Haber
AB’de karar mekanizmalarında değişiklikle ilgili baskıların giderek arttığını kaydeden Busek yakın bir zamana kadar Güney Doğu Avrupa İstikrar Anlaşması’nın özel koordinatörü görevinde bulunuyordu. Busek karar vermenin birliğin daha fazla genişlemesine kayıtsız kalan bazı üye ülkeler nedeniyle daha da güçleştiğini sözlerine ekledi.
“Şahsen, mevcut oy ağırlığına göre dağılımın ve çoğu hallerde nitelikli çoğunluk oyuna az başvurulmasının bu çekincelerin esas nedeni olduğuna ikna oldum. Bu bölgelerle ilgili bir şey değil çünkü bütün Batı Balkan ülkelerinin AB üyesi olması açık ve net bir şekilde ortada.”
Busek ayrıca komşular arasında iç çekişmeleri önlemek için Batı Balkan ülkelerinin bir blok halinde AB’ye katılımının daha kolay bir şekilde gerçekleştirilmesi gerektiği görüşünde olduğunu söyledi. Örnek olarak Hırvatistan-Slovenya sınır anlaşmazlığından söz eden Avusturyalı yetkili bu ihtilafın müzakereler yoluyla çözülmesinden yana olduğunu belirtti.
“Benim şahsi düşüncem bir blok halinde ülkelerin katılabileceği yönündedir. Çünkü asıl tehlike ve Hırvatistan-Slovenya örneğinden almamız gereken derse göre ikili sorunlar nedeniyle komşu ülkelerden birinin diğerinin üyeliğini engelleyebilecek olmasıdır. Bu tam bir saçmalık ve sanırım hepsini topluca üyeliğe kabul etmek en iyisi.”
Avusturyalı siyasetçi kendi ülkesinin Türkiye’nin katılımına karşı olduğunu inkâr etmedi ancak Viyana hükümetinin Batı Balkanlar’ın üyeliğine sıcak baktığını söylemekle yetindi. Almanya’ya gelince, Busek Eylül’de yapılacak ulusal seçimler öncesi seçim kampanyasının AB’nin genişlemesi konusunda her türlü tartışmayı ve kararı şimdilik engellediğine değindi.
Arnavutluk’un Karadağ örneğindeki gibi Brüksel’in tavsiyesine rağmen AB’ye resmen üyelik için başvurabileceğine dikkat çeken Busek Arnavutluk hükümetinin bunu 28 Haziran’daki meclis seçimlerinde kullandığını anımsattı.
Busek'le gerçekleştirilen röportajın orijinal metnine ulaşmak için tıklayınız.








