal yollardan çözüme ulaştırılamayacağını kaydetti.

Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı ve İktisadi Kalkınma Vakfı (İKV) Başkanı Profesör Haluk Kabaalioğlu, AB kurumlarını ve özellikle Avrupa Komisyonu’nu Türk ziyaretçilere vize uygulayan üye devletlere karşı yasal işleme başvurmaları çağırısında bulundu.

Brüksel’de düzenlenen bir etkinlikte konuşan Kabaalioğlu Türkiye’nin Avrupa Ekonomik Topluluğu ile 1963’te imzaladığı Ortaklık Anlaşması gereğince, şahısların dolaşımları da dâhil olmak üzere Roma Anlaşması’nda bahsedilen dört temel özgürlüklerden yararlanma hakkına sahip olduğunu ileri sürdü. 1970’de imzalanan ek protokole göre ise aynı başlık altındaki özgürlükler 1986’da yürürlüğe girdi. Ancak Kabaalioğlu’na göre bu, çeşitli nedenlerden dolayı uygulanamadı.

“Soysal davası” adıyla bilinen davada Avrupa Ekonomik Topluluğu ile Türkiye arasında 23 Kasım 1970’te imzalanan Ortaklık Anlaşması’nın Ek protokolünün yürürlüğe girdiği tarihten itibaren Türk vatandaşlarından vize istenmemesi gerektiği yönünde mahkeme kararı bulunuyor.

 

19 Şubat 2009’da Avrupa Adalet Divanı Mehmet Soysal ve İbrahim Savatlı lehine karar verdi. Davacılar bir Alman firmasında tır şoförü olarak çalışıyorlardı. Ancak Soysal ve Savatlı’nın vize yenilenmesi için yaptıkları başvuru Berlin’de bir mahkeme tarafından reddedilmişti.

 

Adalet Divanı, 1970 tarihli Ek Protokol’e göre hizmet sektöründe çalışan Türk vatandaşlarının Almanya’ya vizesiz girebileceği yönünde karar vererek 1970’ten beri Türklerden vize talebinde bulunulmadığını anımsattı.

Kabaalioğlu Türkiye’ye vize uygulayan AB ülkelerinin Ortaklık Anlaşması’nı ihlâl ettiklerini ileri sürerek hizmet sektöründe çalışanlarla ilgili mahkeme kararının bütün Türk vatandaşlarını kapsadığını çünkü turistler gibi kendilerine hizmet edilen herkesin aynı sınıflandırmaya tabi olduğunu kaydetti.

 

‘Geçici tedbir’

 

Almanya’nın Türklere 1980’de vize uygulamaya başlamasından sonra Hamburg’da 1981’de düzenlenen bir konferansa katılmayı reddettiğini söyleyen Kabaalioğlu Alman organizatöre mektup yazarak vize başvurusunda bulunmak zorunda kalacağını ancak ülkesinin Ortaklık Anlaşması’nın ihlâline sebep olabilecek bir davanın öznesi olmak istemediğini belirtmiş. Alman meslektaşının zamanın Dış İşleri Bakanı Hans-Dietrich Genscher’ gönderdiği mektuba cevaben kendisine alınan bu tedbirin “geçici” olduğu belirtişmiş. Kabaalioğlu “30 yıl oldu” diyor acı acı gülümserken.

Avrupa Komisyonu Vize Bölümü görevlisi Claire Simon Kabaalioğlu’nun Soysal davasını doğru bir şekilde sunduğunu ve mahkemenin kararının AB kurumları için beklenmedik olduğunu söyledi. Davadan sonra Avrupa Komisyonu konsolosluk hizmet birimlerine ve sınır muhafaza Türk uyruklu hizmet sağlayıcılara vize uygulanıp uygulanmayacağı konusunda kılavuz hazırladı.

Kimlerin hizmet kapsamına girdiği noktasında ise Simon, Komisyon’un şu anda bunu açıklayacak durumda olmadığını söyledi.

“Sosyal davasından 1,5 yıl sonra bunu söylemek oldukça rahatsız edici ama yasal mevzu oldukça karmaşık ve yasal tedbirlerle bunu çözemiyoruz. Şu anda Türkiye’nin ‘olumlu’ vize listesine koyulması için siyasi irade mevcut değil.”

 

Simon Komisyon’un Adalet Divanı’nın bu sorunu çözeceğine inandığını sözlerine eklerken Sosyal için mahkeme kararının vize uygulamasının gerekmediği yönünde olduğuna göndermede bulundu.

 

"Bunun dışında varılan hüküm çok da yardımcı değil,” açıklamasından sonra EurActiv bu ifadeye açıklık getirmesi amacıyla Kabaalioğlu’na sorduğu soruya cevap olarak Kabaalioğlu Sosyal davasının kapsamında Avrupa Topluluğu’nda 1970’li yıllarda dokuz üye bulunurken bugün birliğin 27 üyesi olduğunu anımsattı.

EurActiv’in Türkiye’nin AB’ye karşı dava açıp açmayacağı sorusuna Kabaalioğlu bunun mümkün olmadığını söyleyerek cevap verdi.

Kabaalioğlu “Türkiye bu sorunla Adalet Divanı’na gidemez çünkü AB üyesi değil. Kuramsal olarak Türkiye Ortaklık Konseyi davayı Uluslararası Adalet Divanı’na sevk edebilir ama kararın oy birliği ile alınması gerekir” açıklamasında bulundu.

Türkiye’nin komşularıyla diğer aday ülkelerin yaptığı gibi AB’de vizesiz dolaşım için kabul anlaşmaları imzalayıp imzalamayacağı sorusuna ise Kabaalioğlu, “Gerikabul istemediğimizi söylemek istemiyoruz” diyerek İtalya’ya ulaşan kaçakların Türkiye’den geldiklerini söylemelerinin Libya’ya gönderilme korkusundan kaynaklandığını söyledi.

Taraflar

Avrupa Vatandaşlar Eylem Servisi (ECAS) Müdürü Tony Venables, Türkiye AB aday ülkesi olmasına rağmen Türk vatandaşlarının vize uygulamasına tabi olduklarının altını çizdi.

Venables ECAS’ın hazırladığı rapor bu durumun Türk kamuoyunda Avrupa’nın aleyhine geliştiğini ortaya koyarken “Türkiye’nin vize problemine ilişkin yeterli bilgi yok” demenin bu meseleden kaçınmak anlamına geldiğini söyledi.

Arka plan:

 

1960’lı yıllarda Almanya, Hollanda, Belçika ve Fransa kendi iş gücü piyasalarını canlandırmak üzere Türkiye’den işçi talebinde bulunmuştu.

Yüz binlerce Türk “misafir işçi” statüsüyle bu ülkelere akın etmişti.

Ancak 1967’de yaşanan ekonomik durgunluk sonrasında Batılı ülkeler iş izni vermeyi durdurdular.

1973’teki petrol krizini takiben aynı ülkeler istihdam amaçlı göçü durduklarını açıkladılar.

 

Almanya 1980’de Türk vatandaşlarına vize uygulamaya başladı; bunu Benelüks devletleri ile Fransa takip etti.

1995’ten bu yana Schengen vizesiz dolaşım bölgesinde ortak bir “olumlu” ve “olumsuz” ülkeler listesi uygulanıyor. Ve Türkiye “olumsuz”lar listesinde yer alırken Türk vatandaşlarının AB ülkelerine giriş çıkışları ancak vize izni ile mümkün olabiliyor.

 

Batı Balkanlar’ın aksine Türkiye, daha sonra vize engelinin kaldırılmasına kapı aralayacak olan “vize kolaylaştırma” mekanizmasından yararlanamıyor.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics