Kısa Haberler:
Dünya genelinde refahın arttırılması yanında “küreselleşme” aynı zamanda bizi ekonomik, sosyal, çevre, enerji ve güvenlikle ile ilgili yeni güçlüklerle de karşı karşıya bırakıyor,” diyen taslak karar metni Blogactiv web sitesinde kamuoyuna sunuldu.
AB’nin 27 ülkesinden Daimi Temsilciler Komitesi (COPREPER) üyesi diplomatların geçen hafta satır satır inceledikleri metni dış işleri bakanları Pazartesi günü onayladı. Ancak, AB Bakanlar Kurulu basın sözcüsü François Head, AB liderlerinin Cuma günkü toplantıda değişikliğe gidebileceklerini söyledi.
Bildirgenin ana hedefi bu hafta Lizbon’da imzalanacak olan Reform Antlaşmasını takiben “yeni bir sayfa açmak” ve “geleceğe bakmak” şeklinde ifade edildi.
“Lizbon Antlaşması yenilenmiş ve uzun soluklu bir kurumsal çerçeve sunuyor, sorumluluklarımızı yerine getirebilme kapasitemizi geliştiriyor,” açıklamasına yer verilen taslak metinde, “AB vatandaşlarının ortak değer ve ilkelere bağlı bir şekilde çıkarlarının korunması amacıyla ‘küreselleşmeye’ biçim verilmesi hedeflendiği” belirtiliyor.
Aynı taslak, bu güçlüklere cevaben güçlü bir sosyal boyut ve çevreye saygı kapsamında birliğin serbest ticareti ile iç pazarı daha fazla istihdam ile büyüme için geliştirmesi gerektiği öngörüsünde bulunuyor.
“Avrupa Birliği karşılıklı yarar sağlayacağı açık pazarlara daha fazla yoğunlaşıp rekabetin adil, telif haklarında saygılı olunmasını göz önünde bulunduracaktır. Araştırma, yenilik ve eğitim, büyüme ve istihdamın motor gücü olarak küreselleşmenin tüm nimetlerinden yarar elde edilecek şekilde güçlendirilecektir,” açıklaması da taslak metinde yer alıyor.
İklim değişikliği ve enerji konusunda ise metinde AB’nin Mart ayında kabul edilen iddialı taahhütleri yerine getirmek suretiyle yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımını arttırırken sera gazı salımlarını azaltacağına dikkat çekiliyor. Taslakta, “Birliğin, 2012 yılı sonrasında özellikle ABD, Rusya, Çin ve Brezilyanın da katıldığı küresel ve kapsamlı bir iklim değişikliği anlaşmasına gerek olduğu noktasında ısrar edildiğinin” altı çiziliyor.
Yasal göç ve yasadışı göçle mücadelede AB’nin rolü konusu ise birliğin küresel güvenlik ve istikrarda sorumluluğu kapsamında ele alınıyor. “Bununla, zorlukların üstesinden gelebilmeli, AB ve üçüncü ülkeleri kapsayan iyi yönetilen göç konusunun meyvelerini toplayabilmeliyiz” ifadesi de taslakta yer alıyor.
“Birlikte küreselleşmenin tehditten ziyade bir fırsat olduğunu temin ediyoruz. Bunun için daha güçlü bir birliği daha iyi bir dünya için inşa etmeye devam edeceğiz.”








