Logo EurActiv.com.tr

AB Terörle Mücadele Yasası’nda ilerleme kaydedildi

(en)

24.09.2008
Avrupa Birliği (AB) Adalet ve Güvenlik Komiseri Jacques Barrot, terörle mücadele ile ilgili yeni AB mevzuatının dün kabul edilmesinden sonra Avrupa Parlamentosu’nu (AP) “olgunluğu” ve “ortak karar verme kapasitesi” nedeniyle kutladı. Ancak Barrot metnin büyük bir kısmının sulandırıldığından yakındı.

Haber

11 Eylül saldırıları sonrasında AB ülkeleri arasında teröre karşı mücadelede işbirliği ön plana çıkarıldı.

AB Terörle Mücadele Stratejisi önlem, korunma, takip ve karşılık olmak üzere dört esasa dayanıyor. Strateji ulusal düzeyde, Avrupa düzeyinde ve uluslar arası düzeyde işbirliğini gerekli kılıyor. Planın başlıca amaçları:

  • Teröristlerin kendilerine eleman devşirmelerinin önlenmesi; 
  • Potansiyel hedeflerin daha iyi korunması; 
  • Mevcut terör ağlarının soruşturulması ve takibi; 
  • Avrupa’nın terör saldırılarına karşılık verebilme kapasitelerinin geliştirimesi.

19 Eylül’de Belçikalı Avukat Gilles de Kerchove “AB Terörle Mücadele Koordinatörü” olarak göreve başladı. Kerchove’un görevleri arasında, Avrupa Konseyi’nin terörle mücadele alanında yürüttüğü çalışmaların koordinasyonu ve Birliğin kararına bağlı olarak bu konuyla ilgili tüm vasıtaların gözden geçirilmesi yer alıyor.

Adı geçen mevzuatı AP vekilleri 600 oya karşılık 21 ret ve 39 çekimser oy ile kabul ettiler. Mevzuat kapsamında terör suçlarına bulaşan insanların yasadışı davrandıklarının açıklanması ve terör örgütlerinin eleman devşirmelerinin, talimlerinin yasadışı ilan edilmesi yer alıyor.

Barrot oylama sonucundan duyduğu memnuniyeti dile getirdiği konuşmasında Komisyon’un ilk teklifinde değişiklikler yapılmasından rahatsız olduğunu belirtti. AP Fransız üyesi ve kararın raportörü Roselyne Lefrançois’nın terör suçu işlenmesi durumunu “kışkırtma” değil de “tahrik” sözcüğüyle değiştirilmesi teklifine göndermede bulunan Barrot, “Bir terör saldırısını planlayanların suçlanması için saldırının gerçekleşmesini beklememeliyiz,” şeklinde konuştu.

Komisyon teklifine destek verenler arasında yer alan Avusturyalı AP üyesi Herbert Pirker durumun “insan yaşamı kaybedildikten sonra terör niyetinin kanıtlanması” anlamına geleceğini belirtti. Ancak AP üyeleri karşı görüşü benimserken tüm metne itiraz ettiler ve kabulü halinde mevzuatın ideolojik muhaliflere karşı siyasi baskı aracı olarak kullanılabileceği uyarısında bulundular.

Yunanlı AP üyesi Athanasios Pafilis bu konuda, “Kapital sistemden kuşku duyan herkesi suçlamak için bu bir bahane olacak,” açıklamasında bulundu.

Suç işleme konusunda kişisel bilgilerin polis ve yargı işbirliği çerçevesinde işlenmesine ilişkin kuralların ele alındığı bir başka rapor için Komisyon tekliflerinin değişikliğe uğratılması kararına varıldı. Oylamada 556 üye değişiklik talebinde bulunurken, 90 üye ret oyu ve 19 üye de çekimser oy kullandılar. Nitekim AP vekilleri endişeler nedeniyle katı kurallar tanıtılmasını “tedavinin hastalıktan daha kötü olması” şeklinde yorumladılar. AP vekillerine göre kamusal özgürlükler sıkı güvenlik tedbirlerinin uygulanabilmesinin bedeli olmamalı.

Barrot’nun özellikle endişe duyduğu bir değişiklik önerisi Fransız AP üyesi raportör Martine Roure’dan geldi. Roure, üye ülkelerin temsilcilerinden ve Komisyon tarafından belirlenen bir sekreterlikten oluşan AB’de ve üçüncü ülkelerde mahrem bilgilerin işlenmesine ilişkin yıllık raporların hazırlanmasından sorumlu bir Çalışma Partisi’nin kurulması çağırısında bulundu. Barrot her şeye rağmen Komisyon’un bu değerlendirme mekanizmasından en iyi sonucu çıkaracağını söyledi.

© EurActiv 2007-2009. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM