Haber
Konseyin GDOları on yıldan fazla bir süreden beri reddetme ya da onaylama konusunda gösterdiği beceriksizlikten sonra Avrupa Komisyonu artık özel düzenleyici mevzuata dayalı olarak üyelere yetki verilmesi konusunda serbest.
Ancak her iki mevzuat ve Avrupa Gıda Güvenlik Kurumu’nun (EFSA) rolü eleştirilerin hedefi ve Komisyon EFSA’nın GDO-onaylı sürece uygulamada birtakım değişiklikler yapmaya karar verdi.
Kimi üye ülkeler ayrıca GDO mahsullerinin kendi toprakları içerisinde yetiştirilmesi ya da pazarlanmasını durdurmalarına izin veren emniyetle ilgili paragrafı yürürlüğe aldılar. Ancak Komisyon bu başvuruları işleme koymadı ve yasakların kaldırılması talebinde bulundu.
Fransa’nın AB dönem başkanlığı geçici bir çalışma grubu oluşturarak benzer sorunların ne şekilde üstesinden gelinebileceğini araştırmaya başladı.
Bu yaz başlarında yapılan birkaç gayri resmi tartışmadan sonra AB’nin 27 üye ülkesinin çevre bakanları birliğin GDO yetki mevzuatını 20 Ekim’de Konsey’de tartışmaya açtı.
Ancak üye ülkeler hassasiyetin ve toprağın korunması ile GDO içermeyen bölgeler oluşturulması konularında tartışmalara olumsuz yaklaştılar. Bazı delegeler mevcut yasal çerçevenin halen riske dair bilimsel veri bulunmadıkça bu tür koruma mekanizmalarına izin verdiğini dile getirdiler.
Diğerleri kendi ulusal topraklarının kontrolünü sağlamak ve karşılıklılık ilkesinin bu anlamda daha iyi işlev gördüğünü izlemek doğrultusunda hareket ettiler; ekolojik ve tarımsal sistemlere hassas GDO serbest bölgeleri inşa etmek istediklerini belirttiler.
Fransız dönem başkanlığına göre, bakanlar daha iyi uzun vadeli çevresel risk değerlendirmesi yapılması gerektiği üzerinde anlaşmaya vardılar. Birkaç delege de EFSA’nın rehber ilkelerinin yenilenmesine ihtiyaç olduğunu dile getirdiler. Güvenlikle ilgili değerlendirmelerde bu konuda bilimsel veriler geliştirildikçe en yeni araştırma sonuçları dikkate alınabilir.
GDO yetki sürecinde genel ziraat sistemine GDO tohumlarının girişinde maliyet-zarar analizleri gibi sosyo-ekonomik mülahazalarla ilgili olarak, bakanlar bunun hem önemli hem de karmaşık bir mesele olduğunu ifade ettiler. Bu tür kıstasların düşünülmesi halinde bakanla AB’nin DTÖ karşısındaki sorumluluklarının dikkate alınacağını söylediler. Dahası, kimi üye ülkeler bazı tedbirlerin bilimsel değerlendirmelerin hiçbir zaman yerini tutamayacağının altını çizerken asıl bunun başlıca yetki kıstası olması gerektiğini belirttiler.
Bakanlar ayrıca GDO’larla ilgili sosyo-ekonomik kıstaslara ilişkin tam bir tanım olmadığını hatırlattılar. Bu şekilde AB-düzeyinde yöntem çerçevesi bu tür kıstasların belirlenmesi ve değerlendirilmesine açıklık getirebilir.








