Haber
Reuter, Polonyalı AP üyesi Genowefa Grabowska tarafından hazırlanan ve bu ay onaylanan son AP raporunun milletvekillerinin yani Avrupalı vatandaşların Meclis’teki temsilcilerinin sivillerle diyalogu çok ciddiye aldıklarını ortaya koyduğunu söyledi.
Bununla birlikte Sosyal Platform başkanı, AB’nin vatandaşlarla iletişim kurmak adına bulunduğu önceki ve şu andaki girişimlerin ve özellikle Avrupa Komisyonu D Planı’nın Avrupalıları pek etkilemediğini dile getirdi.
“Avrupa seçimlerinde beklenen katılıma bakalım. Birçokları katılımın düşük olacağını söylüyor. Benzer girişimlerin başarısız olduğu tezi ortalıkta dolaşıyor.”
Reuter’e göre, AB kurumlarının önceliği “faal” vatandaşlarla diyalog kurmak, yani boş vakitlerini toplumun gelişmesine ayırabilecek vatandaşlarla… Bir başka deyişle koroya vaaz vereceklerle… “Bu vatandaşlar taban birlikler oluşturdular, ulusal koalisyonlara veya platformlara katıldılar, Sosyal Platform gibi AB düzeyinde üye ulusların katıldığı ağların çatısı altında bir araya geldiler. Onlar para kazanmak veya karlarını arttırmak peşinde değil. Aksine bu vatandaşlar insanları yaşam standartlarını yükseltmenin, sosyal adalet için veya iklim değişikliğine karşı mücadele etmek için, Avrupa’yı dayanışma ve insan hakları üzerinde yeniden inşa etmenin peşindeler. O halde bu insanları neden müzakerelere kabul etmiyoruz?”
Lizbon Anlaşması’nın onaylanmasının daha güçlü bir sosyal diyalog için çok önemli bir adım olacağına değinen Reuters, ilk kez bir AB anlaşmasının vatandaşları geleneksel temsilci demokrasinin ötesinde katılımcılıklarını tanıdığına dikkat çekerek bunun önemli bir demokratik ilke olduğunu vurguladı.
Reuters, “Vatandaş girişimi” gibi Lizbon Anlaşması’nın temel unsurlarının insanların AB kurumlarının kendilerinin ne söyledikleri ve ne istedikleriyle ilgilendiklerine ikna edeceğini ileri sürdü.
Sosyal Platform başkanına göre, daha etraflı Avrupa siviller diyalogu için çok büyük paralar gerekmiyor. “Uygun sivil diyalog unsurlarına yatırım yapmak politikaların uygulamaya konulmasında biraz daha az hata yapmak anlamına gelir ki bu da zaten paranın tasarruf edilmesidir.”
Dahası Reuters “Burada milyonlarca euro toplamaktan söz etmiyoruz. Komisyon veya Parlamento’nun kendilerine araştırma, rapor ve tavsiye sunan danışmanlara kaç para ödediklerine bakalım. Bu paranın bir kısmı insanlarla diyaloga ve halk organizasyonlarına ayrılabilir,” önerisinde bulundu.
Reuters son olarak, “Parlamento’nun şimdi raporda teklif edilen değişikliklerin yapılması için baskı uygulaması gerektiğini” söyledi.








