Logo EurActiv.com.tr
  • Hakkimizda
  • Haber Bülteni

Youth A.R.T: “AB liderleri gençken Türkiye’ye gelseydi bakış açıları farklı olurdu”

Bookmark and Share

04.03.2010

EurActiv.com.tr

Gökşen Çalışkan

Toplumun her kesiminden uzmanların ve gençlerin bir araya gelerek oluşturduğu gençlik odaklı Sivil Toplum Örgütü Youth A.R.T ekibi, Türkiye’nin AB üyeliği için şimdi söz sahibi olan liderlerin gençken Türklerle birlikte çalışmış olmalarının süreci olumlu şekilde değiştireceği fikrinde. 

EurActiv Türkiye, YOUTH A.R.T ekibi koordinatörleri Murat Akbıyık, Bahadır Ülgen, Damla Tezel ve Fethiye Erbil'le sivil toplumda gençlerin rolünden, yürüttükleri projelere, gelecek planlarından Türkiye’nin AB üyeliğine kadar birçok konuyu masaya yatırdı.

EurActiv (EA): Öncelikle YOUTH A.R.T kimdir ve neler yapar? 

Murat Akbıyık (MA) YOUTH A.R.T, sanat, araştırma, eğitim ve proje yönetimi alanlarında her biri deneyimli ve iyi eğitimli aktif gençlik gönüllüleri, akademisyenler, koordinatörler ve proje uzmanları ekibi tarafından başlatılmış olan gençlik odaklı ve politikalar üstü bir sivil toplum girişimidir.

Yıllardır süre gelen arkadaşlık ve ortaklıklarla güçlenen YOUTH A.R.T, gençlerin sanat (tiyatro, resim, müzik, edebiyat, sinema ve grafik), araştırma (akademik ve sosyal) ve eğitim (örgün ve yaygın) araçlarını üniversiteler, yerel yönetimler, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği bünyelerindeki, özellikle SALTO, Gençlik Eylemde, Leonardo, Anna Lindth ve Euro-med programlarını yerel, ulusal ve uluslararası düzeylerde başarıyla kullanarak deneyimler kazanmalarını ve daha aktif toplumsal roller üstlenmelerini sağlayacak projelendirilmiş sosyal ve kültürel çalışmalar yürütür. Organizasyonumuz 20 Nisan 2008 tarihinden bu yana aktif olarak faaliyetlerini legal bir tüzel statüsü olmaksızın sürdürmektedir.

EA: Hedefleriniz ve amaçlarınız nelerdir?

MA: Hedeflerimizi belirli başlıklar altında incelemek mümkün:

Öncelikli hedefimizi, fonksiyonel ve profesyonel proje bazlı çalışmalar yürütmek.

Yürüttüğümüz çalışmaların öncelikle organizasyonumuz bünyesindeki üyelerimize ve nihai boyutta da toplumumuza bir fonksiyon kazandıracak aktiviteler olmasına özen gösteriyoruz. Maddi açıdan herhangi bir kuruma bağlı olmadığımız için tüm çalışmalarımızı projelendirerek, proje bazlı hareket ediyoruz.  

Bunun yanı sıra, yerel, ulusal ve uluslararası ortaklıklar geliştirmek. Günümüzün küresel dünya yapısında, hiçbir yerel girişimin uluslararası bir boyut kazanmadan etkili olamayacağına inanıyoruz. Bu yüzden, yerelden aldığımız enerjiyi uluslararası ortaklıklarla pekiştiriyor; uluslararası düzeydeki bilgi birikimimizi yerele aktarıyoruz. Proje temelli faaliyetlerimize mümkün mertebe ortak ve destekçi sağlayarak hareket ediyoruz. Bu da, bizim etki alanımızı genişletiyor, çalışmalarımızı kolaylaştırıyor.

Bir başka hedefimiz, sunulan fonları kullanmak isteyen birey, STK, KOBİ, kurum ve oluşumlara destek ve yol gösterici olmak.

Türkiye’nin yer aldığı programları, fonları ve oluşumları yakından takip ediyoruz ve bizim gibi başka organizasyonların, işletmelerin ve kurumların da bu fırsatlardan faydalanmalarını teşvik ediyoruz. Gerek bireysel bağlantılarımızla, gerekse de kurumsal ortaklıklarımızla kullandığımız kaynakları paylaşıyoruz. Özellikle Avrupa Birliği kapsamındaki programlardan faydalanmak isteyenlerle deneyimlerimizi paylaşıyoruz.

Eğitim ve araştırma alanlarında uluslararası bağlantılarımızı da kullanarak profesyonel girişimlerde bulunmak da hedeflerimiz arasında.

Genç kitlelerin geleceklerinin şekillenmesinde kilit rolü olan eğitim alanında girişimler başlatmayı hedefliyoruz. Dil eğitimi, proje eğitimi, kişisel gelişim ve/ya danışmanlık hizmetlerinin gençlere daha kolay, daha ucuz ve daha etkili bir şekilde ulaşmasını sağlamak amacıyla profesyonel bir yapı oluşturmayı arzuluyoruz.

Ve bir de yaygın ve örgün eğitim yöntemlerini kullanarak topluma ve özellikle gençliğe fayda sağlayacak sosyal faaliyetler düzenlemek.

Sosyal bir boyutu olmadan yapılan çalışmaların gençliğe cazip gelmesi, onlara kalıcı katkılar sağlaması çok zor. Bu yüzden, tanışan, paylaşan ve birlikte yaşayabilen bir Türkiye gençliğinin oluşması ve olgunlaşması için yaygın eğitim yöntemlerini kullanarak gençleri bir araya getiriyoruz.

EA: Hedef kitleniz kimlerden oluşuyor, hangi kesime daha çok hitap ettiğinizi düşünüyorsunuz?

MA: Öncelikli hitap kitlemizi sosyal ve kültürel konulara ilgi duyan, imkanları kısıtlı olmasına rağmen yaşadığı topluma bir olumlu katkılar sağlamak isteyen genç bireyler oluşturmaktadır. Tüm gençlik kitlesine hitap eden sosyal çalışmalarla üye profilimiz tüm Türkiye gençlerini, gençlik çalışanlarını, gençlik liderlerini kapsayacak, onların ilgilerini çekecek kadar geniştir.

EA: Şu zamana kadar gerçekleştirdiğiniz projelerden örnekler vermeniz mümkün mü?

Bahadır Ülgen (BÜ) Koordinatörlerimiz tarafından projelendirilip çerçeve programlar kapsamında başvurusu yapılan ve kabul edilip fonlandıktan sonra başarıyla gerçekleştirilen birçok uluslararası projemiz oldu şu ana kadar. Birkaç örnek vermek gerekirse:

-        “Are You Ready For Democracy – Demokrasiye Hazır Mısın?” başlıklı ilk büyük çaplı çalışmamızı Antalya Valiliği ile ortak olarak Eylem 1.3 çerçevesinde bu ilde gerçekleştirdik. Bu uzun soluklu projemiz kapsamında 19 Mayıs 2008’de Antalya’da “19 Mayıs Genç S.E.S (Gençlik Sanat, Eğitim ve Spor) Festivali”ni gerçekleştirdik. Ardından, kendi ülkelerinde çalışmalar yürüten ortaklarımızla Temmuz 2008’de Kaş’ta bir araya geldik ve 40 kişilik bir grup olarak halka açık bir tiyatro performansı sergiledik.

-        Beş farklı Avrupa ülkesinde önceki yıllarda tatbik edilen “Conflict Management in International Youth Exchanges – Uluslararası Gençlik Değişimlerinde Çatışma Yönetimi” başlıklı eğitim kursunu, 12 sivil toplum örgütünden 35 gençlik çalışanının katılımıyla Antalya’da gerçekleştirdik.

-        Ağustos 2009’da da “Four Corners - Four Cultures for One Europe – Bir Avrupa için Dört Köşe - Dört Kültür” başlıklı bir gençlik değişim projesi gerçekleştirdik. 5 Avrupa ülkesinde 32 genç İstanbul’da bir araya geldi ve Avrupa’nın kültürel çeşitliliği konusunda İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti vurgusu yaparak 8 gün süren etkinlikler yaptı.

-        Mart 2009’dan bu yana yürütülen ve Ağustos 2010’a kadar sürdürülecek olan “iloveculture.eu” başlıklı kültürel gençlik portalı oluşturma projemiz de 8 Avrupa ülkesinden 10 ortak organizasyon ile işbirliği içerisinde gerçekleştirilmektedir. En çok gelecek vadeden bu projemizle 60’a yakın sivil toplum örgütüne, 300’ün üzerinde gençlik projesine ve 5.000’den fazla gence ulaşmayı hedefliyoruz. Şimdiye değin iloveculture.eu projemiz kapsamında Haziran 2009’da Estonya’da planlama toplantısı ve Ocak 2010’da Slovenya’da multimedya kursu gerçekleştirildi. Proje sorumlulularımız Mayıs 2010’a kadar Türkiye’de gerçekleştirilecek on gençlik projesini tanıtıcı yazılı ve görsel medya hazırlayacaklar. Haziran 2010’da Hollanda’ki final toplantısında da www.iloveculture.eu adresinden ulaşılabilecek portalımız tüm Avrupa gençliğine lanse edilecek.

Bu bahsettiğimiz çalışmalarımızı yürütürken, çeşitli illerden onlarca aktif üyemizi de birçok Avrupa, Balkan, Akdeniz ülkesine, gençlik değişimlerine, eğitim kurslarına katılımcı olarak gönderme mutluluğunu yaşadık, yaşamaya devam ediyoruz. O kadar ki, biz bu satırları kaleme aldığımız sıralardan Youth A.R.T. üyeleri Slovenya’dan yeni döndüler; İngiltere’ye gitme hazırlıkları yapıyorlar; Arnavutluk’taki bir projeye ortak oluyorlar. Üyelerimizin katıldığı projelerin her birinin başlığını, gerçekleştirildiği tarih ve mekân bilgilerini buraya yazmak çok yer kaplayacağı için kısaca rakamsal bilgiler verelim:

14 farklı ülkede gerçekleştirilmiş olan 32 uluslararası ortak projemize 72 genç üyemiz katıldı. Bu projelerin konuları Demokrasiden, Çatışma Yönetimine, Spordan, Dramaya, Kültürlerarası öğrenmeye kadar çeşitlilik gösteriyor.

EA: Gençler sizden ve etkinliklerinizden nasıl haberdar olabilirler?

MA: Youth A.R.T.’ı ve dolayısıyla Türkiye’yi başarıyla temsil eden bu genç arkadaşlarımızla iletişim kurmak için çağımızın teknolojik imkânlarından faydalanıyoruz, özellikle de web kaynaklarımızı çok etkili kullanıyoruz.

E-grubumuz üzerinden 178 aktif üyemize ulaşabiliyoruz, Facebook’tan yayınladığımız görsellerle bizi takip edenleri bilgilendirebiliyoruz. Projelerimize katılan üyelerimizin geri bildirimlerde bulunması için yayınladığımız bloğumuzda mevcut deneyimlerin yeni deneyimleri teşvik etmesini sağlıyoruz. Kurumsal nitelik taşıyan bilgilendirme ve duyurularımızı web sitemizden yayınlıyoruz.

Hiçbir sosyal oluşumun tamamıyla dijital bir platform üzerinde varlığını sürdüremeyeceğini de biliyoruz. Bu yüzdendir ki, öncelikle Youth A.R.T koordinatörlerinin ve dilerlerse tüm üyelerimizin katılabileceği toplantılar tertip ediyoruz. Bu toplantılarımızın sıcak bir atmosferde geçmesi için koordinatörlerimizin evlerinde buluşmayı tercih ediyoruz. Bu mümkün olmazsa, tüm kafeler bizim! Genel katılıma açık etkinliklerimiz için ise yerel yönetimlere veya diğer sivil toplum örgütlerine ait mekânlara yöneliyoruz.

EA: Türk gençlerinin Avrupalı gençlerle yürüttüğü bu kültürel etkinlikleri Türkiye’nin AB üyeliğine etkisi açısından nasıl yorumluyorsunuz?

Damla Tezel (DT) Az önce belirttiğimiz şekilde yürüyen Youth A.R.T. çalışmalarımızın yoğunluğu bizim düşünceli üretimler yapmamıza engel teşkil etmiyor elbette. Mesela, Avrupa Birliği ile doğrudan ilişkili bu kadar proje yürütürken Türkiye’nin Avrupa Birliği ile münasebetleri konusunda bir bakış açısına sahip olmak kaçınılmaz. Her ne kadar her bir üyemizin kişisel düşünceleri bazı farklılıklar gösterebilecekse de, genel anlamda Youth A.R.T’ın yansıttığı fikirleri şöyle ifade edebiliriz.

Bazı koordinatörlerimizin 7 yıldır sürdüğü uluslararası çalışmalarda Avrupa Birliği’nin muhtelif ülkelerinden Türkiye’deki çeşitli etkinliklere gelip memleketimizi gezen, gören, burada birkaç gün bile olsa yaşayan hiçbir Avrupalının olumsuz bir fikirle ülkesine döndüğüne tanık olmadık. Günümüzde Avrupa Birliği’nin yöneticiliğini yapan politik liderler de gençlik yıllarında ülkemize gelip görselerdi bugün Türkiye hakkında ortaya koydukları tavırlar her iki taraf için de çok daha yapıcı olurdu diye düşünüyoruz.

Avrupa Birliği’nin -çok değil- yaklaşık 10-15 yıl sonraki politik yapılanmasında yer alacak şimdiki gençler, bizimle yürüttükleri sosyal ve kültürel çalışmalarda edindikleri izlenimleri, yaşadıkları deneyimleri mutlaka uygulamalarına yansıtacaklar ve ülkemizin Avrupa Birliği’nin yükselen yıldızı olmasının önünü açacaklardır.

EA: Türkiye’ye ilişkin önyargıların temelinde sizce ne yatıyor ve bu nasıl aşılabilir?

BÜ: Tabii ki yürüttüğümüz çalışmalarda tamamıyla böyle pragmatist düşüncelerle hareket etmiyoruz. Türkiye gençliğinin ve Türk toplumumun de uluslararası çalışmalarımızdan çok şeyler öğrendiğine, bildiğini sandığı birçok şeyi önyargıları kırarak değerlendirdiğine tanık oluyoruz. Avrupa vatandaşlığı olgusunu idrak eden ve bu olgunlukla kültürel değerleri her türlü politik değerlendirmenin üstünde tutabilen bireylerin hem Avrupa’da hem de Türkiye’de gittikçe arttığını gözlemlemek, bizim heyecanla yürüttüğümüz Avrupa Birliği menşeli faaliyetlerimizden daha büyük haz almamızı sağlıyor.

Yürüttüğümüz çalışmalarda bahsettiğimiz gibi, Avrupa Birliği Gençlik Projeleri’nde, Avrupa’nın birçok ülkesinden genç, Türkiye’ye projelerimize geliyorlar, onları konuk ediyoruz, aynı şekilde onlarca üyemizi Avrupa’daki projelere katılımcı olarak gönderiyoruz. Bu projelerde, odak noktamız sadece kültürel etkinlikler ya da gençlik çalışmaları değil. Biz, Türk, Alman, İngiliz, İtalyan, Arnavut, Sırp, Çek, Macar hepimiz proje öncesinde, süresinde ve sonrasında birlikte çalışıyoruz, ortaya güzel bir ürün çıkarıyoruz. Birbirimizi tanıyoruz, birbirimize “kendimizi” anlatıyoruz, ailemizi, değerlerimizi, hayatımızı, ülke gündemimizi, gelecek kaygılarımızı.

Birlikte yaptığımız bu etkinliklerle birbirimizi tanıma, keşfetme, önyargılarımızı keşfetme ve kırma ve kabul etme fırsatları buluyoruz ulusal ve uluslararası düzeyde. Birbirimizden öğreniyor ve öğrenmeye devam ediyoruz.

Gerçekleştirdiğimiz ya da misafir olarak gittiğimiz uluslar arası projelerde elbette Türkiye’ye karşı önyargılarla karşılaşıyoruz. Önyargıları bir temele bağlamak ne yazık ki mümkün değil ancak genellemek gerekirse kulaktan dolma bilgiler ve birbirini tanımamak ve ayrıca ne Avrupalı ne de Asyalı oluşumuz tam anlamıyla.

Farklı kültürleri, dinleri, hareketleri bir ülke içinde yaşatmamız bizi ne kadar zengin kılsa da ortak bir görünüşümüzün olmayışı önyargıları ve yabancılaştırmayı beraberinde getiriyor.

 Önyargı bilinmeyene karşı vardır ve bilinmeyen olgu ne kadar 'bilinen'leşirse o kadar gerçekle buluşur. Aşılmasında en önemli aşama kendini doğru ortamda doğru şekilde tanıtabilmek. Ancak bunu Erovizyon'da şarkılar ile turistik tanınmak olarak algılamamalı. Tanınmak ve kendini tanıtmak, karşıdaki ile etkileşime geçip onun seni tanımasını sağlamaktır. Bu açıdan gençlik projeleri ön yargıların yıkılmasında bize göre altın değerindedir. Öncelikle, bizler, tek tek, ülkemizi, şehrimizi, kültürümüzü temsil ediyoruz, anlatıyoruz, soruları cevaplıyoruz. Türkiye ile ilgili sormak istediklerini soruyorlar, beraber tartışıyoruz, doğru olanı anlatıyoruz. Türkiye ile ilgili video’lar, fotoğraflar, kendi kültürümüzden, mutfağımızdan yemekler, tatlar götürerek bizi daha çok tanımalarını sağlamaya çalışıyoruz. Hepimiz birer kültür elçisiyiz aslında. Bizce, kendimizi anlatmak, büyük ülke politikalarıyla değil, bireysel değişimlerle olabilir. İnsanın insanı tanıması, anlaması daha kolaydır. Biz gençlik projelerinde bunu yapmaya çalışıyoruz.

Avrupalı gençlerin Türk gençleri hakkındaki önyargılarını kırması, tanıması ve küçük küçük adımların atılmasıyla büyük gelişmelerin yaşanacağına inanmaktayız. Bu yürütülen küçük kültürel etkinliklerin Türkiye'nin AB üyeliğine olumlu etkisi olduğunu düşünüyoruz. En azından, bizler her ülkenin geleceğinin söz sahibi olan gençler, birlikte yaşayabileceğimizi, çalışabileceğimizi, üretebileceğimizi, iletişim kurabileceğimizi kanıtlıyoruz.

EA: Türk gençlerinin projeler aracılığıyla uluslararası platformlarda yer alma konusunda geçmiş yıllara oran artış olduğunu düşünüyor musunuz ? Bunun nedeni ne olabilir?

Fethiye Erbil (FE) : Türk gençlerinin projeler aracılığıyla uluslararası platformlarda yer alma konusunda geçmiş yıllara oranla kesinlikle bir artış var. Bilinçlenen, araştıran ve sınırlarına sığmayan bir Türk gençli var artık. Bu artışın önemli bir sebebi bizce “ayaklı gazete”dir. İnsanlar yapılan projeleri ve başarılarını duydukça kendileri de bu döngüye dahil olmak istiyorlar.  Diğer bir sebep de bu projelere gidip gelen gençlerin kazanımları olabilir. Proje öncesi, proje esnası ve sonrasındaki kazanımları, projelerden sonra insanların dillerine ve iletişimlerine dair edindikleri güven gerçekten etkileyici bir sebep oluyor.

Ufkunu genişletmek isteyen Türk genci bu projeler sayesinde maddi ve bürokratik anlamda birçok engeli kolayca aşabiliyor; çünkü bilmeyenler için tekrar etmek lazım; Avrupa Birliği Gençlik Projelerine katıldığınızda yol masraflarınızın yüzde 70’i, konaklama, yeme-içme ve vize masraflarınızın tamamı Avrupa Birliği tarafından karşılanıyor. Bilmemiz gereken diğer önemli nokta ise, Türkiye de bu gençlik projeleri havuzuna her sene önemli meblağlar ayırıyor Bu hepimiz için çok büyük bir şans. Hayallerimizi gerçekleştirmek için verilen bir şans.

EA: Önümüzdeki süreçte gerçekleşmesini beklediğiniz bir proje bulunuyor mu?

FE: Nisan ayında 2. yaşını dolduracak Youth A.R.T, bu kısacık zamanda, birçok arkadaşımızı Avrupa Birliği Gençlik Projelerinden haberdar ettik, yurtdışı projelerine katılımcı gönderdik, kendimiz projeler düzenledik.

Elbette bundan sonraki süreçte de, deneyimlerimizle, yeni ve daha genç üyelerimizle, gençler için gençlerle çalışmalarımıza devam edeceğiz. En somut uygulamalarımızdan biri; Aktarım Günleri. Yurtdışında projeye gitmiş bir arkadaşımız, eğitim esnasında yapılan, eğitimin konusu ile ilgili bir atölye çalışmasının benzerini Youth A.R.T. üyeleriyle de yapıyor. Ayrıca gittiği ülke, tanıştığı gençler, izlenimleri hakkında da bize bilgi aktarıyor.

Ayrıca, 2010, Yoksulluk ve Sosyal Dışlama ile Mücadele Avrupa Yılı olduğundan dolayı, bu konu odaklı yine bir gençlik değişimi ya da eğitim kursu projesi gerçekleştirmeyi düşünüyoruz. Bunun yazma ve geliştirme çalışmaları devam ediyor.

Diğer yakın gelecekteki planımız ise; 23 Nisan ve 19 Mayıs’ta, İstanbul’da, imkânları kısıtlı geç arkadaşlarımızla buluşmak, onlara gençlik projelerini, nasıl katılabileceklerini anlatmak, önlerindeki imkanları göstermek. Sanatı ve yaratıcılığı dahil edeceğimiz atölye çalışmalarıyla, bu iki anlamlı günde, öğrendiklerimizi onlarla paylaşmak istiyoruz. Bunun için yerel yönetimlerle, özellikle bize Ağustos’taki projemizde deste veren Sarıyer Belediyesi ile görüşeceğiz.

Sizler de bizlere katılabilir, gönüllü çalışmalarımızda yer alabilir, yapılanları takip edebilirsiniz.

Youth A.R.T. hakkında daha fazla bilgi için: 

http://youtharti.org

http://youtharti.blogspot.com

http://youthartprojectdiary.blogspot.com

Facebook:

YOUTH A.R.T Initiative

Twitter:

twitter.com/YouthARTi

E-grup:

youtharti@yahoogroups.com

groups.yahoo.com/group/youtharti/

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics