Logo EurActiv.com.tr

Avrupa Parlamentosu, AB-ABD terörle mücadele görüşmelerini bloke edecek

Bookmark and Share

13.06.2010
Avrupa Birliği (AB) ile ABD arasında yeni bir terörle mücadele anlaşması birliğin veri koruma ve sivil özgürlükler yasalarına karşı olduğunu belirten Avrupa Parlamentosu (AP) milletvekilleri dün Komisyon’la görüşmelerde bulundu. Parlamento'nun anlaşmaya ‘hayır’ oyu kullanması bekleniyor.

Haber

Belçika merkezli SWIFT adlı  özel bir şirket binlerce bankanın bankacılık işlemlerini takip ediyor. Bunlara Avrupa’dan bankalar dâhil.

11 Eylül 2001 saldırılarından sonra Amerikan hükümeti yeni Terör Finansman İzleme Programı’nı (TFTP) yürürlüğe koyarak SWIFT’i Amerika’da da bir şube açmaya zorladı. Bu şekilde Amerikalı yetkililere terörle mücadele operasyonlarına yardım edeceği düşüncesiyle bütün bankacılık işlemlerine erişim imkânı doğdu.

Lizbon Anlaşması’nın milletvekillerinin elini güçlendiren bir yetkiyle AP Komisyon ve Amerikan Hazine Bakanlığı  arasında müzakere edilen geçici SWIFT veri paylaşım anlaşmasını  bloke etti.

Avrupa’da bazı siyasi gruplar özellikle liberaller söz konusu anlaşmayı eleştirerek, metnin “yalnızca Avrupa’nın egemenliğini kısıtladığını değil aynı zamanda vatandaşların mahremiyetinin de ihlâli anlamına geldiğini” ileri sürdüler.

AP üyeleri AB-ABD arasındaki geçici SWIFT anlaşmasını reddetmeye hazırlanıyor. İlgili oylama temmuz ayında yapılacak.

Milletvekilleri arasında AB’nin temel haklar ve veri koruma yasalarına su katıldığı görüşü  hâkim.

AB İç İşleri Komiseri Cecila Malmström dün yaptığı sunumla milletvekillerini hayal kırıklığına uğrattı. AP’ın şubatta ezici bir üstünlükle reddettiği anlaşmayı tekrar gözden geçiren Malmström yeni versiyonu milletvekilleriyle paylaştı.

Yeşiller üyesi Jan Philipp Albrecht, EurActiv’e bu konuda “Avrupa Komisyonu müzakerelerin sona erdiğine inanıyor ama işin özünde bu metni milletvekillerinin onaylaması çok zor” açıklamasında bulundu.

Oylama birkaç hafta kalsa da Albrech meclis sivil haklar komitesindeki (LIBE) havanın “hayal kırıklığı” olduğunu ve anlaşmanın büyük bir olasılıkla reddedileceğini kaydetti.

Albrecht ayrıca temmuzda anlaşmanın reddinin transatlantik ilişkilerde bir felâkete yol açabileceğini de kabul etti.

Albrech buna rağmen, milletvekillerinin en büyük endişeyi henüz dillendirmediklerini söyledi.

Anlaşma Amerikalı yetkililerin veri erişimine izin verirken Avrupa’da yasal mercilerin böyle bir yetkiye sahip olmamaları milletvekillerinin eleştirilerine sebep oluyor. AP üyeleri bunun için kampanyalara devam ediyor.

Metinde AB’nin polis kurumu Europol’e veri transferinden önce son kontrolleri yapma yetkisi veriliyor. Ancak AP üyeleri kurumun bu konuda yasal yetkili bir organ olmadığını ileri sürüyor. Bu konudaki yetkili merci Eurojust, hassas veri aktarımı konusunda yasal uzmanlığa sahip.

Veri transferine itiraz etmek üzere Avrupalılara Amerikan topraklarında da Bilgi Edinme Özgürlüğü Anlaşması çerçevesinde mahkemeye başvurma hakkı tanınabilir. Milletvekilleri bu yasanın da sulandırıldığını ileri sürüyor.

Ayrıca AP üyeleri söz konusu anlaşmayı  belli bir süre sonra yürürlükten kaldıracak bir ifade eklenmesi talebinde bulunuyorlar.

Malmström’ün milletvekillerine talepleri karşılayacak önemli değişiklikler yapamayacağını  söylediği iddia ediliyor. Milletvekilleri Komisyon’u anlaşmada değişiklik yapmaya zorluyor.

Yolcu kayıt bilgisiyle ilgili tartışmalar

Milletvekillerinin yaşadıkları  hoşnutsuzluğun sadece bir kısmı olan bu anlaşmazlığın  ötesinde yolcu kayıt bilgilerinin (PNR) paylaşılması noktasında da endişeler sürüyor.

AP üyeleri bu konuda Belçika’da süren bir davayı yakından takip ediyor. Air France ile yolculuk eden bir AP danışmanı Eylül 2009’da Meksika seyahati sırasında Amerika’nın “uçuş yasağı” listesinde yer aldığı için aktarma yapmak durumunda kalmıştı.

Amerikalı yetkililer ve Amerikan İç Güvenlik Bakanı Janet Napolitano danışman Paul-Emile Dupret’e neden “uçuş yasağı” listesinde yer aldığına dair herhangi bir açıklamada bulunmadılar ancak Dupret daha önce bir meclis görevi için Nikaragua’ya yolculuk yapmış olmasının bir etken olabileceğinden şüpheleniyor.

Nikaragualı yetkililer Dupret’yi Güney Amerika politikaları hakkında yazdığı bazı yazılarla ilgili olarak sorguya almışlar, daha ileri giderek kendisinin Venezuella’lı solcu lider Hugo Chavez’le herhangi bir bağlantısı olup olmadığını sormuşlardı.

Dupret davası şimdi Belçika anayasa mahkemesinde temyiz için bekliyor.

Taraflar

Malmström gözden geçirilmiş raporu sunduktan sonra taslak metnin reddedilen ara anlaşmaya göre oldukça geliştirildiğini kaydetti.

“AP’ın ileri sürdüğü kilit noktaları dikkate alıyor, veri paketlerinin Avrupa kamu yetkesinin teminatı altında onaylanmasını ve mümkün olduğu kadar az değişiklikten geçirildikten sonra ve en az miktarda veri transfer edilmesini dikkate aldığını” kaydeden Malmström belgede erişim hakkıyla ilgili koruma şartlarına da yer verildiğini söyledi. Rapor AB’nin anlaşmayı bütün boyutlarıyla gözden geçirmesine izin veriyor ve meclisin bu durumla ilgili olarak bilgilendirilmesine imkân tanıyor.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics