Logo EurActiv.com.tr

Barroso’yu terleten sosyalistlerin gözü dış işlerinde

Bookmark and Share
(en) (fr)

10.09.2009
Avrupa Parlamentosu’nun (AP) sosyalist üyeleri 9 Eylül Perşembe günü toplanan oturumda Komisyon Başkanı José Manuel Barroso’nun ikinci kez göreve talip olmasına destek vermeden önce Lizbon Anlaşması taslağında ön görülen birliğin dış işleri bakanlığının kendilerine verilmesinde ısrar ettiler.

Haber

Barroso yeniden göreve gelmesiyle ilgili olarak mecliste yapılacak oylama öncesinde Sosyalistlerin sorularını cevapladı. Barroso, sosyalistlerin bu makam için aday göstermedikleri sürece kendisinin herhangi bir taahhütte bulunmayacağını açıkladı.

Meclis kaynaklarının EurActiv’e verdiği bilgiye göre, kapalı kapılar ardında yapılan toplantıda Barroso sosyalist üyelerin eleştirilerine cevap vermekte gecikmedi.

Eski Romanya Dış İşleri Bakanı ve AP Sosyalist üyesi Adrian Severin Barroso’ya kendisinin Lizbon Anlaşması’nda öngörüldüğü üzere birliğin dış işleri bakanlık koltuğunu sosyalistlere ayırmayı taahhüt edip edemeyeceğini ve bu ricanın gerçekleştirilmemesi halinde istifaya hazır olup olmadığını sorunca hararetli tartışmalar meydana geldi.

Barroso, AB’nin üst makamlarında siyasi çeşitlilikten yana olduğunu ancak herhangi bir nihai karar yaptırımında bulunmayacağını veya bunu garanti edemeyeceğini söyledi.

Lizbon Anlaşması’nın İrlanda’daki halk oylamasında ve Almanya ile Çek Cumhuriyeti’nde kabul edilmesi halinde birlik dış işleri üç kişi tarafında temsil edilecek: Avrupa Komisyonu başkanı, Bakanlar Kurulu başkanı ve Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi.

Ancak AP Sosyalist Grubu lider Martin Schulz Barroso’ya ülkesi Portekiz’de sosyalist başbakanın kendisinin adaylığına destek verdiğini hatırlattı.

Schulz “Komisyon başkanı olarak devlet ve hükümet başkanlarıyla onların yaptıkları teklifler üzerinde görüşme isteme hakkına sahipsiniz… Dolayısıyla meslektaşım Adrian Severin’in sorusunu tekrar ediyorum, çünkü bu sizin iyiliğinize: Lizbon Anlaşması’nın yürürlüğe girmesi halinde Konsey’e yüksek temsilcinin ve başkan yardımcısının bir sosyalist olmasını tavsiye edebilir misiniz? Evet ya da hayır?” şeklinde soru yöneltti.

‘İyi sosyalistler ve kötü sosyalistler’

Barroso bu soruyu kimin aday olduğunu bilmeden böyle bir söz vermesinin dürüstçe olmayacağını söyleyerek cevaplandırdı. “İyi sosyalistler de var kötüleri de” diyen Barroso aynı şeyin diğer siyasi gruplar için de geçerli olduğunu sözlerine ekledi.

Barroso Konsey başkanlığına veya yüksek temsilciliğe bir sosyalistin aday gösterilmesini teklif etmeye hazır olduğunu çünkü yüksek düzey görevlerde farklı siyasi güçlerin temsil edilmesi gerektiğine inandığını kaydetti.

“Şunu söyleyebilirim ki istediğim için değil iyi bir eğitime sahip olduğum için siyasi güçlerin çeşitlendirilmesinin dikkate alınmasını istiyorum. Bu iki önemli güç merkezinden biri olarak sosyalistlerin de temsil edilmesi gerektiği anlamına geliyor. Daha fazlasını yapamam.”

Bu görüşmelerden sonra bir grup milletvekilinin Perşembe sabahı toplanacak Başkanlar Konferansı’ndan önce 16 Eylül’de Strasburg’daki oturumda Barroso’nun adaylığının onaylanmasına ilişkin telefon diplomasisi yürütmeleri bekleniyor.

Sosyalist grup liderinin üyelere Barroso lehine oy kullanıp kullanmamaları konusunda Perşembe günü saat 11’de bilgilendirmede bulunması bekleniyor. Bazı sosyalist milletvekilleri ise yaptıkları açıklamalarla veya bloglarında ya da sosyal iletişim ağı Twitter’da Barroso’ya karşı oy kullanacaklarını duyurmuş bulunuyor.

© EurActiv 2007-2012. Bütün hakları saklıdır
Teknoloji ve Dizayn MONOGRAM
Web Analytics