Logo EurActiv.com.tr

Balkanlar’da demokrasi için parlamentolar arası işbirliği

06.10.2008
AB üyeliğini hedefleyen Balkan ülkelerinde parlamentoların güçsüz olması ve işbirliği eksikliği önemli sorun. Dubrovnik’te yapılan uluslararası konferansta bu soruna çözüm arandı.

 

Haber

Avrupa Birliği’ne katılmayı umut eden Batı Balkan ülkelerine, Brüksel’in verdiği bir mesaj var: AB’ye katılımın anahtarı, başarılı bir bölgesel işbirliğinden geçer. Böyle bir bölgesel işbirliğinin koşulu ise, parlamentolar arasında işbirliği. Batı Balkan ülkeleri parlamentoları arasında işbirliği, karşılıklı bilgi ve deneyim aktarımını hızlandıracak, yasama organlarını güçlendirecek. Böylece parlamenterler, otoriter yöneticiler karşısında söz sahibi olmayan, oy makineleri olarak görülmekten çıkabilecek.

 

Yasama organı güçsüz olduğunda

Petra Bläss, Alman Friedrich-Ebert Vakfı’nın Güneydoğu Avrupa uzmanlarından. Bläss’a göre bu bölgede “Parlamento’nun kontrol işlevi halen çok zayıf” olmaya devam ediyor. Parlamentolar, gündem oluşturmada çok zayıf kalıyorlar.  Parlamento komisyonlarının personel ve mali durumları düzensiz ve zayıf olmaya devam ediyor. Bu da milletvekillerinin görevlerine yoğunlaşmalarını engelliyor. Dahası, milletvekillerinin devlet bütçesini kontrol edebilmeleri zorlaşıyor.

Milletvekillerinin kötü imajı

Parlamenterler hemen her yerde, kamuoylarındaki olumsuz imajlarından şikâyetçi oluyorlar. Meclis’te birçok önemli oturumun televizyonlarda yayınlanmasına karşın, birçok yurttaş için parlamentoların görevleri ve yetkileri belirsizliğini koruyor. Yurttaşların neden parlamenterlere ilgisiz olduğu, onların çalışmalarından istifade etmediği, ilk bakışta kolay anlaşılır değil. Bir çok parlamenterin yolsuzluklara bulaştığına dönük genel bir şüphe var.

 

Alman Dışişleri Bakanlığı’nın eski müsteşarı Christoph Zöpel’e göre, milletvekillerinin aldıkları maaşların düşük olması, onları “ek gelir kaynakları” elde etmeye açık hale getiriyor, ya da böyle bir izlenim oluşuyor. Hemen her milletvekili görev süresinin soruna gelirken, önceki mesleğini artık kaybetmiş oluyor ve görevini bitmesiyle alıştığı sosyal çevreden kopacağı endişesini taşıyor. Zöpel’e göre, milletvekili maaşlarının artırılması, onların bağımlılıklarını ortadan kaldırmak ve kamuoyundaki güven kaybının önüne geçmek açısından önem taşıyor.

İşbirliği için siyasi irade zayıf

AB için gerekli olan parlamentolar arası işbirliği bile bugüne kadar arzu edilenin çok altında gerçekleşebildi. Bölge ülkeleri parlamentolarının Avrupa komisyonlarının bir araya gelerek AB üyeliğini tartışmalarını öngören inisiyatif, ancak 1,5 yılda gerçekleştirilebildi. Karadag’ın başkanlığı devralmasından bu yana ise yeni bir buluşma gerçekleşemedi.

Sofya’daki, Güneydoğu Avrupa Ülkeleri Parlamentolararası İşbirliği Bölgesel Sekreterliği’nin başında bulunan Vladimir Dancev’e göre bu durum, siyasi irade ve vizyon eksikliğinden kaynaklanıyor. Dancev, mevcut buluşmaların da sadece AB'nin yükümlülüklerini yerine getirmek için düzenlenen ve getirisi olmayan buluşmalardan ibaret olduğunu belirtiyor. Bölgede parlamenterlerin sınır-ötesi işbirliğiyle çözüm getirebilecekleri ve tüm bölge halklarının istifade edebileceği birçok konu bulunuyor. Örneğin, bölgede hızla geliştirilmesi gereken karayolları ağı.

“Reformlar bekleyemez”

Hidayet Biscevic, Güneydoğu Avrupa İstikrar Paktı’nın devamı olarak kurulan, Bölgesel İşbirliği Konseyi’nin Genel Sekreterliği’ni yürütüyor. Biscevic, şöyle konuşuyor:

“Balkan ülkelerinin siyasetçileri, iktisadi ve sosyal problemleri çözmek yerine, siyasi anlaşmazlıkların çözümüne öncelik vermeyi yeğliyorlar. Öte yandan zaman hızla akıp geçiyor. Kaybedecek vakit yok. Bu durumda AB’nin ilgi alanına başka bölgeler, örneğin Kafkaslar girmeye başlayacak.”

İşbirliğindeki sorunlar konusunda eleştirilerin, bugüne kadar sağlanan birçok başarıyı da gölgelememesi gerekiyor. Kosova barışçıl bir şekilde ayrıldı, Sırbistan da, diğer Batı Balkan ülkeleri gibi AB entegrasyonunu, bölgesel istikrar için anahtar olarak görüyor.

Dubrovnik'te yapılan Parlamenterler Konferansı, bu gibi forumların, sınır-ötesi diyaloğa ne kadar önemli katkılarda bulunabileceğini gösterdi. Konferansta bir araya gelen farklı ülkelerden parlamenterler, aynı ortamda kişisel bilgi ve deneyimlerini aktarma fırsatı buldular. Bu başka hiçbir şekilde mümkün olamazdı. (DW)

 

 

© EurActiv 2007-2009. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM