Haber
Avrupa Komisyonu’nun kadın ve erkek eşitliğine dair belirlediği yol haritasına göre “siyaset ve ekonomide karar yapıcı pozisyonlarda kadınlar yeteri kadar temsil edilemiyor”.
Avrupa kurumlarında bugüne kadar iktidar koltuğuna oturan yönetimlerde benzer şeyler yaşandı. Komisyon’a bir kadın başkanlık etmedi. Örneğin, 1979’da başlayan doğrudan seçimler gereği Avrupa Parlamentosu’nun (AP) toplam 13 başkanından yalnızca ikisi kadındı. Her ikisi de Fransız’dı (Simone Veil (1979-1982) ve Nicole Fontaine (1999-2002).
Halen AB’nin 27 üye ülkesinin devlet ve hükümet başkanları arasında iki kadın bulunuyor: Almanya Başbakanı Angela Merkel ile Litvanya Başbakanı Dalia Grybauskaite.
AP üyesi kadınların oranı yüzde 35, Yüzde 24 olan Avrupa ortalamasının üstünde. Ancak bu rakam İsveç, Hollanda ve Finlandiya üçlüsün gerisinde kalıyor çünkü bu üç ülkede meclis üyesi kadınların oranı yüzde 40’ın üzerinde.
Avrupa Komisyonu Başkanı José Manuel Barroso’nun yeni komiser seçimlerinde önceliği kadınlara vermesi bekleniyor. İlk dönem kadrosunda 10 kadın komiseri göreve getirmişti.
Ancak yine de Barroso liderliğindeki yeni Komisyon’da yer alacak kadın üyelerin sayısı belli değil. Şimdiye kadar Bulgaristan bir kadını aday gösterdi (Rumiana Jeleva). Lüksemburg, İsveç ve Güney Kıbrıs’ın da kadın adaylar öne sürmesi bekleniyor.
AB liderleri Perşembe günü Brüksel’de düzenlenecek zirvede pozisyonları belirleyecek. Bununla birlikte uzun bir aday listesinde adı geçen kadın aday sayısı çok az.
Bir kadının üst yönetime seçilememesi AB’nin dinamik ve modern duruşuna zarar verirken şüpheciler bu durumun AB yetkililerinin günlük yaşamdan uzak kalmalarının ürünü olduğunu öne sürüyor.
İsveç’in AB İlişkileri Bakanı Cecilia Malmström Pazartesi günü Brüksel’de yaptığı açıklamada “Eğer pozisyonlardan birine bir kadın atanırsa bu iyi bir şey olabilir ama birkaç kadın aday var. Listelere baktıysanız dış işleri bakanları ya da başbakan olan epey kadın aday var, bu adaylardan biri seçilirse iyi olur” dedi.
İsveç pozisyonların doldurulması için çalışmalara son sürat devam ediyor ancak 27 üye ülkenin oy birliği ile desteklediği adayları bulmakta zorluk çekiyor. Belçika Başbakanı Herman Van Rompuy şimdilik AB cumhurbaşkanlığı için önde gidiyor.
İsveç’in aynı zamanda AB liderler konseyi sekreterliğine bir de genel sekreter bulması gerekiyor. İsveçli yetkililer kadın-erkek eşitliğinin önemli olduğunu düşünmekle birlikte kadın aday gösteren üye ülke sayısı çok az.
AB Dış İlişkiler Komiseri Benita Ferrero-Waldner üst pozisyonlara yüksek profesyonel niteliklere sahip kadınların getirilmesinin iyi olacağını bu konuda kotalardan söz edilmesini istemediğini söyledi.
“Bir kadın olarak her zaman kalifiye kadın elemanlardan yanayım aynı zamanda bugüne kadar kadın kotasından hiç söz etmedim.”
Kadın erkek eşitliği (mi?)
Adı AB dış işleri bakanlığı veya temsilciliği için geçen kadın adaylar arasında eski Litvanya Cumhurbaşkanı Vaira Vike-Frieberga, Fransız politikacı Elisabeth Guigou ve AB Ticaret Komiseri İngiliz Catherine Ashton yer alıyor.
The Financial Times gazetesi, kıdemli görevlere aday gösterilen kadın siyasetçilerin yarışa daha fazla kadının katılmaması nedeniyle hayal kırıklığına uğradıklarını yazıyor.
Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Margot Wallström, AP Başkan Yardımcısı Diana Wallis ve AB Rekabet Komiseri Neelie Kroes yayımladıkları bildiride “AB için iki önemli atama yapılacak ve durum bir kaz daha giderek erkeklerin daha fazla aday gösterileceğine işaret ediyor” şeklinde endişelerini dile getirdiler.
“Doğru işte doğru adam genellikle bir kadın oluyor. Kadınların atanması Avrupa’yı daha zengin ve daha fazla temsil edilebilir hale getirirken vatandaşlarla bütünleşmesine de katkıda bulunacak. Bu olmayacak bir şey değil ama cesur kararlar alabilmek lazım.”
Barroso üst yönetimde daha çok kadın görevli görmek istediğini açıklamasına rağmen yeni Komisyon’un yine de az sayıda kadın üyesi olması bekleniyor.
Daha fazla kadın aday gösterilmesi çağırısına erkekler de katıldı. Finlandiya Dış İşleri Bakanı Alexander Stubb ABD’nin kadın liderleri Hillary Clinton, Madeleine Albright ve Condoleezza Rice’ı örnek gösterdi.
Bakan Stubb “Dört ya da beş pozisyonun tamamının erkeklerden oluşması bana garip geliyor. Daha modern, daha dinamik bir AB görmek isterim. Ve kadınlar bunun önemli bir parçası. Eğer bir kadının AB cumhurbaşkanlığına veya dış işleri bakanlığına aday gösterilmesi konusunda anlaşmaya varılırsa bu çok iyi olacak” dedi.








