Haber
46 milyon nüfusuyla Ukrayna Avrupa Birliği (AB) ve Rusya arasında kalmış durumda. Geçmişteki Sovyet üyeliği sonrasında totaliter rejime sırtını dönen Ukraynalılar daha çok yeni ve kırılgan bir demokrasi modelini deniyor.
Başkent Kiev 2020’ye kadar AB’ye üye olmak için hazırlıklara son sürat devam ederken ülkenin doğusunda yaşayan Rus yanlısı nüfus bile birliğe katılma fikrine sıcak bakıyor. Ancak NATO üyeliği konusunda görüş ayrılıkları yaşanıyor. Ukrayna Cumhurbaşkanı Victor Yuşenko ise NATO üyeliğinde ısrar ediyor.
Ağustos 2008’de beş gün süren Rusya-Gürcistan savaşı sonrasında NATO Ukrayna ve Gürcistan’ın ittifaka katılımını askıya almıştı. Birçok Ukraynalı Moskova’nın Ukrayna sınırları içinde yer alan ve Karadeniz’de stratejik öneme sahip Kırım Yarımadası’nda gözü olduğuna inanıyor. Çünkü bölgede etnik Rus çoğunluk yaşıyor ve Rusya’nın Sivastopol deniz üssü aynı bölgede bulunuyor.
Ukrayna Avrupa için önemli bir enerji hattı ve birliğin uzun vadeli enerji kaynakları güvenliği için son derece önemli.
NATO’ya katılmak isteyen Ukrayna üzerinde Rus’ların etkisine göndermede bulunan Biden "Katılmak istediğiniz ittifaklara veya kurmak istediğiniz ikili ilişkilere dair hiç bir ülkeye size ne yapmanız gerektiğini söyleme hakkını vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.
Yuşenko ile katıldığı ortak basın toplantısında açıklamalarda bulunan ABD Başkan Yardımcısı’nın Ukrayna ziyareti Başkan Barack Obama’nın bu ay başındaki Moskova ziyaretini dengelemek üzere planlandığı ileri sürüldü.
Biden’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Tony Blinken muhabirlere Biden’ın NATO askeri ittifakına katılabilmesi için Ukrayna’nın önünde uzun bir yol bulunduğunu söyledi.
Konuşmasında Obama’nın Rusya ile ilişkileri güçlendirme isteğinin Ukrayna’yı etkilemeyeceğini belirten Biden "Bilakis bunun aslında Ukrayna’nın yararına olacağına inanıyorum" dedi.
2004 yılında Amerika’nın desteklediği Batı yanlısı devrim sonrasında devlet başkanlığı koltuğuna oturan Yuşenko Ukrayna-Amerika ilişkilerinin yapıcı bir şekilde geliştirilebileceğini söyledi.
"Bu ilişkilerin Ukrayna’nın veya herhangi bir özel çıkar bölgesinin aleyhine olmasını istemiyoruz."
Batı ile daha yakın ilişkiler
Yuşenko ülkesinin Batı ile daha sıkı ilişkilere sahip olmasına gayret ediyor ki bunlar arasında NATO üyeliği de bulunuyor. Ancak Ukrayna’nın NATO hevesi Rusya’nın canını sıkmaya yetiyor.
Ülkesinin NATO üyeliğine dair özlemlerini dile getiren Ukrayna devlet başkanı "Güvenlik siyasetine karşılık en iyi yolun Avrupa-Atlantik diyalogunun geliştirilmesi olduğuna inanıyoruz" dedi.
Moskova’nın baskıların maruz kalan NATO Ukrayna’nın üyeliğini bir süreliğine askıya alarak ancak bir gün bu katılımın gerçekleşebileceğini duyurdu.
Blinken, Biden’in Yuşenko’ya NATO üyeliğinin sadece bir hak olmadığını Ukrayna’nın herhangi bir ittifaka katılım hakkının bulunduğunu ancak bunun için çok çalışması gerektiğini söylediğini belirtti.
"The vice-president [told Yushchenko] that NATO membership is not only a right," Blinken said.
Yuşenko’nun görev süresi önümüzdeki yılın başlarında sona erecek. Kamuoyu yoklamaları 17 Ocak’ta yapılması planlanan seçimlerde kendisinin yeniden lider seçilme şansının hemen hemen hiç olmadığını gösteriyor.
Kendisinden sonra bu göreve talip olacaklar da Biden’la bir araya gelecekler. Bu adaylar Rusya konusunda daha az sert bir tutum benimseme eğilimi gösteriyorlar ki bu birçok Ukraynalının da ortak tutumu.
Rusya Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü Andrei Nesterenko Rusya’nın Biden’ın Ukrayna ziyaretini yakından takip edeceğini söyledi. Moskova’da gazetecilere yaptığı açıklamada Rus yetkili "Asıl önemli olan bu görüşmenin şeffaflığı, kapalı kapılar ardında herhangi birinin çıkarları doğrultusunda herhangi bir oyun çevrilmemesidir” şeklinde konuştu.
Yuşenko ile Başbakan Yulia Timoşenko arasındaki gerginlik nedeniyle ülkede karar verici mekanizma felç olurken Washington’da bu durum Ukrayna’nın istikrarı ile ilgili endişelere yol açtı. Oysa Timoşenkove Yuşenko 2004’teki Portakal Devrim’e birlikte imza atmışlardı.
Yuşenko ayrıca ABD’nin gaz transit ağlarının modernizasyona mali destek sağlayacağını belirtirken ülkesinin Avrupa doğal gaz piyasanın önemli bir parçası olduğunun altını çizdi.
Kiev gaz hattının modernizasyonu için AB’li yatırımcıların desteğini beklediği yönündeki açıklamayla Kremlin’i kızdırdı. 







