Kısa Haberler:
Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen 11 Aralıkta toplanan Bakanları Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamada,“Hükümet, bu antlaşmayı meclisin onaylaması gerektiği düşüncesinde” olduğunu söyledi.
Danimarka’nın metinle ilişkili olarak anayasasının halkla istişareleri gerekli gördüğü birkaç ülkeden biri olması nedeniyle kimi AB yanlısı gruplar, 2005 yılında Fransa ve Hollanda’da referandumlarda AB Anayasası’nın reddedilmesiyle yaşanan benzer bir düş kırıklığının tekrar meydana gelebileceği endişesini taşıyorlar.
Aşırı sağcı Danimarka Halk Partisi halk oylamasının gerekli olduğuna inandıklarını belirtirken seçmenlerin “aldatıldığını” ileri sürüyor.
Anayasa’ya göre referandumun gerçekleştirilebilmesi için bağımsızlığın Danimarka’dan AB’ye devredildiği şeklinde yasal bir görüş olması gerekmekte. Ancak Rasmussen, Adalet Bakanlığı’nın AB liderlerinin geçtiğimiz Ekimde üzerinde mutabakata vardıkları antlaşma metnini gözden geçirmesi sonucunda metnin bağımsızlık devri kanaati taşımadığı dolayısıyla da halk istişaresi için çağrıda bulunmaya gerek kalmadığını söyledi.
Bu karar, 13 Aralıkta Lizbon’da AB Antlaşmasının imzalanması öncesinde birçok AB liderini rahatlattı. Aslında antlaşma metnin, muhalefetteki Sosyal Demokratlar ve Sosyal Liberallerin Rasmussen’in kararına destek vermesi üzerine Danimarka Meclisi’nin onayını kolayca alması beklenmekte.
Öte yandan karışık duygularla beslenen Danimarka -AB ilişkileri göz önünde bulundurulduğunda referandum yapılması aslında daha fazla riske açık bir durum arzetmekte. 1992 yılında yapılan bir halk oylamasında Danimarkalılar Maastricht Antlaşmasını reddetmişler ve ancak bir yıl sonra hükümetin özellikle adalet, iç işleri ve savunma işbirliği konularında bir dizi muafiyet hakkı kazanmasıyla antlaşma kabul edilmişti. 200 yılında yapılan bir başka oylamada ise Danimarkalılar Danimarka kronu yerine euro para biriminin kabulünü de reddetmişlerdi.
Geçen ay üçüncü kez başbakanlığa gelen Rasmussen bu muafiyet haklarının sona ermesini umduğunu, ikinci tur bir referandumla euro para biriminin tedavüle konulmasının sağlanabileceğini söylemekten çekinmiyor.
Kararının diğer ülkelerde siyasi karar yapma sürecinin etkileyip etkilemediğini bilmediğini belirten Danimarka Başbakanı, “Her ülke anayasal, geleneksel ve âdet gereklerine uygun olarak özgürce seçimde bulunma hakkına sahiptir. Biz de kararımızı Danimarka gelenek ve âdetlerine göre verdik” dedi.
Diğer taraftan İrlanda halk oylaması yapmakla mükellef tek ülke durumunda kalıyor. Referandumun yapılabileceği potansiyel ülkeler, Fransa, Hollanda ve İngiltere de dahil olmak üzere, yeni AB Antlaşmasını halk istişaresinin gerekli olduğu yönündeki baskılara rağmen ülke meclislerinde oylamaya sunacaklarını açıkladılar.








