Logo EurActiv.com.tr

AB politikası için Gürcistan savaşı ne anlam taşıyor?

(en)

27.08.2008
Gürcistan’daki savaş konusunda Avrupa Birliği (AB) üyeleri ayrılığa düştüler. Avrupa Reform Merkezi (CER) için hazırladığı ve bu ay yayımlanan makalede Tomas Valasek üyeler arasındaki düşünce farklılıklarının AB’nin Rusya karşısında ortak bir politika belirlemesini zorlaştıracağından söz ediyor.

Kaynak: Center for European Reform
Yazar: Tomas Valasek

Yine de Birliğin doğudaki komşuları söz konusu olduğunda izleyeceği politikaları yeniden gözden geçirmesi ve özellikle bölgede bir süredir süren çatışmaların sona erdirilmesi konusunda daha etkin bir rol alınması gerektiğinin altını çizen Valasek AB ve Rusya arasında kalan ülkelerin birliğe üyelik süreçlerinin hızlandırılması gerektiğine dikkat çekti.

AB ülkelerinin Gürcistan savaşı karşısında takındıkları farklı tutumlar Rusya’nın sınır komşuları ile ilişkilerdeki niyet ve hedefleri ile birliğin bölgedeki çıkarları üzerine varsayımların farklı oluşundan kaynaklanıyor.

Buna rağmen Valasek Fransa’nın taraflar arasında ateşkes anlaşmasının imzalanmasında oynadığı arabuluculuk rolünü alkışlıyor, Rusya’nın Abhazya’yı da içine alan çatışma halkasını genişletme hedefini engelleyen çabalarının “önemli başarılar” olduğunun altını çiziyor. Özellikle AB’nin bu çatışmaya dengeli yaklaşımının önemine dikkat çeken Valasek bu durumda birliğin arabulucu oynama şansını yakaladığını ileri sürüyor.

Bu savaşın Avrupa için bir geri adım olduğunu düşünen Valasek zayıflatılmış bir Gürcistan’ın AB’nin Güney Kafkasya’da daha az etkin olması anlamına geldiğini belirtiyor.

CER tarafından yayımlanan tebliğ kısa vadede Gürcistan ve Rusya arasında arabuluculuk rolüne odaklanıyor. AB’nin yaptırım gücü sınırlı olsa da Valasek Rusya’nın uluslararası camiada kabul gören bir üye olmak istediği hatırlatmasında bulunuyor. Dolayısıyla bu ülke için dünyanın geri kalan devletlerinin kendisi hakkında ne düşündüğünün önemli olduğunu bu nedenle de AB’nin Rusya’nın hassasiyetlerini dikkate alarak hareket edeceğini ileri sürüyor.

Uzun vadede ise yazar birliğin arabuluculuktan daha fazlasını yapması gerektiğini doğu sınırındaki komşu ülkelerin savaşa girmesini önleyecek şekilde davranması gerektiğine dikkat çekiyor.

“Avrupa’nın verebileceği en iyi cevap Doğu Avrupa ülkelerine daha fazla destek sağlaması, AB yardımlarını Rusya’nın baskılarına karşı zayıf kalan bölgelere kaydırmaktır.” İşe Ukrayna’nın üyeliğe kabulü ile başlanabileceğini söyleyen Valasek bu ülke ile yürütülen katılım müzakerelerinin hızlandırılması gerektiğini belirtiyor.

Rusya’yı cezalandırma girişiminin Gürcistan’da düşmanlığı sona erdirmeyeceğini ve Doğu Avrupa’da başka bir savaşı engellemeyeceğini düşünen Valasek’e göre AB’nin birlik ve Rusya arasında kalan ülkelere yönelik politikalara canlılık getirilmesi bu şekilde bölgeye istikrarın getirilmesi mümkün görünüyor. “AB kendi yaşamsal çıkarlarını tehlikede olduğu zaman Moskova’nın canını sıkmak gibi bir riski göze alabilmeli.”

© EurActiv 2007-2008. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM